Kelimeler arşivi içinde; sonunda "afra" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu afra ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında afra olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde afra olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
AFRA
Ayak değmemiş ak toprak. Pembeye çalar beyazrenk.
KELİŞAFRA
Kertenkele.
SAFRA
Balonlarda bulunan pilotların, yükselmek veya inişi yavaşlatmak istediklerinde attıkları ağırlık. Bazı balık ağlarının alt tarafına takılan, ağın su içinde kalmasını sağlayan ağırlık, balast. Karaciğerin hazmı kolaylaştırmak için onikiparmak bağırsağına salgıladığı yeşilimsi sarı renkli acı sıvı, öd. Sıkıntı, tedirginlik, rahatsızlık veren kimse veya şey. Gemileri ve her boyda deniz aracını dengede tutmak, istenilen su düzeyine kadar batırabilmek için dip bölümlerine konulan ağırlık, balast.
HAHIŞAFRA
Kertenkele.
BAFRA
Samsun iline bağlı ilçelerden biri.
TAFRA
Kendisini olduğundan büyük gösterip böbürlenme, yüksekten atma.
Bu bölümde tanımı içerisinde AFRA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇENTİK
Bir şeyin kenarından kesilerek veya kırılarak açılan küçük kertik, tırtık. Kertikli. Basım sırasında basım aletinin diyaframını belirli bir açıklığa getirecek düzeni işletmek için filmin kenarına yapılmış olan çukurluk. Küçük oyuk.
HIÇKIRIK
Çok yemek yeme veya sinirsel bir nedenle ve istemsiz olarak diyafram kasının kasılmasıyla hava akciğerlere geçerken boğazdan çıkan ve düzgün aralıklarla tekrarlanan ses. Çok ağlandığında çıkan ses.
AHLATIERBAA
İnsanın kişiliğini oluşturduğuna inanılan bedendeki balgam, kan, safra ve sevda ögeleri.
ALAFRANGALAŞTIRMA
Alafrangalaştırmak işi.
ALAFRANGACILIK
Alafrangacı olma durumu.
ALATURKA
Eski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun, Doğuluca, alafranga karşıtı. Düzensiz, yöntemsiz. Alaturka saat. Bu töre ve hayatı benimsemiş (kimse).
ALAFRANGALAŞMAK
Alafranga olmak, alafranga davranmak.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
BALAST
Demir yollarında traverslerin altına, şoselerde düzeltilmiş toprak üzerine döşenen taş kırıkları. Safra.
ALAFRANGALIK
Alafranga olma durumu.
SABURA
Gemi safrası.
ÇALIM
Karşıdakini etkilemek amacıyla yapılmış olan abartılı davranış, kurum, caka, afra tafra, afur tafur, zambır. Geminin su kesiminden aşağı bölümünün baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması. Bir oyuncunun topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle geçmesi. Biraz benzeme, andırma. Menzil, erim. Kılıcın keskin yanı.
ÇALIMLI
Gösterişli, kurumlu, afralı tafralı. Başı yüksek, yapısı dar gemi.
ALAFRANGACI
Alafrangayı benimseyen kimse.
SAFRALI
Safrası olan.
PAPAĞANYEMİ
Yalancı safran.
KLOZET
Alafranga tuvalet.
DALAK
Midenin arkasında, diyaframın altında, sol böbreğin üstünde, yassı, uzunca, akyuvar üreten ve yıpranmış alyuvarları toplayan, damarlı, gevşek bir dokudan oluşmuş organ. Omurgalı hayvanlarda lenf bezine benzeyen ve kan damarları çok olan bir organ. Tekerlek biçimindeki kaşar peyniri. Bal peteği.
ALAFRANGALAŞMA
Alafrangalaşmak durumu.
ASPUR
Yalancı safran.