Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yüklük" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yüklük ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yüklük olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yüklük olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YÜKLÜK
Evlerde yatak, yorgan gibi şeyleri koymaya yarayan yer veya büyük dolap, yük, yük odası.
BÜYÜKLÜK
Büyük olma durumu. Ululuk. Depremde oluşan enerjinin düzeyini belirten ölçü. Büyüklere yaraşır bağışlayıcı davranış.
Bu bölümde tanımı içerisinde YÜKLÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇAP
Cisimlerin genişliği, kutur. Bozuk, eğri, dolaşık, aykırı bir biçimde. Uç noktaları dairenin çevresi üzerinde bulunan ve çemberin merkezinden geçen doğru parçası. Yapının veya arsanın boyutlarını ve sınırlarını gösteren harita. Büyüklük. Ölçü, ölçek. Bilgi, deneyim ve yeteneklerin tümü, kalibre. Bozuk, eğri, dolaşık, aykırı.
ALAMET
Belirti, işaret, iz, nişan. Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne.
ÇERÇEVELEME
Çerçevelemek işi. Filmi çekilecek başlıca cismin gerek büyüklük gerek yer bakımından görüntü çerçevesine göre düzenlenmesi işi.
HANİ
"Nerede, ne oldu, nerede kaldı" anlamlarında kullanılan bir söz. Verilen sözü hatırlatan sözün başına getirildiğinde sitem anlatan bir söz. Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri. Karşıdakinin daha önceden bildiği bir şey kendisine hatırlatılmak istenildiğinde kullanılan bir söz. Bazen "bari" anlamında kullanılan bir söz. Hanigillerden, Akdeniz'de yaşayan, alaca kırmızı renkli, beyaz etli, orta büyüklükte bir balık (Serranus cabrilla). "Doğrusunu söylemek gerekirse, kaldı ki, üstelik" anlamlarında kullanılan bir söz.
BAYKUŞGİLLER
Büyüklükleri farklı olan kukumav, puhu vb. yırtıcı kuşları içine alan kuşlar familyası.
DENSİMETRE
Bitkilerin dış kısımları ile toprak üzerinde kapladıkları alanı çeşitli büyüklüklerdeki halkalar yardımı ile ölçen bir alet.
BAĞIRTLAK
Orta büyüklükte, eti sevilen bir cins göçebe ördek, bozkır tavuğu (Querquedula).
DEVLET
Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Mutluluk. Büyüklük, mevki. Talih.
HEYBET
Korku ve saygı uyandıran görünüş, mehabet. Büyüklük, ululuk, azamet.
ANIT
Önemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı, abide. Önemi ve değeri çok olan eser veya kişi.
BOMBA
Canlı ya da cansız hedeflere atılan, içi yakıcı ve yıkıcı maddelerle doldurulmuş, türlü büyüklükte patlayıcı, ateşli silah. Yan yelkenlerin alt yakasını gerip açmak için kullanılan yatay seren. Büyük fıçı veya varil. Çekiciliği olan çok güzel kadın veya kız. Uyuşturucu hap.
DEĞİŞKEN
Değişme özelliği gösteren, çok değişen, değişebilir, kararsız, değişici, mütehavvil. Geometride, bir koninin odağından çıkan dikeyin konikle kesiştiği noktaya kadar olan parçanın uzunluğu, parametre. Değişik sayı değerleri alabilen nicelik. Bir istatistik bütünün belli başlı niteliklerini daha basit ve kısa olarak gösterme olanağı veren ölçülebilir büyüklük, parametre. Cebirde bir denklemin katsayılarına giren değişken nicelik, parametre.
GÖRKEM
Göz alıcı ve gösterişli olma durumu, gösteriş, debdebe, ihtişam, tantana, haşmet, şatafat, şaşaa. Büyüklük.
BÜYÜKLENMEK
Kendini büyük göstermek, büyüklük taslamak, kibirlenmek, heyheylenmek.
CELAL
Büyüklük, ululuk. Öfke, kızgınlık.
AZAMET
Ululuk, büyüklük. Görkem, gösteriş, heybet. Gurur. Çalım, kurum, tekebbür. Debdebe.
CENAP
Saygı, onur ve büyüklük anlamıyla kullanılan bir söz.
FEHAMET
Büyüklük, ululuk. Değer.
CESAMET
Büyüklük, irilik.
EKOSE
Çeşitli renk ve büyüklükteki karelerden oluşan (desen veya kumaş).