Sonu YASLA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yasla" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yasla ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yasla olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yasla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YASLA

Hayvan yemliği.

  -   -   -  

Anlamında YASLA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YASLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KARŞILAŞTIRMA

Kişi ve nesnelerin benzer veya aynı yanlarını incelemek için kıyaslama, mukayese.

MÜSTENİT

Dayanan, yaslanan.

KIYASLANMAK

Kıyaslama işi yapılmak, karşılaştırılmak.

ORANLAMAK

Ölçmek, hesaplamak, hesap etmek. Eşit tutmak. Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak hüküm vermek, tahmin etmek. Karşılaştırmak, kıyaslamak.

MİNDER

İçi yumuşak bir malzeme ile doldurularak dikilen, oturmaya, yaslanmaya yarar şilte. Yer alıştırmalarında ve atlamalarda, düşmelerin sertliğini gidermek için kullanılan, deri veya kauçuktan yapılmış şilte. Güreş karşılaşmalarının üzerinde yapıldığı, en az 10 santimetre kalınlığında, 9 metre çapında bir çember çizilmiş olan, çaprazlama köşeleri kırmızı ve mavi renklerle belirlenmiş yaygı.

NAZARAN

Göre, oranla, kıyasla.

KIYASLAMA

Kıyaslamak işi, mukayese.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

ABANDIRMAK

Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.

YASTAMAK

Dayamak, yaslamak.

MUKAYESE

Benzeterek veya karşılaştırarak değerlendirme, karşılaştırma, kıyaslama.

JURO

İkinci Çağın triyasla kretase arasında kalan dönemi.

İSTİNAT

Dayanma, yaslanma. Bir şeyi kanıt sayma. Güvenme, kuvvet alma.

YASLAMA

Yaslamak işi.

KAYKILMAK

Arkaya doğru eğilerek, yaslanarak oturmak.

ORANLA

Herhangi bir şeye göre, herhangi bir şeyle kıyaslayarak, nispeten.

KARŞILAŞTIRMAK

Karşılaştırma işini yaptırmak. Kişi ve nesnelerin benzer veya ayrı yanlarını incelemek için kıyaslamak, mukayese etmek. Dikişte giysinin bir yanına yapılmış olan işlemi, eşitlik sağlamak amacıyla öbür yanında uygulamak.

DAYANMAK

Bir yere yaslanmak, kendini dayamak. Varmak, ulaşmak. Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek. Uzun süre kullanılmaya uygun olmak. Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek. Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek. Yetişmek, yeter olmak. Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak. Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek. Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak. Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak.

DAYAMAK

Yaslamak. Bir yerden, bir kimseden yararlanmak, güç almak. Korkutmak için hızla, öfkeyle yaklaştırmak, uzatmak. Kalitesiz, kötü veya çürük bir malı, gizlice iyi olanların arasına katıp müşteriye satmak. Kapı veya pencereyi ardına kadar açmak. Varmak, ulaşmak. Vakit geçirmeden, bekletmeden vermek.

YASLANMA

Yaslanmak işi.