Sonu ABUK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "abuk" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. Sonu abuk ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında abuk olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde abuk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

TATLIKABUK, YALYALABUK

9 harfli kelimeler

KARAKABUK

8 harfli kelimeler

ÇARÇABUK, ALTKABUK

7 harfli kelimeler

TETABUK, YALABUK

5 harfli kelimeler

ÇABUK, KABUK, GABUK, SABUK, YABUK, ZABUK

4 harfli kelimeler

ABUK

Bazı kelimelerin anlamları

ABUK

Saçma (söz, kişi, davranış). Sersem, kötü adam. Umut, güven: Sözüne abuk oldum da burada bekledim. Avurdu şişirip parmakla vurarak ses çıkarmak.

TATLIKABUK

Tarçın.

YALABUK

Cilalı, parlak, ışıldak, düzgün. Şimşek. Girişken. Güzel, yakışıklı, sevimli. Çevik, atik. İvedi. Zayıf, önemsiz. Tez, çabuk, ivedi. Parlak, ışıltılı. Çevik, atik, işgüzar. Kavgada üstün gelen.

YABUK

Kekeme.

ALTKABUK

l alt kuantum sayıları; s, p, d, f harfleri ile gösterilen bir atomda temel kabuğun altındaki enerji düzeyleri.

ÇABUK

Hızlı, müstacel, yavaş karşıtı. Alışılandan veya gösterilenden daha kısa bir zamanda, tez, yavaş karşıtı. "Acele et, oyalanma" anlamlarında bir seslenme sözü.

KABUK

Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır. Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman. Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı.

SABUK

Tuzu az yemek. Altı ince, hafif ve yumuşak çizme. Kalıp.

GABUK

Kabuk.

TETABUK

Uyma, uygun gelme.

ZABUK

Sokak. Çıkmaz sokak. Komşu.

KARAKABUK

Kestane. Tarçın.

ÇARÇABUK

Çabucak.

YALYALABUK

Cilalı, parlak, ışıldak, düzgün.

  -   -   -  

Anlamında ABUK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ABUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACELECİ

Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.

ACELELEŞTİRMEK

Çabuklaştırmak.

AKAĞAÇ

Gürgengillerin, kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir türü (Zelkova carpinifolia).

ALAMİNÜT

Acele, çabuk.

AKBUĞDAY

Kurak iklime dayanıklı, beyaz kabuklu, ekmeklik buğday.

AKMAK

Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.

BAKLA

Baklagillerden, yurdumuzun her yerinde yetiştirilen, yeşil kabuklu ve taneli bir bitki (Vicia faba). Bir zinciri oluşturan halka veya parçalardan her biri. Bu bitkinin yeşil ürünü veya kuru tanesi.

ACELELEŞTİRME

Çabuklaştırma.

BANDIRMAK

Banmak. Üzüm salkımlarını, inciri çabuk kuruması ve renginin parlak olması için küllü veya potaslı ılık suya daldırıp çıkarmak.

ALKARNA

İstiridye, midye, tarak vb. kabuklu hayvanları avlamak için deniz dibini taramakta kullanılan, ağız kısmı demirden bir ağ.

ACUL

Aceleci. Hızlı, çabuk.

AYAK

Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

ACELE

Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.

ALDANÇ

Çabuk ve kolay aldatılan (kimse).

AZGIN

Azmış olan, azılı. Çok yaramaz (çocuk). Çabuk iltihaplanan, yarası hemen kapanmayan (ten). Coşmuş, taşmış. Cinsel istekleri aşırı olan. Gözü hiçbir şeyden yılmayan.

ATİKLİK

Çabukluk, çeviklik.

ALTINBAŞ

Genellikle Ege bölgesinde yetişen, yuvarlak, kalınca kabuklu güzel bir tür kavun.

AKSÖĞÜT

Söğütgillerden, kabukları eczacılıkta kullanılan bir tür söğüt (Salix alba).

ALINGAN

Çabuk gücenen, kırılan.

BADIÇ

Bakla, fasulye, bezelye vb. taze sebzelerde, içinde tohumların sıralanmış bulunduğu kabuk, baklamsı meyve.