Sonu ALLAMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "allama" olan, toplam 22 adet kelime bulunmaktadır. Sonu allama ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında allama olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde allama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

MANDALLAMA, SAYKALLAMA, TUTKALLAMA, ÇANDALLAMA, KANGALLAMA

9 harfli kelimeler

ÇUVALLAMA, KABALLAMA, PAÇALLAMA, KURALLAMA, TOPALLAMA, KAVALLAMA, DAĞALLAMA

8 harfli kelimeler

AFALLAMA

7 harfli kelimeler

YALLAMA, TALLAMA, ŞALLAMA, ÇALLAMA, SALLAMA, NALLAMA, DALLAMA, BALLAMA

6 harfli kelimeler

ALLAMA

Bazı kelimelerin anlamları

ALLAMA

Allamak işi.

KAVALLAMA

Dürme, katlama.

PAÇALLAMA

Sıvıları birbirine karıştırma işlemi.

DAĞALLAMA

Karlı havalarda kalabalık bir gurup tarafından deynek ve sopalarla yapılan keklik ve tavşan avı. (Akviran Çumra Konya).

TOPALLAMA

Topallamak işi.

TALLAMA

Kayıktaki çifte kürek : Şu karşıdan gelen sandal kaç tallamadır?. Meşe odunu.

SAYKALLAMA

Saykallamak işi.

KURALLAMA

Bir eylem ve davranış alanını ya da bir uygulama sürecini işlem kurallarına bağlayarak düzenleme.

YALLAMA

İşe yaramaz, gailesiz, elinden iş gelmez.

KANGALLAMA

Kangallamak işi. Tel ve şeritlerin, dolak biçimine sokulma işlemi.

TUTKALLAMA

Tutkallamak işi.

MANDALLAMA

Mandallamak işi.

AFALLAMA

Afallamak durumu.

KABALLAMA

Kaballamak işi.

ÇANDALLAMA

Seyrek ve kaba dikilen dikiş.

ÇUVALLAMA

Çuvallamak işi.

  -   -   -  

Anlamında ALLAMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALLAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

NALLANMAK

Nallama işine konu olmak.

ÇALKALAMAK

Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak. İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek. Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak. Sağlığının bozulmasına yol açmak. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek. Kuluçka yumurtalarını çevirmek.

AKSAMAK

Hafifçe topallamak. Bir iş gereği gibi yürümemek, geri kalmak.

TOPALLAYIŞ

Topallama işi.

ALLANMAK

Allama işi yapılmak.

MANDALLANMAK

Mandallama işi yapılmak, mandalla tutturulmak.

DALLAMA

Dallamak işi. Aptal, enayi.

SALLANMAK

Bağlı bulunduğu yerde gevşek duruma gelip yerinden oynamak, kımıldamak. Güçlü bir biçimde sarsılmak, titremek. Makamından veya bulunduğu durumdan uzaklaşmak, yerini bir başkasına bırakmak tehlikesiyle karşılaşmak. Bir şey belli noktasından bir yere bağlı kalmak şartıyla, o noktanın iki tarafına aynı doğrultuda ve sürekli olarak gidip gelmek. Vaktini boş ve yararsız işlerle uğraşarak geçirmek, oyalanmak, savsaklanmak. Salıncak, hamak vb.nde kendini sallamak.

SALLAMA

Sallamak işi. Sallama çay.

NALLAMA

Nallamak işi.

SARSMAK

Birdenbire ve güçle kımıldatmak, sallamak, oynatmak, titretmek. Zarar verecek yolda etkilemek.

FELFELLEMEK

Eski canlılığını yitirmek. Dönen, hareket eden bir cisim, durmadan önce hızını yitirmek. Afallamak, şaşırmak.

IRGALAMAK

Yerinden oynatıp sallamak, sarsmak. İlgilendirmek.

ÇUVALLATMAK

Çuvallamasını sağlamak.

BALLAMA

Ballamak işi.

SİLKMEK

Üstündeki şeyleri düşürmek veya temizlemek için bir şeyi kuvvetle sallamak, sarsmak. Ani bir hareketle sarsmak.

AHFEŞ

"Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak" anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz.

ÇUVALLANMAK

Çuvallama işine konu olmak.

SAVURMAK

Havaya atıp dağıtmak, saçmak. Sallamak, uçurmak, dalgalandırmak. Boşuna ve çok miktarda harcamak, israf etmek. Rüzgâr, şiddetle eserek bir yeri, bir şeyi altüst etmek, havaya kaldırmak, dağıtmak. Şiddetle döndürerek sallamak, kaldırarak vurmak. Yalan, küfür vb. söylemek. Kaldırıp atmak, fırlatmak. Bir sıvının havalanmasını veya kaynayan sıvının taşmasını önlemek, soğutmak amacıyla alıp yine kendi kabına dökmek.

SAVSAKLAMAK

Belirli bir sebebi olmaksızın bir işi isteyerek geri bırakmak, geciktirmek, umursamamak, ertelemek, sallamak, ihmal etmek.