Sonu ADAMAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "adamak" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu adamak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında adamak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde adamak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

IRGADAMAK, KARADAMAK

7 harfli kelimeler

BADAMAK, DADAMAK, GADAMAK, KADAMAK, MADAMAK

6 harfli kelimeler

ADAMAK

Bazı kelimelerin anlamları

ADAMAK

Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.

BADAMAK

Doldurmak.

KADAMAK

Ölmek, gebermek. Teyellemek, iri iri dikmek. Sıkıştırmak, bağlamak. İki şeyi birbirine çivi ile iliştirmek. Hayvanı bir yere kısa ve sıkı bağlamak. Gövdeyi bir yönden öbür yöne çevirememek, tutulmak. İri iri, kaba dikmek.

DADAMAK

Kuş, balık avlamak için av yerine konulan yem.

IRGADAMAK

Çabuk olmak, davranmak.

KARADAMAK

İnatçı (insan için). Somurtkan, yüzü gülmez. Cimri. Az konuşan. İlenen, kütü konuşan. Dişleri dökülmüş, dişsiz insan. İlenen, kötü konuşan.

GADAMAK

Bir şeyi bir yere sıkıca bağlamak, tutturmak, dikmek. Kısaltmak: Bizim çocuğun elbisesi çok uzun olmuş etekleri yerde sürünüyor, kesmiye kıyamadım içine büküp gadadım. Dayamak, yanaştırmak: Gapıyı geriye açtı duvara gadadı. Dikmek. Tamir etmek gayesiyle iki parçayı birbiri üzerine getirip dikmek; çivi ile tutturmak; perçinlemek; yamamak.

MADAMAK

İlkbaharda kırlarda yetişen, ufak, yeşil yapraklı, ıspanak gibi yenilen bir ot.

  -   -   -  

Anlamında ADAMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ADAMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GÜZEL

Göze ve kulağa hoş gelen, hayranlık uyandıran, çirkin karşıtı. Güzellik kraliçesi. Görgü kurallarına uygun olan. İyi, hoş. Güzel kız ya da kadın. Okşayıcı, aldatıcı, kandırıcı. Beklenene uygun düşen ve başarı düşüncesi uyandıran. Adamakıllı, şiddetli. Hoşa giden, beğenilen, iyi, doğru bir biçimde. Soyluluk ve ahlaki üstünlük düşüncesi uyandıran. Sakin, hoş (hava). Pek iyi, doğru.

AVADAN

Bayındır. Kavrulmuş kahvenin soğutulduğu tahta kab. Araç, aygıt. Ziynet eşyası. Av çantası. İyice, adamakıllı, hakkıyle, temamiyle. İçel şehrinde, Yenice bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

NEZRETMEK

Adamak.

DOMUZUNA

İnat olsun diye, inadına. İyiden iyiye, adamakıllı.

GÜZELCE

Güzele yakın, güzel gibi. (güze'lce) İyice, adamakıllı.

İYİCE

İyiye yakın. (iyi'ce) Tamamen. Çok, adamakıllı. (iyi'ce) Gereği gibi, derinlemesine, ayrıntılarıyla.

EYCENE

İyice. İyice, adamakıllı.

ADAMALI

Adamakıllı, iyice.

AYHINMAK

Kaymak: Bu gün adamakıllı ayhındık.

İYİCENE

Tam olarak, adamakıllı.

EYİCEME

İyice, adamakıllı.

ADAMA

Adamak işi.

SUNTURLU

Yaman, adamakıllı, dehşetli. Gösterişli, görkemli.

EYİCEMEN

İyice, adamakıllı.

BAYAKIN

Demin, az önce, şimdi. Oldukça, adamakıllı, iyice.

VAKFETMEK

Mal ve mülkünü satılmamak şartıyla bir hayır kurumuna veya işine bağışlamak. Adamak, bir şeyin bütününü bir işe vermek.

EYİTTEN

İyiden iyiye, adamakıllı, bayağı.

ADAMAKILLİ

Adamakıllı, iyice.

GADAHLİ

'Gadamak' işlemi görmüş; sünnet derisinin başçığa yapışık olma hâli.

GEPİRDEMEK

Şaşkın şaşkın koşarak aramak: Adamakıllı gepirdettim.