Kelimeler arşivi içinde; başında "yayan" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. yayan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yayan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yayan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YAYAN
Yürüyerek giden. Yürüyerek, yaya. Bilgisiz.
YAYANCA
Yaya olarak.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAYAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKTARICI
Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.
TABANVAY
Yayan.
AKTİNİTLER
Atom numaralan 89 - 103 arasında olan aktinyum, toryum, uranyum gibi doğal ya da amerikyum, berkelyum, plütonyum gibi yapay elementler serisi. Aktinitler, uzun ömürlü alfa ışını yayan izotoplardır.
YAYA
Yürüyerek giden kimse. Osmanlılarda Yeniçeri Ocağından önceki dönemlerde Türklerden kurulan asker teşkilatı ve askeri. Yayan. Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş kimse.
SEMAN
Diş köklerini kaplayan sert madde. Bir metalle temas durumunda ısıtılan ve yüksek sıcaklıkta ayrışarak taşıdığı elementlerden bir veya birçoğunu o metalin yüzeyine yayan madde.
BAYDAK
Yayan. Yalnız, tek basma.
YALDIZLI
Üzerine yaldız sürülmüş, yaldızla süslenmiş. Aldatan, göz boyayan.
OSMANLICILIK
Osmanlılık düşüncesini benimseyen ve yayan düşünce akımı.
SİNTİGRAFİ
Gama ışınları yayan radyoaktif bir izotopun organizma içindeki yolunu izlemek temeline dayanan tanı yöntemi.
GREYDER
Altında bulunan ve değişik açılarda çalışabilen bıçağı ile toprağı kazıyan veya yayan yol makinesi.
RADYAN
Bir dairede yarıçap uzunluğundaki yay parçasını gören merkez açıya eşit açı ölçme birimi. Işın ya da ısı yayan.
DABANDORUYA
Yayan, yürüyerek.
HAVARİ
Yardımcı. Bağlı olduğu önderinin düşünce ve inançlarını yayan kimse. Hz. İsa'nın öğüt ve inançlarını yayma işiyle görevlendirdiği on iki yardımcısından her biri.
SİVRİSİNEK
Çift kanatlılardan, insan ve memeli hayvanların kanıyla beslenen, birçok türü bulunan ve bir türü sıtma mikrobu aşılayan, sulak, bataklık yerlerde çok üreyen ve bulaşıcı hastalıkları yayan uçucu böcek (Culexpipiens).
OLGUCULUK
Araştırmalarını olgulara, deneylere, gerçeklere dayayan, fizikötesi açıklamaları kuramsal olarak olanaksız ve yararsız gören Auguste Comte'un açtığı felsefe çığırı, pozitivizm. Bu çığırın gerçekçilik akımını doğuran edebî eserlerde uygulanmış biçimi.
YÜRÜMEK
Adım atarak ilerlemek, gitmek. Yol almak. Faiz, hesap edilmek, işlemek. Karada ya da suda, herhangi bir yöne doğru sürekli olarak yer değiştirmek. Bir yere gelmek, bir yere ulaşmak, kaplamak. Geçmek, ilerlemek, değişmek. Çocuk ayakları üzerinde gezecek duruma gelmek. Yayan gezmek, yayan gitmek. Gereği gibi yapılmak veya ilerlemek. Ölmek. Bir işte ileri gitmek. Üzerine doğru gitmek, akın etmek, saldırmak, hücum etmek.
RADYATÖR
Hava, su veya buharı ısıtmak veya soğutmak suretiyle meydana gelen sıcaklığı veya soğukluğu yayan, böylece ısıtma ve soğutmada kullanılan cihaz. Bağlı bulunduğu motordaki ısı derecesinin yükselmesini önleyen soğutucu.
YILDIZ
Çekirdeğinde oluşan füzyon sonucunda açığa çıkan enerjiyi uzaya ışınım biçiminde yayan, ışıklı gök cisimlerinden her biri. Bu biçimde olan. Bir toplulukta, bir meslekte, üstün başarı gösteren kimse. Kuzey 360°'lik yön, kuzey. Baht, şans, talih. Bir noktadan çevreye beş veya daha fazla çıkıntısı olan çok köşeli şekil. Sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçısı, star.
DABANDORU
Yayan, yürüyerek.
OTOSTOP
Bir yayanın yoldan geçen bir otomobili durdurarak binmesi ve gideceği yere para vermeden gitmesi.