Sonu YEĞ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yeğ" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yeğ ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yeğ olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yeğ olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YEĞ

Bir başkasından daha çok beğenilip tercih edilen, üstün görülen, müreccah.

İYEĞ

Törpü, eğe.

  -   -   -  

Anlamında YEĞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YEĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MODÜLASYON

Bir sesin yayılmasında ortaya çıkan yeğinlik, vurgu, ton değişimlerinden her biri. Bir dalganın genlik, evre ve sıklığının bir yasaya göre zaman içinde farklılaşması. Bir müzik eserinde esas tondan başka bir tona geçiş.

PRAFA

İskambil kâğıtlarıyla oynanan bir oyun türü. Yeğleme.

KUZEN

Erkek yeğen.

EFDAL

Erdemli. Yeğ tutulan, tercih edilen.

EVLA

Daha iyi, yeğ.

YEĞİNLEŞME

Yeğinleşmek işi.

TERCİHEN

Yeğleyerek, yeğleme yolu ile.

MÜRECCAH

Yeğ.

TERCİH

Yeğleme.

ŞEDİT

Yeğin, şiddetli.

ŞİDDET

Bir hareketin, bir gücün derecesi, yeğinlik, sertlik. Duygu ya da davranışta aşırılık. Hız. Kaba güç. Bir hareketten doğan güç. Karşıt görüşte olanlara kaba kuvvet kullanma.

HAFİFSEMEK

Bir kimseyi veya bir şeyi önemsememek, yeğnisemek, istihfaf etmek.

ÜSTÜNSEMEK

Üstün, iyi, yeğlenir olduğuna inanmak.

HAFİF

Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Gücü az olan, belli belirsiz. Güç ya da yorucu olmayan, kolay. Etkisi az olan, sert karşıtı. Önemli olmayan. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Kalınlığı veya yoğunluğu az olan.

RÜÇHAN

Üstünlük. Öncelikli. Yeğlik.

SEÇMEK

Benzerleri arasında hoşa gideni seçip almak veya yararlanmak için ayırmak. Ne olduğunu anlamak, fark etmek. Birine oy vererek bir göreve getirmek. Titiz davranmak, kolay kolay beğenmemek. Farklı görmek, üstün görmek. Üstün, iyi, uygun bularak yeğlemek. Tercihini bir yönde kullanmak.

HAFİFSEME

Hafifsemek işi, yeğniseme, istihfaf.

KUZİN

Kız yeğen.

DOYMA

Doymak işi. Bir gazın, belli bir sıcaklıkta o sıcaklığa özgü olan en büyük basınç altında bulunması. Bir sıvının içinde belli bir cisimden eriyebilecek en çok miktarın erimiş bulunması, işba. Yeğinliği gittikçe artırılan bir manyetik alanın içindeki bir çelik çubuğun alabileceği en çok manyetizmayı almış olması.

PROSTAT

Erkeklerde idrar torbasının altında bulunan, siyeğin başlangıç bölümünü çevreleyen ve meni yapımında görev alan, iç salgı da salgılayan bez, kestanecik. Bu organda oluşan hastalık.