Kelimeler arşivi içinde; başında "alad" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. alad ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu alad ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde alad olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ALADOVŞAN, ALADORLAK, ALADARBIZ, ALADİRGEN, ALADLAMAK
ALADOĞAN, ALADIMAK, ALADİKME, ALADİRİZ
ALADANA, ALADELİ, ALADİRİ
ALADÜZ, ALADAĞ
ALADI, ALADA, ALADU
ALAD
ALAD
Acele, ivedi, çabuk. Ahlat, yaban armudu.
ALADİRİZ
Ala renkli, gevrek ve dayanıklı bir çeşit üzüm.
ALADORLAK
Yeni yetme.
ALADİRİ
Yarı canlı, ölmek üzere bulunan: Aman sen de, alacanlıyı öldürürsün. Yarı pişmiş. Ölecek durumda, can çekişen. Uçamayan, yürüyemeyen (hayvan yavruları için).
ALADAĞ
Adana iline bağlı ilçelerden biri.
ALADOVŞAN
Az kullanılmış.
ALADİKME
Elâzığ kenti, Kuşsarayı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ALADANA
Peynir, soğan ve yufka ekmekle yapılan bir çeşit yiyecek. Yoğurtlu pekmez: Pekmezi getirin de aladana yapalım. Bir çeşit fasulye. Yaz aylarında avlanan, sırtı renkli ve kılçıklı bir çeşit balık. Sebzeleri kökünden yiyen bir çeşit kurt. Tanelerinin bir kısmı siyah olan mısır koçanı. Bitlis ili, Hizan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ALADÜZ
Van şehrinde, Gevaş ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
ALADARBIZ
Yarı-ıslak, yarı kuru, az tavlı toprak: Bizim tarla daha aladarbız. Tava gelmemiş, kuru toprak.
ALADIMAK
Acele etmek.
ALADELİ
Yarı deli, budalaca.
ALADI
Acele, ivedi, çabuk: Çok aladı işim var. İlk ürün: Ahmet ağa aladı kaldırmış. İpek böceklerinin koza yapmalarından bir hafta, on gün önce, çok yaprak yeme devresi: Bizim böcekler aladıda.
ALADLAMAK
Acele etmek.
ALADOĞAN
Karışık renkli doğan kuşu.
ALADİRGEN
Harmanı dirgenle yarım aktarma.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALAD geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ATALAMAK
Atmak, savurmak: Değneği koyuna bi ataladım.
AĞAÇÇI
Konya ili, Aladağ nahiyesine bağlı bir bölge.
ARPALAMAK
Ağzına geleni söylemek, ne dediğini bilememek: Arpaladın yine. Çok yem yiyen hayvan, su içerek şişmek, ölmek.
SENET
Bir kimsenin yapmaya ya da ödemeye borçlu olduğu şeyi göstermek için imzaladığı resmî kâğıt, belgit. Dayanılan veya dayanılacak olan şey.
ATAZLAMAK
Cildi, döverek kızartmak: Bahçeme giren çocukları yakaladıkça atazlıyorum. Asitli otlar cildi kızartmak: Bak ısırgan elimi atazladı.
ANŞALAMAK
Oyun bozanlık, mızıkçılık etmek. Kaynamak: Su anşaladı indiriver.
BOZTAHTA
Adana şehrinde, Aladağ ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Adana kenti, Karaisalı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Adana şehrinde, Kozan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
CERİTLER
Adana ili, Aladağ ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. İzmir şehri, Kiraz belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kilis kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
BALAD
Toplantılarda, genellikle dansla birlikte koşuk, türkü biçiminde söylenen küçük masallardan her biri. bk. halk baladı, ikincil balad, öğütsel balad, serüven baladı, tarihsel balad. (Fransız edebiyatı). (Onüçüncü yüzyılda) Dans şarkısı. (Bugün) Üç dönüden ve bir ağırlamadan ibaret küçük bir koşuk şekli. Bir çeşit nazımlı masal. (XII. ve XIII. yüzyıla kadar) Dans şarkısı. Uyak örgüsü, uyak türü ve dize sayısı bakımından birbirinin aynı üç bent ve bir sunu ile başlayan yarım bentten oluşan eski bir Fransız koşuk biçimi. Koşuk biçiminde bir tür masal.
OLAĞANÜSTÜ
Alışılmıştan, benzerlerinden farklı olan, fevkalade. Harikulade. Beklenmedik bir zamanda yapılan, önceden tasarlanmamış olan, fevkalade.
AŞAĞIKIZILCA
İzmir şehrinde, Kemalpaşa ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Konya ilinde, Aladağ bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
BASALAMAK
Çamaşırı suya basmak: Çamaşırı basaladım yukarı çıktım. Bir kaba konulan eşyayı üstünden bastırıp sıkıştırmak.
AŞAĞIEŞENLER
Konya ilinde, Aladağ nahiyesine bağlı bir yer.
ABALAMAK
Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak. Yerde sürünmek, sürünerek yürümek, yere eğilip emekler gibi yürümek: Avcı abalıyarak ayının inine girdi. Çabalamak: Şapkam kayboldu abaladım abaladım bulamadım. Sendelemek. Korkmak. Yeni elbise ile giydirip kuşatmak: Bizim oğlanı abaladım. Baskı yaparak canından bezdirmek: Âbalamayın beni, ben size ne yaptım!.
OLAĞANÜSTÜLÜK
Olağanüstü olma durumu, fevkaladelik, harikuladelik.
ALÇALAMAK
Sindirmek, hakaret etmek, yenmek: Benim horoz seninkini alçaladı.
ALTALAMAK
Hastalık tekrarlamak, fazlalaşmak, halsiz bırakmak: Hasanın hastalığı altaladı. Yenmek, sindirmek: Sen onu altalıyamazsın. Hastalık artmak ve yineleyerek hastayı güçsüz bırakmak. Sindirmek, yenmek.
TUTANAK
Meclis, kurul, mahkeme vb. yerlerde söylenen sözlerin olduğu gibi yazıya geçirilmesi, tutulga, zabıt, zabıtname. Belgelenmesi gereken bir durumu tespit edenler tarafından imzalanan belge, zabıt varakası. Birçok kimsenin imzaladığı rapor, mazbata.
FİLKULAĞI
Yılan yastığıgillerden, ana yurdu tropikal Amerika olan, kökü yumrulu bir süs bitkisi (Caladium). Pazarlarda satılan bir sünger türü.
ALADA
Güllerin en bol açtığı zaman: Bu gün güllerin aladası. Acele, ivedi, çabuk.