ADET ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "adet" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. adet ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu adet ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde adet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ADET

Sayı. Tane.

ADETÇE

Sayıca.

ADETA

Hemen hemen, sanki.

ADETLİ

Iğdır şehri, Aralık belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

ADETGÖRMEZLİK

Menopoz.

  -   -   -  

Anlamında ADET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ADET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MUTSUZ

Mutlu olmayan, bedbaht, saadetsiz.

ABDEST

Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.

KİLİSE

Hristiyanların ibadet etmek için toplandıkları yer. Hristiyanlıkla ilgili dinî kuruluş. Hristiyanlığın öğretilmesi, dinî işlerin yönetimi vb. ile ilgilenen papa ve piskoposlar topluluğu.

HALVETİ

İbadetlerini ıssız yerlerde yapan bir tarikat. Bu tarikattan olan kimse.

NAKŞİBENDİLİK

Şeyh Muhammed Bahaüddin Nakşibend'in kurduğu, gizli ibadete dayanan bir tarikat, Nakşilik.

MUTLULUK

Bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan kıvanç durumu, mut, ongunluk, kut, saadet, bahtiyarlık, saadetlilik.

HALVETHANE

Saraylarda girilmesi yasak olan oda. Tekkelerde dervişlerin yalnızca ibadet etmek ve çile doldurmak için kapandıkları oda.

HAC

Genellikle tek tanrılı dinlerde kutsal olarak tanınan yerlerin, o dinden olanlarca yılın belli aylarında ziyaret edilmesi. İslam'ın beş şartından biri olan, Müslümanlarca zilhicce ayında Mekke'de yapılmış olan Kâbe'yi ziyaret ve tavaf ibadeti.

DEVRİSAADET

Asrısaadet.

BATAK

Üzerine basıldığında çöken çamurlaşmış toprak. Kötü durum, içinden çıkılmaz iş. Hayır gelmez, yarar sağlamaz, batmış. Elde bulunan kâğıtlara göre o turda kaç adet el kazanacağı üzerine tahminde bulunup en az, tahmin ettiği kadar el kazanmaya dayalı bir iskambil oyunu.

CAMİ

Müslümanların ibadet etmek için toplandıkları yer. Toplayan, bir araya getiren, bir arada bulunduran.

MUTSUZLUK

Mutsuz olma durumu, bedbahtlık, saadetsizlik.

DİPLOMA

Bir kimseye herhangi bir okulu veya öğrenim programını başarıyla tamamladığını, bir derece veya unvanı kullanmaya hak kazandığını, bir iş, sanat veya meslek dalında çalışabilme yetkisi elde ettiğini belirtmek için bir öğretim kurumu tarafından düzenlenip verilen resmî belge, icazetname, şehadetname.

MUTLU

Mutluluğa erişmiş olan, ongun, mesut, saadetli, bahtiyar, berhudar. Mutluluk veren.

ASRISAADET

Hz. Muhammed'in yaşadığı zaman, saadet asrı, devrisaadet.

DOĞUM

Doğma işi, tevellüt, veladet. Bir kimsenin doğduğu yıl.

İHLAS

Temiz sevgi ve yürekten bağlılık. Kur'an surelerinden biri. İbadetlerdeki içtenlik.

DİNGİNCİLİK

Tam bir gönül rahatlığı, tutkusuzluk içinde bütün arzulardan sıyrılmış olarak direnç göstermeden kendini Tanrı ibadetine vermeyi ve tanrısal ruh dinginliği kazanmayı amaçlayan dünya görüşü, sekincilik.

KIBLE

Bazı ibadetler yerine getirilirken dönülen Kâbe'nin bulunduğu yön. Sıkıntılı bir durumda yardım umarak başvurulan yer. Bulunulan yerden Kâbe'nin bulunduğu yön. Güneyden esen yel. Güney 180°'lik yön.

FARZ

Müslümanlıkta, özür olmadıkça yapılması zorunlu, yapılmaması günah sayılan ibadet. Yapmak zorunda kalınan şey, boyun borcu.