Kelimeler arşivi içinde; başında "altan" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. altan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu altan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde altan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ALTAN
Kızıl tan. Hakan, sultan, padişah.
ALTANER
Yiğit, cesur hükümdar gibi olan kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALTAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SALTANATÇILIK
Saltanatçı olma durumu.
MÜLEYYİN
Yumuşaklık veren, yumuşatıcı. Bağırsakları boşaltan, dışkının dışarı çıkmasını kolaylaştıran ilaç.
ZAİT
Çoğaltan, artıran. Gereksiz, fazla. Artı (+).
TİROKALSİTONİN
Tiroit bezinden salgılanan, kandaki kalsiyumu azaltan hormon.
DAMPER
Bir şasinin üzerine takılmış, inip kalkan kasası olan, kendinden hareketli, yükü boşaltan düzen.
PADİŞAHLIK
Padişah olma durumu, hükümdarlık, sultanlık. Padişahın görevi. Padişah tarafından yönetilen ülke. Padişahın saltanat dönemi. Padişahın yönetimi.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
TAMPON
Bir deliği kapamaya yarayan, herhangi bir maddeden yapılmış büyük tıkaç. Kanı silmek, durdurmak için kullanılan gazlı bez yumağı veya sterilize edilmiş pamuklu özel parça. Bir darbenin şiddetini azaltmaya yarayan, içi yumuşak maddeyle dolu şey. Çarpışmaların etkisini azaltmak için vagonların, otomobillerin ön ve arkalarında bulunan donanım. Bir darbenin, çatışmanın şiddetini azaltan etken.
GEÇİŞTİRİCİ
Tedavi edici etkisi olmayan, ağrı ve sızıları geçici olarak azaltan, dindiren (ilaç vb.), palyatif.
KÜPLEĞİ
Küreğin, baltanın sap takılan yeri.
ŞAHLIK
Şah olma durumu. Afgan ve İran hükümdarlığı. Bir kimsenin saltanat dönemi.
BÜKEN
Oynak kemikleri arasındaki açıları daraltan kasların genel adı, açan karşıtı.
EZİCİ
Ezme işini yapan (kimse veya şey). Yıpratan, bunaltan, sıkıntılı. Üstün gelen, yok eden, ağır basan.
BÜZGÜ
Dikişte kumaşın bir ucundan istenilen yere kadar geçirilen bir ipliğin çekilmesi ile oluşan, kumaşın bolluğunu azaltan sık, küçük kıvrım.
SULTANLIK
Sultan olma durumu, padişahlık, saltanat. Rahat yaşama durumu. Sultan sanını taşıyan bir İslam hükümdarının ülkesi.
SUSTURUCU
Susmasını sağlayan, susmasına sebep olan. Patlamalı veya tepkili motorlarda, yanmış gazların dışarıya atılmasından doğan gürültüyü önlemeye, azaltmaya yarayan araç, egzoz. Ateşli bir silahın patlama gürültüsünü azaltan sistem.
SALTANATÇI
Saltanat yanlısı olan kimse.
ÇARPAN
Bir çarpma işleminde çarpılan sayının kaç kez tekrarlanacağını gösteren sayı, çoğaltan.
MÜŞEVVİK
Arzusunu çoğaltan, isteğini artıran. Ayartan, kışkırtan, önayak olan.
SOĞUTKAN
Sıcaklığı azaltan, soğutma özelliği olan. Soğutmaç, soğutucu.