Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ahsil" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ahsil ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ahsil olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ahsil olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
AHSİL
Yaprakları kızılcık yaprağına benziyen, meyvasız bir ağaç.
TAHSİL
Parayı alma, toplama. Öğrenim.
MÜSTAHSİL
Üretici.
Bu bölümde tanımı içerisinde AHSİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÖĞRENİM
Herhangi bir meslek, sanat veya iş için gerekli bilgi, beceri ve alışkanlıkların elde edilmesi amacıyla yapılmış olan çalışma, tahsil.
ALIMCI
Tahsildar.
YÜKSEKÖĞRENİM
Ortaöğrenim düzeyi üstündeki öğrenim, yüksek tahsil.
AHZÜKABZ
Kendine mal etme. Para tahsili yapmaya yetkili olma.
FIDIK
Fidan. Pişirilmek üzere soyulan taze mısırın dış yaprağı. Çocukların oynadığı bir çeşit oyuncak, bilye. Tahsildar makbuzu. Başparmakla ortaparmak uçlarının birbirine sürülmesiyle çıkan ses, şıkırtı.
MUHASSIL
Osmanlı Devleti'nde Tanzimattan önceki dönemde vergi tahsildarı.
ÖĞRENİMLİ
Öğrenim görmüş, okumuş, tahsilli.
ALGICI
Tahsildar, alımcı.
YETİŞTİRİCİ
Üretici, müstahsil.
FİRDECİ
Vergi alımcısı, tahsildar.
KAMBİYO
İki ayrı ülke parasının birbiriyle değiştirilmesi. Bu işlemin yapıldığı yer. Herhangi bir yerdeki bir alacağın tahsili, bir borcun ödenmesi veya bir yerden toplanan para ve para yerine geçen taşınabilir değerlerin başka bir yere aktarılması için yapılmış olan işlemin bedeli.
TAHSİLDARLIK
Tahsildarın görevi, alımcılık, vergicilik.
ARACI
Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.
VERGİCİ
Tahsildar.
VERGİCİLİK
Tahsildarlık.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
CERP
Tahsildarın evleri dolaşması. Et, pişmeye başladığı zaman çıkan köpük. Et suyunun üstündeki yağ tabakası.
ATGICI
Tahsildar. Avcı, nişancı.
BACICI
Tahsildar, vergici. Kız kardeşine düşkün, onu koruyan erkek çocuk.
ÜRETİCİ
Üretimle uğraşan kimse, yetiştirici, müstahsil, prodüktör, tüketici karşıtı. Üretim sağlayan.