ALAMAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "alamak" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. alamak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu alamak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde alamak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ALAMAK

Kızarmak. Alev: Atamak alamak yanıyor. Ağlamak.

ALAMAKAYIŞ

Kastamonu ilinde, Taşköprü belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

  -   -   -  

Anlamında ALAMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALAMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AVUTMAK

Bir kimsenin acısını veya sıkıntısını yatıştırmak, teselli etmek. Oyalamak.

BASMAK

Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.

ANLAŞMAK

Düşünce, duygu, amaç bakımından birleşmek, antant kalmak. Sözleşmek, sözleşme imzalamak.

BALTALAMA

Baltalamak işi. Bilinçli ve kasıtlı olarak bir işi veya bir durumu bozarak zarara yol açan harekette bulunma, sabotaj, sabote.

BOCALAMA

Bocalamak işi.

ALDATMAK

Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.

BAĞDALAMA

Bağdalamak işi.

ARALAMA

Aralamak işi.

BALYALAMA

Balyalamak işi.

AVCI

Avı kendine iş edinen kimse. Bir şeyi büyük bir istekle izleyen ve bulup ortaya çıkaran, tanıtan kimse. Gökyüzünün güneyinde bulunan bir takımyıldız, Cebbar, Orion. Başka hayvanları yakalamakta usta olan (hayvan).

APRELEMEK

Kumaş veya deriyi cilalamak, perdahlamak.

ARKALAMA

Arkalamak işi, müzaheret.

BIÇAKLAMAK

Bıçakla kesmek. Bıçakla yaralamak.

AHMAKLAŞMAK

Aptallaşmak. Bir an için şaşalayıp bocalamak.

BEKLETMEK

Bekleme işini birine yaptırmak. Oyalamak.

ALACALAMA

Alacalamak işi.

AHAR

Hattatların kâğıt cilalamak için kullandıkları nişasta ve yumurta akından yapılmış olan özel bir karışım.

AĞIZLAMAK

Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.

ALALAMA

Alalamak işi, kamuflaj.

AKDETMEK

Sözleşme yapmak. İmzalamak.