Kelimeler arşivi içinde; sonunda "allama" olan, toplam 22 adet kelime bulunmaktadır. Sonu allama ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında allama olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde allama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MANDALLAMA, SAYKALLAMA, TUTKALLAMA, ÇANDALLAMA, KANGALLAMA
ÇUVALLAMA, KABALLAMA, PAÇALLAMA, KURALLAMA, TOPALLAMA, KAVALLAMA, DAĞALLAMA
AFALLAMA
YALLAMA, TALLAMA, ŞALLAMA, ÇALLAMA, SALLAMA, NALLAMA, DALLAMA, BALLAMA
ALLAMA
ALLAMA
Allamak işi.
ÇUVALLAMA
Çuvallamak işi.
KURALLAMA
Bir eylem ve davranış alanını ya da bir uygulama sürecini işlem kurallarına bağlayarak düzenleme.
TUTKALLAMA
Tutkallamak işi.
KABALLAMA
Kaballamak işi.
ÇANDALLAMA
Seyrek ve kaba dikilen dikiş.
MANDALLAMA
Mandallamak işi.
PAÇALLAMA
Sıvıları birbirine karıştırma işlemi.
AFALLAMA
Afallamak durumu.
DAĞALLAMA
Karlı havalarda kalabalık bir gurup tarafından deynek ve sopalarla yapılan keklik ve tavşan avı. (Akviran Çumra Konya).
TOPALLAMA
Topallamak işi.
SAYKALLAMA
Saykallamak işi.
KANGALLAMA
Kangallamak işi. Tel ve şeritlerin, dolak biçimine sokulma işlemi.
YALLAMA
İşe yaramaz, gailesiz, elinden iş gelmez.
KAVALLAMA
Dürme, katlama.
TALLAMA
Kayıktaki çifte kürek : Şu karşıdan gelen sandal kaç tallamadır?. Meşe odunu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALLAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SALLAMA
Sallamak işi. Sallama çay.
SAVURMAK
Havaya atıp dağıtmak, saçmak. Sallamak, uçurmak, dalgalandırmak. Boşuna ve çok miktarda harcamak, israf etmek. Rüzgâr, şiddetle eserek bir yeri, bir şeyi altüst etmek, havaya kaldırmak, dağıtmak. Şiddetle döndürerek sallamak, kaldırarak vurmak. Yalan, küfür vb. söylemek. Kaldırıp atmak, fırlatmak. Bir sıvının havalanmasını veya kaynayan sıvının taşmasını önlemek, soğutmak amacıyla alıp yine kendi kabına dökmek.
ÇUVALLATMAK
Çuvallamasını sağlamak.
SALLANMAK
Bağlı bulunduğu yerde gevşek duruma gelip yerinden oynamak, kımıldamak. Güçlü bir biçimde sarsılmak, titremek. Makamından veya bulunduğu durumdan uzaklaşmak, yerini bir başkasına bırakmak tehlikesiyle karşılaşmak. Bir şey belli noktasından bir yere bağlı kalmak şartıyla, o noktanın iki tarafına aynı doğrultuda ve sürekli olarak gidip gelmek. Vaktini boş ve yararsız işlerle uğraşarak geçirmek, oyalanmak, savsaklanmak. Salıncak, hamak vb.nde kendini sallamak.
IRGALAMAK
Yerinden oynatıp sallamak, sarsmak. İlgilendirmek.
SARSMAK
Birdenbire ve güçle kımıldatmak, sallamak, oynatmak, titretmek. Zarar verecek yolda etkilemek.
FELFELLEMEK
Eski canlılığını yitirmek. Dönen, hareket eden bir cisim, durmadan önce hızını yitirmek. Afallamak, şaşırmak.
SİLKMEK
Üstündeki şeyleri düşürmek veya temizlemek için bir şeyi kuvvetle sallamak, sarsmak. Ani bir hareketle sarsmak.
AKSAMAK
Hafifçe topallamak. Bir iş gereği gibi yürümemek, geri kalmak.
NALLANMAK
Nallama işine konu olmak.
MANDALLANMAK
Mandallama işi yapılmak, mandalla tutturulmak.
AHFEŞ
"Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak" anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz.
ÇALKALAMAK
Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak. İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek. Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak. Sağlığının bozulmasına yol açmak. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek. Kuluçka yumurtalarını çevirmek.
ÇUVALLANMAK
Çuvallama işine konu olmak.
DALLAMA
Dallamak işi. Aptal, enayi.
BALLAMA
Ballamak işi.
TOPALLAYIŞ
Topallama işi.
NALLAMA
Nallamak işi.
SAVSAKLAMAK
Belirli bir sebebi olmaksızın bir işi isteyerek geri bırakmak, geciktirmek, umursamamak, ertelemek, sallamak, ihmal etmek.
ALLANMAK
Allama işi yapılmak.