Kelimeler arşivi içinde; başında "afal" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. afal ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu afal ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde afal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AFALLAŞTIRMAK
AFALLAŞTIRMA
AFALLANMAK, AFALLAŞMAK, AFALLATMAK
AFALLAMAK, AFALLAŞMA, AFALLATMA
AFALAMAK, AFALLAMA
AFALSIZ
AFALAK
AFALA
AFAL
AFAL
Şaşkın, dağınık, ne yapacağını bilmez.
AFALA
Aptal, sersem, şaşkın. 100-200 kilo ağırlığında yunus balığı.
AFALAMAK
Ufalamak, avuç içinde ezerek ufak parçalara ayırmak. Afallamak.
AFALLAŞMAK
Şaşkınlık içinde kalmak, şaşırıp bir şey yapamaz olmak.
AFALLAŞTIRMA
Afallaştırmak işi.
AFALLAŞTIRMAK
Şaşkınlık içinde bırakmak, birini şaşırıp bir şey yapamaz duruma sokmak.
AFALLAMA
Afallamak durumu.
AFALLATMAK
Şaşkınlığa düşürerek sersemleştirmek.
AFALSIZ
Akılsız, beyinsiz.
AFALLAŞMA
Afallaşmak durumu.
AFALLANMAK
Afallamak.
AFALLAMAK
Şaşkınlıktan sersemleşmek.
AFALLATMA
Afallatmak işi.
AFALAK
Aptal, sersem, şaşkın. İriyarı, sallapati adam.
Bu bölümde tanımı içerisinde AFAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANLAYIŞSIZLIK
Anlayış kıtlığı, kafasızlık, kalın kafalılık, vurdumduymazlık, izansızlık, gabilik. Hoşgörüsüzlük.
ABUZAYIK
Dangalak, kalın kafalı adam.
ABIŞMAH
Susmak, afallamak, şaşırmak.
TEMERRÜT
Dikkafalılık, kafa tutma, direnme. Ek faiz ödememe durumu. Herhangi bir sebebe dayanmaksızın borcu ödememekte direnme, direnim.
SOFTA
Medrese öğrencisi. Bir görüşe, bir inanışa körü körüne bağlanan kimse. Yaşadığı çağın gerisinde kalmış, geri kafalı kimse. İlmiyeden olanlara aşağılamak amacıyla verilen ad.
AFARLAMAK
Afallamak. Harman yerinde kalan tozlu, topraklı hububatı toplamak. Bahçede kalan döküntü meyvaları toplamak.
DİKBAŞLILIK
Dikbaşlı olma durumu, dikkafalılık.
GABİLİK
Anlayışsızlık, ahmaklık, kalın kafalılık, bönlük.
AFKALAMAK
Hırpalamak, dövmek: Çocuğu afkalama. Dayaktan sersemlemek, sarsılmak, afallamak. Karıştırmak, alt üst etmek, kabartmak: Fazla afkalama, içini dışına çıkardın. Örselemek, buruşturmak, hırpalamak. Ovalamak: Şu benim çamaşırları da afkalayıver.
KAFALILIK
Kafalı olma durumu.
ANLAYIŞSIZ
Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdumduymaz, kalın kafalı, izansız, ferasetsiz, gabi. Hoşgörüsüz.
DOLİKOSEFAL
Uzun kafalı.
SEKTÖR
Bölüm, kol, dal, kesim. Manyetik tamburun, manyetik diskin veya bir disk paketinin üzerindeki, veri ortamının önceden belirlenmiş açılı yer değiştirmesi sırasında manyetik kafaların erişebildiği, bir iz veya bant parçası. Aynı işi yapan topluluk.
ENAYİ
Fazla bön, avanak, et kafalı, budala.
GABİ
Anlayışsız, ahmak, ebleh, kalın kafalı, bön.
DÜDÜK
İçinden hava veya buhar geçirildiğinde keskin ses çıkaran ve işaret vermek için kullanılan araç. Taşıtlarda karşı tarafı uyaran korna. Akılsız, boş kafalı.
GABAVET
Anlayışsızlık, kalın kafalılık, bönlük.
DİKBAŞLI
İnatçı, bildiğinden dönmeyen, büyüklerinin sözünü dinlemeyen, boyun eğmeyen (kimse), dikkafalı. Kurumlu (II).
FELFELLEMEK
Eski canlılığını yitirmek. Dönen, hareket eden bir cisim, durmadan önce hızını yitirmek. Afallamak, şaşırmak.
BRAKİSEFAL
Kafatasının genişliği ile uzunluğu hemen hemen eşit olan (kimse), kısa kafalı.