Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yoklu" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yoklu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yoklu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yoklu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YOKLU
YOKLU
Yoksul. Fakir, mühtaç, yoksul.
Bu bölümde tanımı içerisinde YOKLU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÜŞÜMEK
Isı yokluğundan, azlığından veya ısı kaybından etkilenmek, soğuğun etkisini duymak.
FAKİR
Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı. Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san. Olması gerekenden az. Zavallı, kimsesiz. Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş.
İHTİYAÇ
Gereksinim. Yoksulluk, yokluk. Güçlü istek.
HİÇLİK
Hiç olma durumu. Gerçekteki özelliklerinin, durumlarının ortadan kaldırılması sonucu bir şeyin var olmayışı, yokluk.
ADEMİYET
Yokluk.
MUAVİN
Yardımcı. Bir görevlinin, bir yöneticinin işine yardım eden, yokluğunda yerini ve yetkilerini üzerine alan kimse.
KESAT
Alışverişte durgunluk. Yokluk, kıtlık.
ARAMAK
Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak.
YOKSUNLU
Yokluk bildiren.
KAVUŞMAK
Ayrı kalınan, sevilen bir kimseyle bir araya gelmek, onu yeniden görmek. Güneş batmak. Bir araya gelmek, birleşmek. Katılmak. Varmak, ulaşmak. Yokluğu çekilen veya çok istenen bir şeye erişmek, onu elde etmek.
AGALAKSİ
Süt kesen hastalığı. Meme bezinde herhangi bir patolojik değişim olmaksızın süt akışının kısmen veya tamamen yokluğu.
BİLGİSİZLİK
Bilgisiz olma veya bilgi yokluğu durumu, bilisizlik, cahillik, cahiliyet, cehalet.
SIKINTI
İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet. Bulunmama durumu. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı. Sorun, mesele, sendrom, problem.
SPERMASIZLIK
Sperma salgısının yokluğu.
FIKDAN
Yokluk.
YUTKUNMAK
Tükürüğü yutmak veya bir şey yutuyormuş gibi gırtlağı hareket ettirmek. Bir şeyi söylemekle söylememek arasında duraksamak. Bir şeyin yokluğunu kendine yedirememek, kabullenememek.
YOKSUN
Belli bir şeyden kendisinde olmayan, belli bir şeyin yokluğunu çeken, mahrum.
ADEM
Yokluk.
TANISIZLIK
Duyularda herhangi bir bozukluk olmamasına rağmen sinir sisteminin belirli bir yerindeki doku bozukluğundan ileri gelen algı kaybı veya yokluğu, agnosi, agnozi.
GIYAP
Yokluk, bulunmama, yitiklik.