Kelimeler arşivi içinde; sonunda "alaka" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu alaka ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında alaka olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde alaka olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KELALAKA
FALAKA, YALAKA, HALAKA, MALAKA, PALAKA, ŞALAKA, TALAKA
ALAKA
ALAKA
İlgi. Gönül bağı.
HALAKA
Çevre, dolay. Köy meydanı. Ev önlerinde sebze yetiştirilen birkaç evleklik ufak sebzelik. Hayvan sağma yeri. Köyün oyun meydanı: Çocuklar halakada oynuyor. Sokak. Mahalle.
KELALAKA
"İlgisi yok, ne ilgisi var" anlamlarında kullanılan bir söz.
ŞALAKA
Tokat.
TALAKA
1.Çeşitli biçimlerde at arabası. 2.Küçük, terkerlekli, çocuk oyuncağı. İki ya da dört tekerlekli at, eşek arabası.
MALAKA
Karşılıksız, parasız ve emeksiz elde edilen. Kelepir. Yağma. Oyun, düzen. Erkeklik organı. Emeksiz, karşılıksız ve parasız elde edilen.
FALAKA
Ceza olarak ayak tabanlarına vurmakta kullanılan, ayakları uygun bir durumda sıkıştırıp tutan, kalınca bir sopa ile bunun iki ucuna bağlı bir ipi olan cezalandırma aracı. Bu araçla uygulanan dayak cezası. Bazı kaldıraçlarda kullanılan ucu iple bağlı ağaç parçası.
YALAKA
Dalkavuk. Arsız, sırnaşık.
PALAKA
Bal gümeci.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALAKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İLGİ
İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk, aidiyet. Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma. Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik. Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.
İLGİSİZ
İlgisi olmayan veya ilgilenmeyen, kayıtsız, aldırmaz, alakasız, lakayıt, bigâne. Aldırmaz, kayıtsız bir biçimde.
FALAKALI
Falakası olan.
TABİLDOT
Seçmesiz yemek, alakart karşıtı. Birçok kişinin erzak sağlayıp kendilerine yemek pişirtmek için kurdukları ortaklık.
DALKAVUK
Kendisine çıkar sağlayacak olanlara aşırı bir saygı ve hayranlık göstererek yaranmak isteyen kimse, huluskâr, yağcı, yalaka, yağdanlık, yalpak, yaltak, yaltakçı, kemik yalayıcı, çanak yalayıcı. Saraylarda devlet büyüklerini nükteli sözlerle eğlendiren kimse.
AYGIRLIK
Araba falakası.
İLGİLENMEK
İlgi göstermek, alakalanmak. Bir konu üzerinde çalışmak, uğraşmak. Görev gereği bir sorumluluğu yerine getirmek. Ağırlamak. Bir şeyi çekici bulmak. Birine karşı yakınlık duymak. Bakmak. Bir şeye karşı merak duymak.
DALKAVUKLUK
Dalkavukça davranış, kemik yalayıcılık, çanak yalayıcılık, yağcılık, yalakalık, yalpaklık, yaltakçılık, yaltaklanma, yaltaklık, tabasbus, huluskârlık.
SAKSAĞAN
Kargagillerden, karnı beyaz, kanatları ve kuyruğu kül rengi diğer yerleri parlak, kara, uzun kuyruklu kuş, alacakarga, alakarga (Pica pica).
İLGİLİ
İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.
FALAKASIZ
Falakası olmayan.
İLGİLENDİRME
İlgilendirmek işi, alakalandırma.
ALAABAK
Kabak sarısı renginde, alacalı, kargaya benzer bir çeşit kuş. Alakarga (eti yenir).
İLGİLENME
İlgilenmek işi, alakalanma.
ALAKALANMA
Alakalanmak işi, ilgilenme.
AYGIRDEMİRİ
Arabada falakanın takıldığı eğri, kalın demir.
FALAKACI
Sadrazamın, İstanbul kadısının, yeniçeri ağasının veya sekbanbaşının denetlemeler sırasında yanında bulunan ve suçluyu falakaya yatıran görevli.
İLGİLİLİK
İlgili olma durumu, alakadarlık, alakalılık.
ALAKİŞİK
Karga büyüklüğünde renkli bir kuş, alakarga.
ABRAŞMAK
Olduğu yerde kalmak, kalakalmak (av tabirlerinden): Tavşan abraştı. Bacakları açmak.