Kelimeler arşivi içinde; sonunda "akdi" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu akdi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında akdi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde akdi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
AKDİ
sözleşimsel, sözleşmeli.
NAKDİ
Parasal.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKDİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AFERİN
Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.
TANIŞTIRMAK
Birbirini tanımayanların tanışmasını sağlamak, tanıtmak, takdim etmek.
ALIÇ
Hünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç, gövem eriği, geyik dikeni, akdiken (Crataegus monogyna). Bu ağacın mayhoş yemişi.
KUTSAMA
Kutsamak işi, takdis.
ÖLÇÜMLEMEK
Muhakeme etmek. Akıl süzgecinden geçirmek, sonuç almak, takdir etmek.
KUTSAMAK
Kutsallaştırmak. Kutluluk dilemek, takdis etmek. Kutlu ve aziz kılmak.
TANIŞTIRMA
Tanıştırmak işi, takdim.
TANITILMAK
Tanıtma işine konu olmak, takdim edilmek.
SUNU
Sunulan şey. Arz. Ön söz, takdim.
ALKIŞLAMAK
Bir şeyin beğenildiğini, onaylandığını anlatmak için el çırpmak. Beğenmek, takdir etmek.
SUNUCU
Radyoda, televizyonda, bir eğlence yerinde programı sunan, açıklayan kimse, takdimci, anonsör. Bir ağda diğer kullanıcılar tarafından erişilen kaynakları barındıran bilgisayar.
ÇIBANBAŞI
Yaranın ucu. Kurcalandığı, üzerine düşüldüğü takdirde ağır veya kötü bir sonuca varılması muhtemel konu. Genel kurallara aykırı davranış içinde olan kimse.
ÖNCELEMEK
Bir şeyi önceden yapmak, geri bırakmamak, öne almak, takdim etmek. Tanıtmak, yönlendirmek amacıyla överek öne çıkarmak, lanse etmek.
SUNMAK
Bir büyüğe veya nezaket gereğince bir kimseye bir şeyi vermek, arz etmek, yollamak, göndermek, takdim etmek. Radyoda, televizyonda, bir eğlence yerinde programı takdim etmek. Tanıtmak, bilgi vermek amacıyla çeşitli yöntemler kullanarak bir konuyu dinleyenlere aktarmak.
TAKDİR
Beğenme, beğenip belirtme, değer verme. Yazgı. Değer biçme. Kitle iletişim araçlarında izlenme oranı. Bir şeyin değerini, önemini, gerekliliğini anlama. Takdirname.
TANITMA
Tanıtmak işi, takdim, prezantasyon.
FETHETMEK
Bir yeri veya ülkeyi savaşarak almak, ülke açmak. Herkesin takdirini, övgüsünü kazanıp kendine hayran bırakmak.
TANITMACI
Tanıtma işiyle görevli kimse, takdimci.
ÇAĞRICI
Çağırma işini yapan, çağırmak için giden kimse, davetçi. Mübaşir. Sahnede oyuncuları takdim eden kimse.
TAKDİRNAME
Yapılan bir işin beğenildiğini belirtmek amacıyla verilen yazılı belge, takdir. Okullarda belli bir başarı düzeyinin üzerine çıkan öğrenciye karnesiyle birlikte verilen belge, takdir.