Kelimeler arşivi içinde; sonunda "akere" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu akere ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında akere olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde akere olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
AKERE
Duvar içinde sıra sıra, pencere gibi açılan ve arkadan yem vermeye elverişli olan öküz yemliklerinden herbiri.
MÜZAKERE
Bir konuyla ilgili fikir alışverişinde bulunma, oylaşma. Etüt. Sözlü sınav.
ARAKERE
Arasıra, bazan, bazı bazı, seyrek.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKERE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÖRÜŞME
Görüşmek işi, mülakat, müzakere.
OYLAŞMA
Müzakere.
KONUŞMA
Konuşmak işi. Görüşme, danışma, müzakere. Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılmış olan söyleşi, konferans.
KENEŞ
Kenar. Ocağın yan duvarları. Aralık. Müzakere, müşavere, istişare.
MÜZAKERECİLİK
Müzakereci olma durumu.
MÜZAKERECİ
Müzakere yapan kimse. Öğrencileri çalıştıran kimse.
MÜZEKERE
Arapça kökenli müzâkere: müzakere.
GÖRÜŞÜLMEK
Görüşme işi yapılmak, müzakere edilmek. Herhangi biriyle görüşmek.
OYLAŞMAK
Müzakere etmek. Güreşmek, boğuşmak.
BELLETİCİ
Çalıştırıcı, öğretici, belletmen, müzakereci.
MÜZAKERAT
Bir konuyla ilgili konuşmalar, danışmalar, müzakereler.
DANIŞMA
Danışmak işi, müşavere, istişare, müzakere, meşveret. Danışılan yer, müracaat, enformasyon.
GÖRÜŞMEK
Buluşup konuşmak, konuşup sohbet etmek. Dostluk, ahbaplık etmek. Bir iş, bir konu üzerinde karşılıklı görüş ileri sürmek, müzakere etmek.
KENEŞMEK
Müşavere, müzakere etmek, istişare etmek.
ETÜT
Herhangi bir konuda yapılmış olan inceleme, araştırma. Belli bir konuyu inceleyen, araştıran eser veya yazı. Ön çalışma. Öğrencilerin, bir belletmenin gözetimi, denetimi altında ders çalışmaları, mütalaa, müzakere.
SÖYLEŞMEK
Karşılıklı konuşmak, hasbihâl etmek, sohbet etmek. Bir işin nasıl yapılması gerektiği konusunda konuşmak, müzakere etmek.
BAŞMÜZAKERECİLİK
Başmüzakereci olma durumu. Başmüzakerecinin yaptığı iş.