AFAL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "afal" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. afal ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu afal ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde afal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

AFALLAŞTIRMAK

12 harfli kelimeler

AFALLAŞTIRMA

10 harfli kelimeler

AFALLANMAK, AFALLAŞMAK, AFALLATMAK

9 harfli kelimeler

AFALLAMAK, AFALLAŞMA, AFALLATMA

8 harfli kelimeler

AFALAMAK, AFALLAMA

7 harfli kelimeler

AFALSIZ

6 harfli kelimeler

AFALAK

5 harfli kelimeler

AFALA

4 harfli kelimeler

AFAL

Bazı kelimelerin anlamları

AFAL

Şaşkın, dağınık, ne yapacağını bilmez.

AFALAK

Aptal, sersem, şaşkın. İriyarı, sallapati adam.

AFALLAMA

Afallamak durumu.

AFALLATMAK

Şaşkınlığa düşürerek sersemleştirmek.

AFALAMAK

Ufalamak, avuç içinde ezerek ufak parçalara ayırmak. Afallamak.

AFALLAMAK

Şaşkınlıktan sersemleşmek.

AFALLANMAK

Afallamak.

AFALSIZ

Akılsız, beyinsiz.

AFALLAŞTIRMAK

Şaşkınlık içinde bırakmak, birini şaşırıp bir şey yapamaz duruma sokmak.

AFALLAŞMAK

Şaşkınlık içinde kalmak, şaşırıp bir şey yapamaz olmak.

AFALLATMA

Afallatmak işi.

AFALLAŞMA

Afallaşmak durumu.

AFALLAŞTIRMA

Afallaştırmak işi.

AFALA

Aptal, sersem, şaşkın. 100-200 kilo ağırlığında yunus balığı.

  -   -   -  

Anlamında AFAL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AFAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TEMERRÜT

Dikkafalılık, kafa tutma, direnme. Ek faiz ödememe durumu. Herhangi bir sebebe dayanmaksızın borcu ödememekte direnme, direnim.

SEKTÖR

Bölüm, kol, dal, kesim. Manyetik tamburun, manyetik diskin veya bir disk paketinin üzerindeki, veri ortamının önceden belirlenmiş açılı yer değiştirmesi sırasında manyetik kafaların erişebildiği, bir iz veya bant parçası. Aynı işi yapan topluluk.

DOLİKOSEFAL

Uzun kafalı.

FELFELLEMEK

Eski canlılığını yitirmek. Dönen, hareket eden bir cisim, durmadan önce hızını yitirmek. Afallamak, şaşırmak.

ENAYİ

Fazla bön, avanak, et kafalı, budala.

DİKBAŞLI

İnatçı, bildiğinden dönmeyen, büyüklerinin sözünü dinlemeyen, boyun eğmeyen (kimse), dikkafalı. Kurumlu (II).

AFKALAMAK

Hırpalamak, dövmek: Çocuğu afkalama. Dayaktan sersemlemek, sarsılmak, afallamak. Karıştırmak, alt üst etmek, kabartmak: Fazla afkalama, içini dışına çıkardın. Örselemek, buruşturmak, hırpalamak. Ovalamak: Şu benim çamaşırları da afkalayıver.

ANLAYIŞSIZ

Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdumduymaz, kalın kafalı, izansız, ferasetsiz, gabi. Hoşgörüsüz.

AFARLAMAK

Afallamak. Harman yerinde kalan tozlu, topraklı hububatı toplamak. Bahçede kalan döküntü meyvaları toplamak.

SOFTA

Medrese öğrencisi. Bir görüşe, bir inanışa körü körüne bağlanan kimse. Yaşadığı çağın gerisinde kalmış, geri kafalı kimse. İlmiyeden olanlara aşağılamak amacıyla verilen ad.

DÜDÜK

İçinden hava veya buhar geçirildiğinde keskin ses çıkaran ve işaret vermek için kullanılan araç. Taşıtlarda karşı tarafı uyaran korna. Akılsız, boş kafalı.

ABUZAYIK

Dangalak, kalın kafalı adam.

ANLAYIŞSIZLIK

Anlayış kıtlığı, kafasızlık, kalın kafalılık, vurdumduymazlık, izansızlık, gabilik. Hoşgörüsüzlük.

ABIŞMAH

Susmak, afallamak, şaşırmak.

GABİ

Anlayışsız, ahmak, ebleh, kalın kafalı, bön.

GABİLİK

Anlayışsızlık, ahmaklık, kalın kafalılık, bönlük.

DİKBAŞLILIK

Dikbaşlı olma durumu, dikkafalılık.

KAFALILIK

Kafalı olma durumu.

BRAKİSEFAL

Kafatasının genişliği ile uzunluğu hemen hemen eşit olan (kimse), kısa kafalı.

GABAVET

Anlayışsızlık, kalın kafalılık, bönlük.