Kelimeler arşivi içinde; başında "yedi" olan, toplam 68 adet kelime bulunmaktadır. yedi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yedi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yedi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YEDİALTMIŞBEŞLİK
YEDİKIZKARDEŞ, YEDİKARDEŞLER, YEDİUYUKLAYAN, YEDİKARDAŞLAR
YEDİREBİLMEK, YEDİYANARLAR
YEDİREBİLME, YEDİŞERLEME
YEDİKARDAŞ, YEDİNCİLİK, YEDİRGEMEK, YEDİRİLMEK, YEDİSALKIM, YEDİKARDEŞ, YEDİKANDİL, YEDİYARLAR, YEDİYAPRAK, YEDİGARDAŞ
YEDİRTMEK, YEDİYAZMA, YEDİPINAR, YEDİYAŞAR, YEDİBÖLÜK, YEDİRİLME, YEDİŞERLİ, YEDİGELİN, YEDİŞEHRİ, YEDİKAVAK, YEDİGELLİ, YEDİVEREN, YEDİURGAN
YEDİRTME, YEDİRMEK, YEDİAĞIZ, YEDİÖREN, YEDİTEPE, YEDİOLUK, YEDİLMEK, YEDİDELİ, YEDİEMİN, YEDİLEME, YEDİKUYU, YEDİGÖZE, YEDİKAPI
YEDİNCİ, YEDİBAĞ, YEDİYAR, YEDİGEN, YEDİGER, YEDİGİR, YEDİGÖZ, YEDİŞER, YEDİKER, YEDİKÖR, YEDİYOL, YEDİRME, YEDİLER, YEDİLİK, YEDİLME
YEDİSU, YEDİLİ, YEDİCİ, YEDİYE
YEDİZ, YEDİN, YEDİL
YEDİ
YEDİ
Altıdan sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 7 ve VII rakamlarının adı. Altıdan bir artık.
YEDİYANARLAR
Ağustostan yedi gün önce başlayıp, yedi gün sonra biten sıcaklar.
YEDİNCİLİK
Yedinci olma durumu.
YEDİALTMIŞBEŞLİK
Namlusu 7,65 milimetre çapında olan bir tabanca türü.
YEDİKARDAŞLAR
Büyükayı da denilen yıldız takımı.
YEDİSALKIM
Van kenti, Kırkgeçit bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
YEDİŞERLEME
Bir dalga fırtınası.
YEDİKIZKARDEŞ
Ülker.
YEDİKARDEŞ
Büyükayı'yı oluşturan yedi yıldız.
YEDİUYUKLAYAN
Kemiriciler (Rodentia) takımının, yediuyuklayangiller (Gliridae) familyasından, 17 cm kadar uzunlukta, 14 cm kadar kuyruğu olan, karnı beyazımsı, kış uykusuna yatan, toplu hâlde göç eden, Avrupa'da bahçe ve ormanlarda yaşayan bir tür.
YEDİKARDAŞ
Büyükayı da denilen yıldız takımı.
YEDİKARDEŞLER
Büyükayı da denilen yıldız takımı.
YEDİREBİLME
Yedirebilmek işi.
YEDİRİLMEK
Yedirme işi yapılmak.
YEDİRGEMEK
Ürkmek, korkmak, korkudan ürpermek.
YEDİREBİLMEK
Yedirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde YEDİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BOĞAZ
Boynun ön bölümü ve bu bölümü oluşturan organlar, imik, kursak. Yiyeceği içeceği sağlanan kimse. İki kara arasındaki dar deniz. İki dağ arasında dar geçit. Yeme içme. Şişe, güğüm vb. kaplarda ağza yakın dar bölüm. Yedirip içirme yükümü, iaşe.
AŞEVİ
Lokanta. Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane. Tekkelerde yemek pişirilen yer.
HAFTA
Birbiri ardınca gelen yedi günlük dönem.
BÜYÜKAYI
Kuzey yarım kürede yedi parlak yıldızı yardımıyla Kutup Yıldızı'nı bulmada kullanılan takımyıldız, Yedigir, Dübbüekber.
İAŞE
Yedirip içirme, besleme, bakma.
DOYURMAK
Açlığını gidermek. Doyma durumuna getirmek. Bir maddenin içine alabileceği kadar başka bir madde katmak. Para yedirmek. Geçindirmek, yaşamasını sağlamak. Kandırıcı, inandırıcı olmak, tatmin etmek.
GÖKKUŞAĞI
Düşmekte olan yağmur damlacıklarında güneş ışınlarının kırılıp yansımasıyla gökyüzünde oluşan yedi renkli, kemer biçimindeki görüntü, alkım, ebekuşağı, ebemkuşağı, eleğimsağma, hacılarkuşağı, meryemanakuşağı, alaimisema.
LOHUSALIK
Lohusa olma durumu. Doğumdan sonraki yedi veya kırk günlük dönem.
HAMURSUZ
Hamursuz Bayramı dolayısıyla Yahudilerin yapıp yedikleri bir tür mayasız çörek.
KARAYILAN
Boyu uzun, başı iri pullarla örtülü, zararlı hayvanları yediği için tarıma yararlı, tehlikesiz bir yılan (Coluber).
LİRA
Yüz kuruş değerinde Türk para birimi, teklik. Yedi gram ağırlığında altın sikke, sarı lira. Bazı ülkelerin para birimi.
BESLEMEK
Yiyecek ve içeceğini sağlamak. Eklemek, katmak, çoğaltmak. Bir duyguyu gönülde yaşatmak. Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek. Maddi yardım yapmak, desteklemek. Yetiştirmek. Yedirmek. Semirtmek.
KOĞUŞ
Kışla, okul, tutukevi, hastane vb. kalabalık yerlerde, içinde birçok kimsenin yattığı veya barındığı büyük oda. Osmanlı Devleti'nde devşirilen çocuklara acemi ocağında eğitim ve öğretimin verildiği, birbirini izleyen yedi oda.
KANTİN
Kışla, fabrika, okul vb. yerlerde yiyecek ve içecek maddelerinin satıldığı yer. Bu gibi kurumlarda işletilen ve yalnız o kuruma bağlı kimselerin yemek yediği lokanta.
MANYOK
Sütleğengillerden, sıcak ülkelerde yetişen, yaprakları almaşık, üçü veya yedisi bir arada yelpaze durumunda olan, büyük bir ağaç (Manihot utilissima).
KÖFTÜN
Sığırlara yedirilen susam veya keten küspesi.
KUDAS
Hz. İsa'nın havarileriyle birlikte yediği son yemeği anmak için, Hristiyanların kilisede bir kap içinde ekmek ve şarabı kutsayarak yaptıkları tören, liturya.
ÇAYIRLAMAK
Çayırlanmak. Hayvan yediği çayırdan hastalanmak.
BESİ
Yaşatmak ve geliştirmek için gereken besinleri yedirip içirme işi. Bir şeyi istenilen durumda tutmak veya oturtmak için kullanılan takoz vb. şeyler.
HAZIMSIZ
Yediklerini kolay sindiremeyen. Yersiz davranışlara karşı susmak elinden gelmeyen (kimse). Benimseyemeyen, katlanamayan, kabullenemeyen.