Sonu ACUN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "acun" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu acun ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında acun olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde acun olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ACUN

Dünya.

SOMMACUN

(Mimarlık) Yapılarda tahta bölümleri yağlıboya ile boyamadan önce damar, çatlak gibi girintili yerleri kapamakta kullanılan İspanyol üstübeci, bezir, litopon üstübeci ve neft karışımı macun. a. bk. camcı macunu, macun.

LAHMACUN

Üstüne kıyma, kıyılmış soğan, maydanoz ve baharat konularak fırında pişirilen pide türü bir yiyecek.

MACUN

Hamur kıvamına getirilmiş madde. Boyacılıkta çatlak ve aralıkları kapamak, camcılıkta camları tutturmak için kullanılan hamur kıvamında karışım. Baharlı, tarçınlı, yumuşak ve yapışkan şekerleme.

ALACUN

Ahiret.

LEHLİMACUN

Lahmacun.

  -   -   -  

Anlamında ACUN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ACUN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MACUNLUK

İçine macun konulmaya yarayan özel kap.

MACUNLAŞMA

Macunlaşmak işi.

MASKE

Boyalı karton, kumaş veya plastikten yapılmış olan ve başkalarınca tanınmamak için yüze geçirilerek kullanılan yapma yüz. Yüz ve boyun güzelliği için cilde sürülen krem, macun vb. şeyler. Gerçek duyguları veya bir şeyin gerçek görünüşünü gizleyen aldatıcı görünüş, davranış. Kişinin oynadığı rol veya hem kendisine hem de çevresine karşı takındığı davranış. Korunmak için özel olarak yapılıp yüze geçirilen şey.

MACUNCU

Macun yapan veya satan kimse.

MACUNLAMAK

Macun çekmek.

MACUNLAMA

Macunlamak işi.

ÇEMEN

Maydanozgillerden, kimyon türü bir bitki (Cuminum cyminum). Bu tohumu un durumuna getirip sarımsak, kırmızıbiberle karıştırarak yapılan, genellikle pastırma üzerine sürülen macun. Bu bitkinin kokulu tohumu.

MACUNCULUK

Macun yapma veya satma işi.

BARDAKALTI

Bardağın konulduğu yeri kirletmemesi için kullanılan, genellikle örgü, kâğıt veya plastik örtü. Yemek öncesi yenilen küçük bir lahmacun türü.

ÖKSE

Ökse otu saplarından veya çobanpüskülü kabuklarından çıkarılan yapışkan macun. Bu macunla bulanarak kuş tutmakta kullanılan değnek. Erkekleri kendine bağlamasını bilen alımlı kadın.

AĞDA

Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.

MACUNLANMA

Macunlanmak işi.

DÜNYA

Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü. Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu. Duygu, düşünce ve hayal âlemi. Dış, çevre, ortam. Herkes. Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun.

LAHMACUNCU

Lahmacun yapan ve satan kimse.

MACUNLAŞMAK

Macun koyuluğuna gelmek.

HARDAL

Turpgillerden, 100-150 santimetre yüksekliğinde, sarı çiçekli, deriyi yakıcı nitelikte olan ve tohumu hekimlikte kullanılan, tadı acı ve bir yıllık bir bitki (Brassica nigra). Bu tohumun toz durumuna getirilmiş veya sirke ile karıştırılarak yapılmış macunu.

BİLAR

Katranlı kıldan yapılmış olan ve kalafat işlerinde kullanılan bir macun türü.

GÜLBEŞEKER

Gül çiçeği ve şeker ile yapılmış olan macun kıvamında bir reçel türü.

EZME

Ezmek işi. Bitkilerin etli ve yumuşak kısımlarını macun kıvamına getirmek üzere parçalama, katı ve telsel kısımlarını süzerek ayıklama işlemi. Soğan ve domatesin çok küçük parçalara bölünmesiyle hazırlanan bir meze türü. Sebzelerin ezilmesiyle yapılmış olan meze.

MACUNLANMAK

Macunlama işine konu olmak veya macunlama işi yapılmak.