Kelimeler arşivi içinde; sonunda "akort" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu akort ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında akort olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde akort olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
AKORT
AKORT
Bir çalgıda doğru ses vermesi için yapılmış olan ayar, düzen. Armoniyi sağlayan seslerin birleşmesi. Uyum, uyumluluk.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKORT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KSİLOFON
Değişik sayıda akortlu tahta veya metal çubukların gam sırasıyla dizilmesinden oluşan, iki değnekle vurularak çalınan bir çalgı.
AKORTLANMAK
Akortlama işi yapılmak.
MİNÖR
Daha küçük. Bir makam, bir akort, bir gam, bir aralık özelliği olan. Küçük önerme.
AKORTLANMA
Akortlanmak işi.
BAŞAKORTÇU
Müzik aletlerini akort edenlerin başı.
AKORTSUZLAŞMA
Akortsuzlaşmak durumu.
AKORTLATMA
Akortlatmak işi.
DÜZEN
Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.
AKORTSUZ
Akordu olmayan, akort edilmemiş, akordu bozuk. Birbirini tutmayan, uyumsuz.
MAJÖR
Büyük, önemli. Bir makam, bir akort veya bir aralığın oluşma biçimi. Büyük önerme.
AKORTLU
Akordu olan, akort edilmiş.
RAKAMLAMAK
Bas notalarının üstüne akortlarını belirten rakam koymak.
AKORTSUZLAŞTIRMA
Akortsuzlaştırmak işi.
ARPEJ
Bir akort oluşturan seslerin birbiri arkasından çalınması.
AKORTLAMA
Akortlamak işi.
PİYANOCU
Piyanoyu akort eden veya onaran kimse.
DÜZENLEMEK
Düzenli, düzgün duruma getirmek, düzen vermek, tanzim etmek. Düzenleme yapmak. Müzik aletlerini akort etmek. Yapmak, hazırlamak.
AKORTLATMAK
Akortlama işini yaptırmak.
AKORTLAMAK
Akort etmek.
AHENGEÇ
Sesi istenen oranda incelttikten veya kalınlaştırdıktan sonra asıl sese ekleyen veya eklemeksizin değişik akort sisteminde çıkartan efekt ve bunu sağlayan cihaz.