Sonu ALIŞKAN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "alışkan" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu alışkan ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında alışkan olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde alışkan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ALIŞKAN

Alışkın.

ÇALIŞKAN

Gayretli, çalışmayı seven, faal.

  -   -   -  

Anlamında ALIŞKAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALIŞKAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAĞIMLI

Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.

ESRARKEŞ

Esrar kullanmayı alışkanlık durumuna getiren kimse.

GAYRETLİ

Çalışkan, çaba gösteren.

ABONE

Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).

ALIŞKI

Alışkanlık.

GELENEK

Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane, tradisyon.

AKTİF

Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Etkili. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etken.

AZDIRMAK

Azmasına sebep olmak. Şımartmak. Azgın duruma getirmek. Kötü davranış veya alışkanlıklara sürüklemek, yoldan çıkarmak.

FAAL

Çok çalışan, çalışkan, canlı, hareketli, aktif. Çalışır durumda olan. Etkin.

ALIŞKIN

Bir şeye veya bir şey yapmaya alışmış olan, alışkan, alışmış.

ALIŞKINLIK

Alışkanlık.

BIRAKMAK

Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.

BULAŞKAN

Bulaştığı yerden kolay temizlenemeyen, yapışkan. Sataşma, kavga etme alışkanlığı olan.

GAYRETKEŞ

Çalışkan. Yan tutan, kayıran.

ÇALIŞKANLIK

Çalışkan olma durumu, faaliyet.

GAYUR

Gayreti olan, gayretli, çok çalışkan.

DADANMAK

Tadını aldığı, hoşlandığı bir şeyi sık sık istemek. Yarar, çıkar amacıyla veya alışkanlıkla bir yere sık uğramak, abone olmak.

AKŞAMCI

Akşamları içki içme alışkanlığında olan kimse. Çalışmalarını daha yoğun olarak akşam saatlerinde yapan kimse.

DIRDIRCI

Bezdirici söz etme alışkanlığı olan, geveze, yerli yersiz konuşan (kimse).

BATAKÇI

Borcunu ödememeyi alışkanlık edinmiş (kimse). Eline geçen parayı batıran (kimse).