Kelimeler arşivi içinde; başında "afşar" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. afşar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu afşar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde afşar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AFŞARTARAKÇI
AFŞARGÜNEY
AFŞARİMAM
AFŞARSIZ
AFŞARLI
AFŞARI
AFŞAR
AFŞAR
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri, Avşar.
AFŞARGÜNEY
Kastamonu şehri, Küre ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
AFŞARI
Bel bıçağı, kama.
AFŞARSIZ
Gelişi güzel.
AFŞARLI
Konya ilinde, Kurthasanlı nahiyesine bağlı bir yer.
AFŞARTARAKÇI
Bolu ilinde, Gerede ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
AFŞARİMAM
Kastamonu ilinde, Küre ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde AFŞAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YEPİNTİ
Koyu ve yağlı sütten kaynatılarak yapılan tatlı bulamaç. Koyunun son sütü. Süte ekmek doğranarak yapılan yiyecek. Peynir suyundan yapılan yiyecek. (Gönenköy Isparta). Kaynatılarak koyulaştırılmış süt. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç, Küçükkabaca Uluborlu Isparta). Muhallebi. (Afşar Gelendost Isparta). Helva. (Gücüllü Yalvaç Çarıksaray Şarkikaraağaç Isparta).
BOYDAN
Göçmen kadınların kışın giydikleri uzun etekli giysi. (Yeniköy, İnönü Eskişehir). Yalnız kolları takma olan giysi. (Yalvaç Isparta). Oğlan evinin geline gönderdiği giysi. (Afşar Gelendost Isparta).
YAŞMAK
Kadınların ferace ile birlikte kullandıkları, gözleri açıkta bırakan, ince yüz örtüsü. Başla birlikte yüzü, ağzı kapatan örtü. Ocak üstünde, toprak ya da tahtadan yapılmış sergen. Ocak üstündeki sergen ve yanındaki gözler. Kapının üst pervazı. Arı kovanlarının önündeki çı kıntı. Tahta oyma, süs. Değirmende unun tekneye boşaltıldığı yer. Başörtüsü. Örtüyü ağzı kapatacak biçimde bağlama. Namaz kılan kadınların başlarını örttükleri büyük yazma. Yazma. Başörtüsü. (Yakaköy, Yeşilköy Gelendost Isparta). Ocak Aksaray Niğde). Başörtüsü. (Yakaköy, Yeşilköy Gelendpst Isparta). Ocak örtüsü. (Gerze, Zeyve Sinop). Kağnılarda, öküzlerin boğazlarına denk gelen boyunduruğun alt kısmı. (Akçakese, Çapaköyü, Afşar Güdül Ankara). Örtmek, kapamak, gizlemek.
TAMÇALGI
Davul ile zurnadan başka müzik araçlarının da bulunduğu saz topluluğu. (Afşar Gelendost Isparta).
ŞAMPİR
Şaşı. Bir tatlı türü. (Afşar Gelendost Isparta).
ŞAKŞAK
Çoğunlukla hokkabazların kullandıkları, hafifçe vurulduğunda hızla vurulmuş gibi "şak" diye ses çıkaran tahta maşa. Elde oynanan büyük taneli tespih. Çocukların mısır sapından yaptıkları, ses veren bir oyuncak. Taş bilye. Kapı tokmağı. Geveze. 1.Sarı çiçekli bir bitki. 2.Dağda biten, ekşimsi, yenilebilir bir ot. 1.Değirmende buğday tanelerinin döküldüğü yer. Davar kırkmakta kullanılan makas. Değirmen çakıldağı. Tahta çalpara. Akide şekeri. İri taneli tespih. El çırpma, alkış. Değirmen deposunda tahılın bittiğini bildiren çıngırak. Değirmen taşına tahılın döküldüğü yer. Pişekâr'ın elinde bulunan, çeşitli etmenleri sağlayan çatal tahta. bk. pastav. İtalyan halk doğaçlama tiyatrosunda uşakların kullandığı çatal tahta. Hokkabazların dikkati çekmede kullandıkları çatal tahta. Akyüzlü soytarı'nın adaşını dövmede kullandığı, şakşak diye ses çıkaran çatal sopa. bk. pastav (TİY). Ses ile görüntü aynı zamanda alındığı durumlarda çekim tahtasına eklenen ve tahtanın kenarına çarptırılınca güçlü bir "şak" sesi çıkaran ve eşlemeyi sağlamakta kullanılan parça. Şakşağın kullanılması için şakşakçıya verilen komut. Pişekâr'ın elinde bulunan çatal tahta; şakşak diye ses verir. bk. pastav. Commedia dell'Arte'de komik uşaklar da kullanılır. İri boncuklu tespih. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç, Afşar Gelendost Isparta). Erzurum şehrinde, Tekman belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Hatay şehri, Yayladağı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
TOMOFİL
Otomobil. Otomobil. (Ağıl Eğridir Senirkent Isparta). Otobüs. (Afşar Bâlâ Ankara).
