Kelimeler arşivi içinde; sonunda "aklama" olan, toplam 64 adet kelime bulunmaktadır. Sonu aklama ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında aklama olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde aklama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SARIMSAKLAMA
AMONYAKLAMA, KORUNAKLAMA, SIRALAKLAMA, GIRTLAKLAMA
FIŞTAKLAMA, PARMAKLAMA, KASNAKLAMA, KUNDAKLAMA, SAVSAKLAMA, TARTAKLAMA, TIRNAKLAMA, TOKMAKLAMA, TOPRAKLAMA, VAKVAKLAMA, YAŞMAKLAMA, CIRNAKLAMA, ÇAKMAKLAMA
TUZAKLAMA, TOPAKLAMA, VARAKLAMA, VİYAKLAMA, YASAKLAMA, TARAKLAMA, TABAKLAMA, SAVAKLAMA, YUMAKLAMA, CİYAKLAMA, PATAKLAMA, KULAKLAMA, GIDAKLAMA, SOLAKLAMA, BAŞAKLAMA, BIÇAKLAMA, CIYAKLAMA, ÇOMAKLAMA, DAYAKLAMA, DURAKLAMA, DUŞAKLAMA, DUVAKLAMA, SICAKLAMA, ORTAKLAMA, KABAKLAMA, KIZAKLAMA, KOÇAKLAMA, KONAKLAMA, KUCAKLAMA, KUŞAKLAMA, Devamını Oku »»
ADAKLAMA, IRAKLAMA, UZAKLAMA, ODAKLAMA, AYAKLAMA, ARAKLAMA
FAKLAMA, KAKLAMA, SAKLAMA, PAKLAMA, HAKLAMA, GAKLAMA, ŞAKLAMA
AKLAMA
AKLAMA
Aklamak işi, ibra.
TIRNAKLAMA
Tırnaklamak işi.
TOPRAKLAMA
Topraklamak işi. Elektrik devresinde veya elektrikle çalışan bir araçta bir ucu toprakla birleştirme işi.
SAVSAKLAMA
Savsaklamak işi, ihmal.
KORUNAKLAMA
Filmlerin kısa ya da uzun sürede korunması, saklanması amacıyla, gerekli koşullara uygun yerlerde, özellikle korunaklarda bulundurulması, sınıflandırılması.
KASNAKLAMA
Kasnaklamak işi.
TARTAKLAMA
Tartaklamak işi.
FIŞTAKLAMA
Fıştekleme.
SARIMSAKLAMA
Sarımsaklamak işi.
VAKVAKLAMA
Vakvaklamak işi.
AMONYAKLAMA
Amonyaklamak işi.
GIRTLAKLAMA
Gırtlaklamak işi.
PARMAKLAMA
Parmaklamak işi.
SIRALAKLAMA
Filmlik ve belgeliklerde çeşitli sinema ve televizyon gerecinin (film, kuşak, vb.) sıralaklara geçirilmesi işlemi.
TOKMAKLAMA
Tokmaklamak işi.
KUNDAKLAMA
Kundaklamak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKLAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BIÇAKLANMAK
Bıçaklama işine konu olmak.
AYAKLAMA
Ayaklamak işi.
BELEMEK
Çocuğu kundaklamak. Beşiğe yatırıp bağlamak. Bulamak, bulaştırmak.
ARAKLAMA
Araklamak işi, çalma, aşırma.
AŞIRMAK
Yüksek veya geçilmesi güç bir yerin üstünden diğer yanına geçirmek. Çalmak, çalıp götürmek, araklamak. Başkasının eserinden parçalar alıp kendisininmiş gibi göstermek. Tehlike içinde bulunan bir şeyi acele kaçırmak.
BIRAKMAK
Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.
ARŞİVLEMEK
Arşive kaldırmak, arşivde saklamak.
BAŞAKLAMA
Başaklamak işi.
ADAKLAMA
Adaklamak işi.
ALBÜM
Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü. Herhangi bir konu ile ilgili kısa açıklamalar verilerek resimler basılmış olan kitap. Uzunçalar.
BELLEK
Yaşananları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücü, dağarcık, akıl, hafıza, zihin. Bir bilgisayarda, programı değişmeyen verileri, yapılacak iş için gerekli olan ara sonuçları toplayan bölüm.
BAYGINLIK
Baygın olma durumu. Duyumların durması, kan dolaşımının ve solunum görevlerinin duraklaması, vücudun kımıldanamaması vb. fizyolojik aksamalarla beliren kendinden geçme durumu.
ARITMAK
Temizlemek, temiz duruma getirmek, paklamak. Katışıksız duruma getirmek, tasfiye etmek.
BOHÇALAMAK
Bir şeyi bohça içine koyup sarmak. Ayakları havada bağdaş kurar gibi toplayarak denize veya havuza atlamak. Güreşte rakibin kol ve ayaklarını üst üste getirerek kımıldayamaz durumda alttan kavrayıp kucaklamak.
ATLATMAK
Atlama işini yaptırmak. Görüşmek, konuşmaktan kaçmak. Aldatmak. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak. Savsaklamak. Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak.
BIÇAKLAMA
Bıçaklamak işi.
AMBARGO
Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.
ALIKOYMAK
Bir süre için bir yerde tutmak. Ayırıp saklamak. Mâni olmak, engel olmak. Birini, yapmakta olduğu veya yapmak istediği işten geri tutmak. Yoksun bırakmak.
BABA
Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.
AYIRMAK
Bölmek. Farklı davranmak, fark gözetmek. Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak. Seçmek. Bir yeri bir engelle bölmek. Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek.