Kelimeler arşivi içinde; sonunda "alancık" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu alancık ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında alancık olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde alancık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ALANCIK
Küçük düzlük: Sizin öküzleri öteyüzde alancıkta gördüm. Adıyaman ili, Yarpuzlu nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Çanakkale ili, Pazarköy bucağına bağlı bir yer. Çorum şehri, Mecitözü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Diyarbakır şehri, Çınar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Giresun şehrinde, Dereli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kastamonu şehrinde, Şenpazar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Samsun şehri, Vezirköprü ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Tunceli kenti, Hozat ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Zonguldak şehri, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
GALANCIK
Karanlık.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALANCIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÜMENDEN
Yalancıktan, gösteriş olarak.
EDİTLEMEK
Hayvan yavrusu anasını yalancıktan emmek. Yavrusu ölmüş hayvanı oyalayarak sütünü almak.
KASDANCIKTAN
Yalancıktan.
YALANDAN
Gerçek olmayarak, yapmacık bir biçimde, oyun olsun diye, yalancıktan, sureta. Gösteriş olsun diye, özen göstermeden, önem vermeyerek, üstünkörü.
MASIS
Mahsus, yalancıktan (Çayağzı).
TONLAMA
İfadeye bir fikir, duyuş, heyecan, yumuşaklık, sertlik ayırtısı katmak üzere seslerde meydana getirilen uzatma, perde değişikliği gibi başkalıklar. bk. Anlatımlı tonlama.Tonlama kelimesi, çarpma ton ve sivrili tonanlamına kullanılan SERT TONLAMA (Int.dure ou rude) ve YUMUŞAK TONLAMA (Int.douce) terimlerinde de geçer. Konuşma sırasında, konuşmaya hâkim olan esas tonda çeşitli anlam incelikleri sağlayan değişiklikler; konuşanın önem verdiği veya ayırıcı anlamlar vermek istediği kelimelerde başvurduğu değişik ton, kelime ve heceler arasında yükseklik ve yoğunluk bakımından meydana getirdiği farklar: || Eh, ne diyorsun bakalım? || Orhan şaşaladı: || Nasıl yani? || Ne düşünüyorsun dedim? || Hiiç. || İyi ya. || Gene gazeteye eğildi. Ama Orhan'ın güldüğünü de görØdü: || Neye güldün? Gene mi hiç? || Orhan bu sefer daha bir içten güldü: || Evet. Ama bu sefer sahiden hiç. || Demek demin yalancıktan hiç idi? || Öyle (T. Buğra, Dönemeçte, s. 22) ve benzerleri || Yukarıdaki örnekte yer alan hiç kelimelerinde birbirinden farklı tonlamalar vardır.
INGASDAN
Yalandan, yalancıktan.
GEREVİŞTEN
Yalancıktan: Gerevişten bayıldı.
GASTAN
Şakacıktan, yalandan, yalancıktan: Ben o sözü gastan söyledim.