Sonu AKLAMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "aklama" olan, toplam 64 adet kelime bulunmaktadır. Sonu aklama ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında aklama olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde aklama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

SARIMSAKLAMA

11 harfli kelimeler

AMONYAKLAMA, KORUNAKLAMA, SIRALAKLAMA, GIRTLAKLAMA

10 harfli kelimeler

FIŞTAKLAMA, PARMAKLAMA, KASNAKLAMA, KUNDAKLAMA, SAVSAKLAMA, TARTAKLAMA, TIRNAKLAMA, TOKMAKLAMA, TOPRAKLAMA, VAKVAKLAMA, YAŞMAKLAMA, CIRNAKLAMA, ÇAKMAKLAMA

9 harfli kelimeler

TUZAKLAMA, TOPAKLAMA, VARAKLAMA, VİYAKLAMA, YASAKLAMA, TARAKLAMA, TABAKLAMA, SAVAKLAMA, YUMAKLAMA, CİYAKLAMA, PATAKLAMA, KULAKLAMA, GIDAKLAMA, SOLAKLAMA, BAŞAKLAMA, BIÇAKLAMA, CIYAKLAMA, ÇOMAKLAMA, DAYAKLAMA, DURAKLAMA, DUŞAKLAMA, DUVAKLAMA, SICAKLAMA, ORTAKLAMA, KABAKLAMA, KIZAKLAMA, KOÇAKLAMA, KONAKLAMA, KUCAKLAMA, KUŞAKLAMA, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

ADAKLAMA, IRAKLAMA, UZAKLAMA, ODAKLAMA, AYAKLAMA, ARAKLAMA

7 harfli kelimeler

FAKLAMA, KAKLAMA, SAKLAMA, PAKLAMA, HAKLAMA, GAKLAMA, ŞAKLAMA

6 harfli kelimeler

AKLAMA

Bazı kelimelerin anlamları

AKLAMA

Aklamak işi, ibra.

TIRNAKLAMA

Tırnaklamak işi.

TOPRAKLAMA

Topraklamak işi. Elektrik devresinde veya elektrikle çalışan bir araçta bir ucu toprakla birleştirme işi.

SAVSAKLAMA

Savsaklamak işi, ihmal.

KORUNAKLAMA

Filmlerin kısa ya da uzun sürede korunması, saklanması amacıyla, gerekli koşullara uygun yerlerde, özellikle korunaklarda bulundurulması, sınıflandırılması.

KASNAKLAMA

Kasnaklamak işi.

TARTAKLAMA

Tartaklamak işi.

FIŞTAKLAMA

Fıştekleme.

SARIMSAKLAMA

Sarımsaklamak işi.

VAKVAKLAMA

Vakvaklamak işi.

AMONYAKLAMA

Amonyaklamak işi.

GIRTLAKLAMA

Gırtlaklamak işi.

PARMAKLAMA

Parmaklamak işi.

SIRALAKLAMA

Filmlik ve belgeliklerde çeşitli sinema ve televizyon gerecinin (film, kuşak, vb.) sıralaklara geçirilmesi işlemi.

TOKMAKLAMA

Tokmaklamak işi.

KUNDAKLAMA

Kundaklamak işi.

  -   -   -  

Anlamında AKLAMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AKLAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BIÇAKLANMAK

Bıçaklama işine konu olmak.

AYAKLAMA

Ayaklamak işi.

BELEMEK

Çocuğu kundaklamak. Beşiğe yatırıp bağlamak. Bulamak, bulaştırmak.

ARAKLAMA

Araklamak işi, çalma, aşırma.

AŞIRMAK

Yüksek veya geçilmesi güç bir yerin üstünden diğer yanına geçirmek. Çalmak, çalıp götürmek, araklamak. Başkasının eserinden parçalar alıp kendisininmiş gibi göstermek. Tehlike içinde bulunan bir şeyi acele kaçırmak.

BIRAKMAK

Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.

ARŞİVLEMEK

Arşive kaldırmak, arşivde saklamak.

BAŞAKLAMA

Başaklamak işi.

ADAKLAMA

Adaklamak işi.

ALBÜM

Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü. Herhangi bir konu ile ilgili kısa açıklamalar verilerek resimler basılmış olan kitap. Uzunçalar.

BELLEK

Yaşananları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücü, dağarcık, akıl, hafıza, zihin. Bir bilgisayarda, programı değişmeyen verileri, yapılacak iş için gerekli olan ara sonuçları toplayan bölüm.

BAYGINLIK

Baygın olma durumu. Duyumların durması, kan dolaşımının ve solunum görevlerinin duraklaması, vücudun kımıldanamaması vb. fizyolojik aksamalarla beliren kendinden geçme durumu.

ARITMAK

Temizlemek, temiz duruma getirmek, paklamak. Katışıksız duruma getirmek, tasfiye etmek.

BOHÇALAMAK

Bir şeyi bohça içine koyup sarmak. Ayakları havada bağdaş kurar gibi toplayarak denize veya havuza atlamak. Güreşte rakibin kol ve ayaklarını üst üste getirerek kımıldayamaz durumda alttan kavrayıp kucaklamak.

ATLATMAK

Atlama işini yaptırmak. Görüşmek, konuşmaktan kaçmak. Aldatmak. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak. Savsaklamak. Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak.

BIÇAKLAMA

Bıçaklamak işi.

AMBARGO

Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.

ALIKOYMAK

Bir süre için bir yerde tutmak. Ayırıp saklamak. Mâni olmak, engel olmak. Birini, yapmakta olduğu veya yapmak istediği işten geri tutmak. Yoksun bırakmak.

BABA

Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.

AYIRMAK

Bölmek. Farklı davranmak, fark gözetmek. Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak. Seçmek. Bir yeri bir engelle bölmek. Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek.