Kelimeler arşivi içinde; sonunda "adın" olan, toplam 28 adet kelime bulunmaktadır. Sonu adın ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında adın olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde adın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GELİNKADIN
AYŞAGADIN, ESKİKADIN, DURUKADIN, AYŞEKADIN, HACIKADIN, MUTAMADIN, AYŞAKADIN, ANŞEKADIN, ANŞAKADIN, ANŞAGADIN, PAŞAKADIN, TAYAKADIN, UĞRULADIN, YENİKADIN
NURKADIN, DURKADIN, MALKADIN, GÜLKADIN, BALKADIN, AŞIKADIN, ANAKADIN
BİLADIN, BAHADIN, AKKADIN
GADIN, KADIN
ADIN
ADIN
Yabancı. Başka, başkaca.
ANŞAGADIN
Bir çeşit fasulye.
MUTAMADIN
Mütemadiyen, devamlı.
TAYAKADIN
Edirne şehri, Karakasım bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. İstanbul kenti, Gaziosmanpaşa ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ESKİKADIN
Edirne ilinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
DURUKADIN
Özü temiz kadın.
PAŞAKADIN
Eskişehir kenti, Kaymaz nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ANŞEKADIN
Bir çeşit fasulye.
GELİNKADIN
Gelincik denilen bir çeşit hayvan. Gelincik (hayvan).
AYŞEKADIN
Kılçıksız, lezzetli bir taze fasulye türü.
HACIKADIN
Hacca gitmiş kadın.
AYŞAKADIN
Ayşekadın fasulyesi.
AYŞAGADIN
Ayşekadın fasulyesi.
UĞRULADIN
Gizlice.
YENİKADIN
Edirne şehri, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ANŞAKADIN
Bir çeşit fasulye.
Bu bölümde tanımı içerisinde ADIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞIRCANLI
Çok yavaş iş yapan, çevik olmayan. Varlığı sıkıntı veren, sevimsiz. Tembel. Gebe (kadın).
AFİFE
İffetli (kadın).
AĞDALAŞMAK
Ağda durumuna gelmek, ağdalanmak. Sohbet tam tadına varılır durum almak, koyulaşmak.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ADLI
. adını taşıyan, isimli. Ünlü, isimli.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ACUZE
Huysuz, yaşlı kadın.
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
AHRETLİK
Ahret kardeşi olan kadınlardan her biri. Öbür dünyada karşılığı görüleceğine inanarak yapılmış olan (iş veya iyilik). Besleme kız, beslek.
AĞIRAYAK
Doğurması yakın (kadın).
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
AKKUYRUK
Tadını artırmak için çay harmanına katılan beyaz bir tür çay.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
AHU
Ceylan. Güzel, ince, zarif (kadın).
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
ALAGARSON
Kısa kesilmiş saç. Oğlan saçı biçiminde kısa kesilmiş kadın saçı.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
AKTRİS
Kadın oyuncu.
AKLIK
Ak olma durumu. Kadınların makyaj için yüzlerine sürdükleri beyaz bir sıvı, düzgün.