YİTİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yiti" olan, toplam 33 adet kelime bulunmaktadır. yiti ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yiti ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yiti olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

YİTİRİVERMEK, YİTİREBİLMEK

11 harfli kelimeler

YİTİŞTİRMEK, YİTİKLENMEK, YİTİRİVERME, YİTİREBİLME

10 harfli kelimeler

YİTİRİLMEK, YİTİZLEMEK, YİTİŞLEMEK, YİTİKLEMEK

9 harfli kelimeler

YİTİRİLME, YİTİRTMEK

8 harfli kelimeler

YİTİNMEK, YİTİŞMEK, YİTİRGEN, YİTİŞKİN, YİTİRTME, YİTİLMEK, YİTİKLİK, YİTİNCEK, YİTİRMEK, YİTİRMEZ

7 harfli kelimeler

YİTİRME, YİTİKÇİ, YİTİRİŞ, YİTİRİM, YİTİRİK, YİTİMEK

5 harfli kelimeler

YİTİŞ, YİTİM, YİTİZ, YİTİK

4 harfli kelimeler

YİTİ

Bazı kelimelerin anlamları

YİTİ

Çok acı ya da ekşi. Tatlı. Tadı sertleşmiş, keskinleşmiş: Bu sirke çok yiti. Koyu: Sarının yitisini aldım. İyi, güzel, yaman. Keskin.

YİTİKLENMEK

İtilip kakılmak. Saklanıp, göze görünmemek.

YİTİZLEMEK

Tamam olup olmadığını denetlemek.

YİTİŞTİRMEK

Yetiştirmek. İtip kakmak.

YİTİRİLMEK

Yitirme işi yapılmak.

YİTİRGEN

Özellikle zincirleme tepkimelerde, kökçeleri yitirip tepkime dışı ederek tepkime hızını düşüren özdek.

YİTİŞMEK

1.İtişmek. Tartışmak. Gözden uzaklaşmak, yitmek. İtişmek. Yetişmek, büyüyüp gelişmek.

YİTİRTMEK

Yitirmesine neden olmak.

YİTİREBİLME

Yitirebilmek işi.

YİTİRİLME

Yitirilmek işi.

YİTİKLEMEK

Tamam olup olmadığını denetlemek.

YİTİREBİLMEK

Yitirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

YİTİNMEK

Ayak diremek.

YİTİRİVERME

Yitirivermek işi.

YİTİRİVERMEK

Aniden yitirmek.

YİTİŞLEMEK

İtmek, zorla ileri sürmek.

  -   -   -  

Anlamında YİTİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YİTİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AMNEZİ

Bellek yitimi.

ANALJEZİ

Ağrı yitimi.

AGRAFİ

Yazma yitimi.

AFONİ

Ses yitimi.

APRAKSİ

Beceri yitimi.

BEZGİN

Yaşama veya iş görme isteğini yitirmiş. Solgun, cansız. Yaşama veya iş görme isteğini yitirmiş bir biçimde.

ALEKSİ

Okuma yitimi.

BİLYE

Çocukların oynamak için kullandığı taş, maden, toprak, cam vb.nden yapılmış küçük yuvarlak nesne, misket, cıncık, zıpzıp. Motorlu taşıtlarda dönme veya sürtünme etkilerini azaltmak, aşınmayı ve enerji yitimini önlemek için göbeklerdeki yataklara yerleştirilen, çoğunlukla çelikten, küçük yuvarlak.

BAYATLAMAK

Bayat duruma gelmek, tazeliğini yitirmek. Güncelliğini, önemini, özelliğini yitirmek.

BAYAT

Taze olmayan. Güncelliğini, önemini, özelliğini yitirmiş, çok söylenmiş. Çorum iline bağlı ilçelerden biri. Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri. Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri.

AZALMAK

Az denecek bir miktara inmek. Etkisini yitirmek, hafiflemek. Eskisinden az bir duruma gelmek.

ANESTEZİ

Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi. Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması.

ABULİ

İrade yitimi.

BATIRMAK

Bir şeyin sıvı veya yumuşak bir maddenin içine gömülmesine yol açmak, batmasını sağlamak. Kirletmek. Yitirmek. Mahvetmek. Bir kimseyi çekiştirip iyice kötülemek. Bir işte kazanç sağlayamaz duruma gelmek.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ADSIZ

Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.

AZALTMAK

Az denecek bir miktara indirmek. Eskisinden az bir duruma getirmek. Etkisini yitirmesine sebep olmak, hafifletmek.

BAYILMAK

Baygın duruma girmek, uyur gibi olmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek. Vermek, ödemek. Sıcak, açlık, susuzluk, yorgunluk vb. etkenlerle dayanma gücünü yitirmek. Çok hoşlanmak, çok sevmek.

AFAZİ

Söz yitimi.

BELGELİ

Belgesi olan (kimse). İki yıl üst üste sınıfta kaldığı için okula devam etme hakkını yitirerek belge alan (öğrenci).