Kelimeler arşivi içinde; sonunda "alveol" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu alveol ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında alveol olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde alveol olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ALVEOL
ALVEOL
Torba biçiminde küçük boşluk veya genişlemiş kısım. Akciğerde bronşçukların bittiği bölümde oksijen karbondioksit taşınmasını sağlayan minik kese biçimindeki boşlukların son ucu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALVEOL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PNÖMOTOSEL
Akciğer dokusunun fıtkı. Akciğer alveollerinin aşırı genişlemesinden sonra, alveol duvarlarının yırtılmasıyla oluşan büyük, içi havayla dolu kist. Gaz içeren şişkinlik veya kese.
FETALİZASYON
Alveoler epitelizasyon.
PSÖDOANODONTİ
Gelişen dişlerin çıkmaması ve alveoler kemik içinde gömülü kalması sonucu dişsiz görülen durum.
SÜRFEKTAN
Akciğerlerde tip II alveol epitel hücreleri tarafından yapılan, alveolve en küçük hava yollarının iç yüzeyinde bulunan sıvının yüzey gerilimini azaltan, en önemli bileşeni dipalmitolfosfatidilkolin olan fosfolipit ve lipoprotein karışımı bir madde. Akciğer esnekliğine yardımcı olur, alveollerin sönmesini önler ve akciğer ödeminin önlenmesine yardım eder. Kuvaterner amonyum bileşikleri. Yüzey aktif madde.
MAK
Daire : Mak çizilmeden aşık oynanmaz. Minimum alveoler anestezi yoğunluğu.
BRUNNERBEZLERİ
Onikiparmak bağırsağının başlangıç kesiminde submukozada yer alan, urogastronla asit mide içeriğini nötralize eden, alkali yapıda salgı üreten tubulo-alveoler müköz bezler, glandule duodenales, onikiparmak bağırsağı bezleri. Urogastron mideden salgılanan hidroklorik asitin salınımını durdurarak ince bağırsaklarda kript epitelinin yenilenmesini sağlar.
PERİODONTİTİS
Alveol kemiği, diş eti ve dişin ligamentinden oluşan periodontiumun, diğer bir ifadeyle, dişin etrafındaki yapıların yangısı, peridentitis.
BRONKOPNÖMONİ
Bronşiol-alveol bölgesinden başlayan ve özellikle akciğerin kranyoventral bölgelerini etkileyen akciğer yangısı, bronşiyal pnömoni, bronkopnömonitis, lobüler pnömoni. Bakteriler ve mikoplazmalara bağlı olarak biçimlenir.
OKSİTOSİN
Hipofiz bezinin art lobundan (nörohipofiz) salgılanan, doğum sırasında uterusun düz kaslarının kasılmasını sağlayan, aynı zamanda meme bezlerinin alveollerindeki kassı epitel (miyoepitel) hücrelerinin kasılmasına ve yavrunun emmesi sırasında sütün çıkmasına sebep olan bir peptit hormonu. Hipotalamusun paraventrikular çekirdeğindeki sinir hücreleri tarafından sentezlenen, dokuz amino aside sahip, okta peptit yapıda, nörofizin aracılığıyla hipofiz arka lobuna taşınan ve burada kılcal damarlara yakın sinir uçlarında depo edilen uterotonik etkili ve memeden sütün indirilmesini sağlayan bir hormon, oksitosik hormon, pitosin, postuitrin.
HİPERVENTİLASYON
Kan normal gaz seviyesini korumak için gerekli olan hava giriş çıkışının normal düzeyin üzerinde gerçekleşmesi. Alveollerdeki hav giriş çıkışını metabolik gereksinimin üzerinde olması sonucunda alveol karbondioksit basıncının azalması ve oksijen basıncının artması.
ATELEKTAZİ
Doğuştan veya sonradan oluşan, akciğerin bir kısmında veya tamamında, alveollerde havanın bulunmaması sonucu akciğerin havayla genişleyememesi. Orta kulakta olduğu üzere, normalde hava içeren boşluklarda havanın bulunmaması.
PROTOSKOLEKS
Taeniid sestodların metasestodlarından, sönurus ve hidatit kist içerisinde tomurcuklanarak oluşan genç skoleks. Echinococcus türlerinde ara konakta bulunan hidatit veya alveoler kistler içerisinde aseksüel tomurcuklanma sonucunda oluşan küre biçimindeki larval evre.
SOLUGANLIK
Alveoler amfizem.
PERİODONTİUM
Alveoler dental zar.
HİPOVENTİLASYON
Kan normal gaz seviyesini korumak için gerekli olan hava giriş çıkışının normalin altında gerçekleşmesi. Alveollerdeki hava giriş çıkışının metabolik gereksinimin altında olması sonucu alveol karbondioksit basıncının artması ve oksijen basıncının azalması.
PERİODONTUM
Alveoler dental zar.
MAKROFAJ
Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia, kemik dokusunda osteoklâstlarla aynı olduğu düşünülen, zarında mannozil glikozu reseptörü ile mikroorganizmaların yakalanıp fagosite edilmesini sağlayan, ayrıca zarında gram negatif bakteriler için CD 14 reseptörü, immünoglobulin G antikoru reseptörleri, kompleman reseptörleri olan, faaliyete geçen makrofajlarda lökosit fonksiyon antijeni, doku uyuşurluk antijeni ve benzerleri reseptörleri olan, sabit (histiyosit) ve hareketli tipleri bulunan bağ dokusu hücresi. Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia ve kemik dokusundaki osteoklastlarla aynı olduğu düşünülen, mikroorganizmaları fagosite edip yok eden bağ dokusu hücresi. Organizmanın hücresel savunmasında başlıca rolü üstlenen, yangı bölgesindeki bağ doku hücreleri ve monositlerin farklılaşmasıyla oluşan bir çeşit akyuvar, büyük fagositik hücre, mononükleer fagositler. Kornea ve kalp kapakları gibi damarsız dokuların yangısında, fagositoz yapan hücreler sadece makrofajlardır.
ALVEOLİTİS
Akciğerde alveoler dokunun akut eksudatif yangısı. Diş alveolünün yangısı. Meme alveolünün yangısı.