AHLAMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ahlama" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. ahlama ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ahlama ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ahlama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

AHLAMA

Ahlamak işi.

AHLAMAK

İç çekmek, ah etmek, ah çeker gibi ses çıkarmak.

  -   -   -  

Anlamında AHLAMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AHLAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PERDAHLAMA

Perdahlamak işi.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

SABAHLATMAK

Sabahlama işini yaptırmak.

SABAHLAMA

Sabahlamak işi.

AHD

Söz. Nikâh - ahd etmek. sözleşmek, anlaşmak; önceden bir söz üzerine yemin etmek. nikahlamak.

SİFTAHLAMA

Siftahlamak işi.

AHLAYIŞ

Ahlama işi.

RASPA

Demir, tahta yüzeylerdeki boya, pas vb.ni çıkarma, pürüzleri gidermek amacıyla kullanılan iri dişli bir törpü. Kunduracılıkta köselenin yüzünü sıyırmaya ve perdahlamaya yarayan alet.

PAHLAMA

Pahlamak işi.

TEFERRÜÇ

Açılma, ferahlama. Gezinti.

DANLAMAK

Şaşmak. Ayıplamak, kınamak. Bahane bulmak. Ağlamak. Sabahlamak: Bu gece dizime bir ağrı girdi, gözüme uyku girmedi, danladım. Uğuldamak, ses çıkarmak. Duyduğunu çevreye yaymak. Taaccüp etmek, şaşmak, garip bulmak. Şaşırtmak.

BOŞALMAK

Boş duruma gelmek, içinde bir şey kalmamak, inhilal etmek. Doyuma ulaşmak. Derdini, sıkıntısını birine anlatarak ferahlamak, deşarj olmak. Gevşemek, açılmak. Hayvan, bağından kurtulmak. Dışarıya akmak, dökülmek.

GENİŞLEMEK

Geniş duruma gelmek, büyümek. Yaygın duruma gelmek. Bollaşmak. Rahat bir duruma gelmek, açılmak, ferahlamak.

ELTAŞI

El değirmeni. Dabağlanmış derileri son olarak perdahlamaya yarayan araç. Beştaş oyunu. Küçük taş parçası.

SERİNLEMEK

Hava serin bir duruma gelmek, hafifçe soğumak, serinleşmek. Hafif soğukluk duymak. Biraz avunarak ferahlamak.

APRELEMEK

Kumaş veya deriyi cilalamak, perdahlamak.

BOŞALMA

Boşalmak işi. Elektrik yükünün başka bir iletkene geçişi veya sıfıra düşmesi, deşarj. Derdini birine açarak ferahlama, rahatlama, deşarj.

PEYDAHLAMA

Peydahlamak işi.

FERAHLANDIRMAK

Ferahlamasını sağlamak.

FERAHLAMA

Ferahlamak işi veya durumu.