Kelimeler arşivi içinde; sonunda "abana" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu abana ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında abana olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde abana olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DOKUNMABANA
ACABANA, ARABANA
KABANA, CABANA, SABANA
ABANA
ABANA
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.
KABANA
Genellikle otelin ana binasının dışında, plaj veya havuz kıyısında bir oda.
DOKUNMABANA
Kanser.
ACABANA
Acaba.
CABANA
Böreğe konulan bir çeşit ot.
SABANA
Sabahleyin.
ARABANA
Araba. Kertenkeleden büyük sürüngen bir hayvan. Dervişlerin çaldıkları tef.
Bu bölümde tanımı içerisinde ABANA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABANABİLME
Abanabilmek işi.
ÇÖME
Sabana bulaşan toprakları temizlemek için uzun sopanın arka kısmına takılan demir kazıyacak. Köy evlerinin salonu.
ÇAMPINAR
Adıyaman ili, Çelikhan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Bolu şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Çorum ilinde, Osmancık ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. İçel şehri, Mut ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kastamonu ili, Abana belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Manisa ili, Selendi ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Manisa kenti, Turgutlu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Yozgat kenti, Akdağmadeni ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
AĞILÖNLER
Ağılı önlemek amacıyla tabana sürülen özel yapıda kimyasal özdek.
KOŞMAK
Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek. Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak. Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek. Koşuya çıkmak. Birlikte iş görmesi için bir şeyi başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek. Bir yere ivedilikle gitmek. Birini, bir işte görevlendirmek. Hayvanı çekeceği arabaya, sabana vb.ne bağlamak.
DEVEDİ
Deyiverdi, söyleyiverdi: Senin bütün kabahatini babana dêvedim.
EGEF
Kağnı ya da saban oklarını boyunduruğa bağlayan halka biçiminde bükülmüş ince ağaç. Boyunduruğu sabana bağlayan, yaşken eğilerek yapılan ağaç halka. Okla boyunduruğu birbirine bağlayan çapraz ağaç. (Ulucak Eşme Uşak; Yenikent Aksaray Niğde; Sarıköy, Karacaviran, Doğanbey, Beyşehir Konya).
ÇÖMEK
Yeni yürümeye başlayan çocuk bir kaç saniye ayakta durmak, tay durmak. Sabana bulaşan toprakları temizlemek için uzun sopanın arka kısmına takılan demir kazıyacak. Kulübe. Ayaklar üzerine oturmak, çömelmek.
EĞEF
Arabaya yük yüklerken iplerin kolaylıkla geçmesini sağlayan ağaç halka. Kağnıya ekin yüklerken ince halatları sıkmak için kullanılan bir araç. Bez dokuma aygıtı. Beli bükülmüş ihtiyar. Kağnı ya da saban oklarını boyunduruğa bağlayan halka biçiminde bükülmüş ince ağaç. Boyunduruğu sabana bağlayan, yaşken eğilerek yapılan ağaç halka.
DENİZBÜKÜ
Kastamonu ili, Abana ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kastamonu ilinde, Doğanyurt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Ordu ilinde, Ünye ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
BACAK
Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü. Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri, ayak. Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ. İskambil kâğıtlarında genç erkek resimli kâğıt, oğlan, vale.
DÖŞEMELİK
Yapılarda tabana döşemek için kullanılan (gereç). Kanepe, koltuk vb.nin kaplanmasına elverişli (kumaş).
AKÇAM
Kuzey Amerika'da yetişen bir çam türü. Erzurum şehri, Köprüköy ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kastamonu ili, Abana ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
ÇİFTBİÇİK
Bir ışık kaynağının iki görüntüsünü oluşturan taban tabana vermiş üçgensel, ince, saydam biçik çifti.
ÇINGIRT
Suyun toprak altından dere halinde akması. Sabana, arabaya koşulacak hayvanın bağlandığı demir halka. Zinciri, araba veya herhangi bir eşyaya tutturan halka. Kağnılarda boyunduruğa zincirle bağlanan ucu sivri arkası düz sopa. (Çınarlı Çarşamba Samsun).
ABANIK
"Samit" kelimesinden çevirme olan "sessiz" teriminin dilbilim bakımından yanlış olduğu bilinmektedir. Esasen sesli ve sessiz kelimeleri voisé ve invoisé terimlerinin tam karşılığıdır. (bk. Sesli ve Sessiz). Bu sesler, yani samitler, söylenirken ses aygıdmda herhangi bir kısmın başka bir kısma abanarak yolu daraltması veya kapamasıyla meydana geldikleri için fizyolojik olay gözönünde tutulup bunlara "abanık" denilmiştir. Bu bakımdan abanıklar DARALTILI (Constricitive) ve KAPANTILI (Occlusive) diye iki sınıfa ayrılır (bk. Daraltılı ve Kapantılı). Abanıklar boğumlanma noktalarına göre de ayrı bir sınıflamaya uğrarlar: AĞIZDIŞI (Eixtrabuccale), AĞIZİÇİ (Intra - buccale) ve AĞIZARDI (Post - buccale) ; (Bu kelimelere bakınız). Bundan başka dilin boğumlamayı sağlıyan kısmı bakımından bir sınıflama daha yapılıyor. bk. Dilönü, Dilortası ve Dilardı abanığı.
BUĞLE
Ağaç sabanlarda kulağı sabana bağlayan ağaç.
ALTIKULAÇ
Çanakkale şehrinde, Çan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kastamonu ili, Abana ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KANSER
Bir organ veya dokudaki hücrelerin kontrolsüz olarak bölünüp çoğalmasına bağlı olarak yakın dokulara yayılmasıyla veya uzak dokulara sıçramasıyla beliren hastalık, amansız hastalık, incitmebeni, dokunmabana.
DEMERSAL
Göl ve denizlerin taban ya da tabana yakın kısımlarında yaşama. Dibe ait, dipte yaşayan.