SARIBURMA
Bir çeşit yufka tatlısı. Hamur tatlısı. (Afşar Gelendost Isparta; Kadıobası GüdüI Ankara).
KEMEŞ
Bodur, biçimsiz insan. Zayıf, korkak, çekingen kişi. Tahta pencere çerçevesi. (Afşar Gelendost Isparta).
ASDAR
Tavan. Ev tavanı. (Haymana, Akbaş, Afşar Güdül. Ankara).
ABRAŞLIK
Halının benzer renk fakat değişik ipliklerle dokunan kısmı (Beyköy Şarkikaraağaç Isparta) (abreş) : (Afşar Gelendost, Küçükkabaca Uluborlu Isparta).
GIRMA
Bir çeşit melez köpek. Pürüzlü ve engebeli alan. Beyaz topraklı yer. Tohum ekmek için tarlada pullukla açılan yer: Gırma gırmadan tohum ekme. Bir çeşit av tüfeği. Avcıların saçma bulamayınca telden saçma şeklinde kestikleri parçalar. Bir çeşit tatlı. Salamura yapılmış yeşil zeytin. Davarların yemesi için kesilen ağaç dalları. Kuru odun yapmak için kesilen yaş çam dalları. Tohum ekmek için tarladaki çalı ve ağaçları sökme işi: Bizimkiler bugün Akdere'ye gırmaya gittiler. Hayvan yemi olarak kullanılan kırılmış tahıl. Hayvanların kolay yiyebilmesi için ezilerek verilen arpa. Kumaşa büzülerek yapılan süs, pili. Ortasından ikiye katlanan tüfek. (Tokmacık Yalvaç Isparta). Hayvan yemi olarak kullanılan kırılmış arpa. (Çukurhisar Eskişehir). Dövenle yarı sürülmüş ekin sapı. (Afşar Güdül Ankara).
HAVDAN
Şırahanelerde üzüm ezilen yer ya da şıranın toplandığı çukur. Davara yem ve su vermek için ağaçtan oyulmuş kap. Davara yem, su vermek için ağaçtan oyulmuş kap. (Afşar, Akbaş Güdül Ankara). Çanakkale kenti, Biga belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
AŞIK
Aşık kemiği. Aşırma. Bir kimseye veya bir şeye karşı aşırı sevgi ve bağlılık duyan, vurgun, tutkun kimse. Sevişen bir çiftten kadına oranla genellikle erkeğe verilen ad. Halk ozanı. Dalgın, kalender kimse. "Ahbap, arkadaş" anlamında kullanılan bir seslenme sözü. Yağ çıkarmak için kullanılan ağaç. Kadınların bir süs eşyası. Allah adamı, safderun, bön. Çingene. Âşık. Alıcı ile göstericilerde filmin aralı devinimini sağlayan tırnaklara gerekli devinim biçimini veren, çapraşık bir devinimi sağlayabilecek biçimde yapılmış, özeğinden geçmeyen bir eksene bağlı madenden parça. Saz çalarak şiir okuyan halk ozanı tipi. Çatıyı oluşturan ağaçlardan her biri. (Afşar Gelendost Isparta). Akıntı, cereyan. Türk gölge oyununda ciddi tiplerden biri; saz çalarak şiir okur. Halk ozanlarının ezgicilerine ve öykücülerine verilen ad. (Halk edebiyatı terimi) Saz şâiri. Tutkun, vurgun, sevdalı.
EĞEK
Sabanın el ile tutulan ağaç kısmı, tutak. Sabanın demir takılan ve biraz da toprağa giren kısmı, ökçe. Saban demirinin takıldığı ağaçtan yapılmış eğri parça, ökçenin üst kısmı. Kara sabanın en büyük ve asıl parçası. Sabanın arka kısmı. Alt çene kemiği. Sabanın elle tutulan kısmı. (Afşar Güdül Ankara).
ÜLÜK
İbrik, testi gibi şeylerin emziği. Çeşme musluğu. Zayıf. Önlük. Testi, çaydanlık ve benzerleri nesnelerin emziği. Musluk. İki ağızlı testinin küçük ağzı. (Yalvaç Isparta). Testi emziği. (Çarıksaray Şarkikaraağaç Isparta; Başkışla Karaman Konya). Teneke kutularda yapılan sıvı akıtma emziği. Bülbül yuvası. (Afşar Gelendost Isparta). İbrik emziği.
BEĞER
Yapıya konan en büyük ağaç, mertek. Çatı yapımına geçileceği sırada, orta kısımlarına gelmek koşuluyle karşılıklı iki duvar üzerine uzatılan kalın ağaç. (Afşar, Akbaş, Hacılar, Garibçe Güdül, Ilıca Ayaş Ankara).
YOZBASMA
Bir tür kadın kumaşı. (Afşar Gelendost Isparta).
GURUM
Kurum, is. İnsanın bünyesi, yapısı: Onun gurumu öyledir. Ev çatısı. (Afşar Gelendost Isparta).
AVŞAR
Afşar.