Kelimeler arşivi içinde; başında "zıt" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. zıt ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu zıt ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde zıt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ZITLANMAK, ZITLAŞMAK
ZITLANMA, ZITLAŞMA
ZITLAN, ZITLIK
ZIT
ZIT
Karşıt, ters.
ZITLAŞMA
Zıtlaşmak işi.
ZITLAŞMAK
Birbirine karşı ters davranmak. Birbirine karşıt olmak.
ZITLANMA
Zıtlanmak işi.
ZITLANMAK
Ters, karşı davranmak, zıtlaşmak.
ZITLAN
Sırıtkan.
ZITLIK
Karşıtlık.
Bu bölümde tanımı içerisinde ZIT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKSİLİK
Terslik, zıtlık, karşıtlık. Bir işin yolunda gitmemesi durumu, elverişsizlik. İnatçılık, huysuzluk.
KARŞIT
Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.
RUN
III-XIII. yüzyıllarda İngiliz İskandinav dillerinde kullanılan alfabenin harflerinin her biri. Göktürk yazıtlarında kullanılan yazı türünün harflerinden her biri.
KARŞITLI
Karşıtlık, zıtlık gösteren, tezatlı.
AZITMA
Azıtmak işi.
AZITILMAK
Azıtma işine konu olmak.
EPİGRAFİ
Yazıt bilimi.
PAPAĞANGİLLER
Ayakları tırmanmaya uygun, canlı ve zıt renkli, basit konuşmaya alıştırılabilen, papağan, muhabbet kuşu vb. sıcak ülke kuşlarını içine alan familya.
KARŞITLAMAK
Bir iddiaya zıt olarak başka bir iddia ileri sürmek.
CEMİYET
Dernek. Yüksek sosyete. Toplum. Birbirine uygun veya zıt anlamlı kelimeleri tenasüp, tezat sanatları yoluyla bir araya getirme. Düğün. Bir olayı veya kişiyi kutlamak amacıyla bir araya gelen topluluk.
KARŞITLIK
Karşıt olma durumu, zıddiyet, mübayenet, tezat, zıtlık, kontrast. İki organ, iki sistem arasındaki görevlerin zıt olması durumu, karşı gelim. Bir teoremin karşıtının da doğru olması durumu. Başkalarının istek, dilek veya buyruklarının tersine davranma eğilimi.
AKSİ
Ters, zıt, karşıt, olumsuz, menfi. Uygun olmayan. İnatçı, hırçın, huysuz.
KARŞI
Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.
CEPHELEŞMEK
Farklı düşünce ve istekler çerçevesinde zıt birlikler oluşturmak.
DAZLAKLAŞMAK
İnsanın tepesindeki saçı dökülmüş olmak, dazlak duruma gelmek. Saçlarını ustura ile kazıtmak.
MUHTELİF
Çeşit çeşit, çeşitli. Zıt, birbirini tutmayan.
MÜNAZARA
Bir konu üzerinde, belli kural ve yöntemlere uyularak yapılmış olan tartışma. Divan edebiyatında zıt varlıklar ve kavramlar arasındaki karşıtlığı anlatan yazı türü.
AZITILMA
Azıtılmak işi.
KİTABE
Yazıt.
KAZITMA
Kazıtmak işi.