ALAMUT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "alamut" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. alamut ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu alamut ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde alamut olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ALAMUT

Aydın şehrinde, Bozdoğan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

  -   -   -  

Anlamında ALAMUT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALAMUT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

LAKERDA

Palamut, torik vb. balıklardan dilim dilim kesilerek yapılmış olan salamura.

ZİNDANDELEN

Palamut balığının iki kilodan ağır olanı.

PİÇUTA

Bir tür iri palamut balığı.

ALTIPARMAK

Bir tür iri palamut balığı. Bu kumaştan yapılmış olan gelin giysisi. Ayrı renkte altı yolu olan kumaş.

PALAMUTLAMAK

Deriyi, sepilemek için palamut doldurulmuş çukura yatırmak.

TORİK

İri palamut balığı (Palemye sarda).

ISKARMOZ

Gemilerin kaburgalarını oluşturan eğri ağaçların adı. Kürek takmak için kayık ve sandalın yan kenarına dikine yerleştirilmiş ağaç çubuk. Vücudu yuvarlak, uzunca, pullu, burnu sivri, küçük palamut boyunda bir balık (Sphyraena sphyraena).

BALEMİT

Palamut, çam ve meşe ağacının, meyvesi.

PELİT

Meşe ağacı. Bu ağacın meyvesi, palamut.

PALAMUTLAMA

Palamutlamak işi.

ARABACIBOZKÖY

Manisa ilinde, Palamut nahiyesine bağlı bir yer.

SİVRİ

Ucu keskin ve batıcı olan. Genel tutumun veya geleneklerin dışında kalan, göze batıcı özelliği olan, aşırı. Ucuna doğru gittikçe incelen. Palamut.

ACIK

Dağlarda yetişen bir çeşit yabani elma. Biraz, azıcık, pekaz. Öç, intikam, kin, garaz. İnat, zıddiyet, nisbet. Keder, ıstırap, elem. Merhamet, şefkat. Hiddet, gazap, öfke. Sıkıntı, eziyet: Şu işi görürken bana acık etme. Yaban armudu, ahlat. Sumak yaprağı, nar, ceviz, palamut kabuğu, şap gibi şeylerden yapılan ve içine boyanacak bez atılan sıvı. Azıcık, biraz. Acı, dert, ıstırap.

ALAFALAK

Palamut ve çokça mısır yiyen alacalı bir çeşit kuş. Alelacele, düzensiz. Güvercine benzeyen bir çeşit orman kuşu.

GAROZ

Palamut ve toriğin iç organları.

ALAKABAK

Boşboğaz, sözünde durmaz. Serseri, işsiz güçsüz, boş gezen. Palamut yiyen, sesleri yansıtan karga büyüklüğünde bir çeşit kuş.

ALAFARLAK

Palamut ve çokça mısır yiyen alacalı bir çeşit kuş.

ALAĞABAK

Saksağan. Palamut, mısır yiyen ve sesleri taklit eden bir çeşit kuş.

KAYINGİLLER

İki çeneklilerden, palamut diye adlandırılan, meyveleri yüksüksü bir kadehçik içinde duran, kayın, meşe, kestane vb. kerestelik orman ağaçlarını içine alan bir familya, palamutlular.

ALABARAK

Palamut yiyen bir kuş.