Kelimeler arşivi içinde; başında "yara" olan, toplam 137 adet kelime bulunmaktadır. yara ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yara ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yara olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YARARLANILABİLMEK
YARARLANDIRILMAK, YARARLANILABİLME
YARARLANABİLMEK, YARARLANDIRILMA, YARAŞDURUBİLMEK
YARALANABİLMEK, YARALAYABİLMEK, YARARLANABİLME, YARARLANDIRMAK, YARATILABİLMEK
YARALANABİLME, YARALAYABİLME, YARAMAZLAŞMAK, YARARLANDIRMA, YARARLANILMAK, YARAŞIKSIZLIK, YARATILABİLME
YARADANCILIK, YARADILIŞTAN, YARADIŞÇILIK, YARAMAZLAMAK, YARAMAZLAŞMA, YARANABİLMEK, YARARLANILMA, YARAŞLIYÜRÜK, YARATABİLMEK, YARATILINMAK, YARATIMCILIK, YARATIŞÇILIK, YARATIVERMEK, YARAYABİLMEK
YARADILIŞLI, YARAKLANMAK, YARAKLANMIŞ, YARANABİLME, YARANDIRMAK, YARARLANMAK, YARARSIZLIK, YARAŞDURMAK, YARAŞTIRMAK, YARATABİLME, YARATICILIK, YARATIVERME, YARAYABİLME, YARAYAPRAĞI
YARABİLMEK, YARADILMIŞ, YARAGANNIH, YARAKLAMAK, YARALANMAK, YARAMAZLAR, YARAMAZLIK, YARAMAZRAK, YARANBOĞUŞ, YARANDIRMA, YARANYARIŞ, YARARCILIK, YARARLANAN, YARARLANMA, YARARLILIK, YARARSIZCA, YARAŞIHSIZ, YARAŞIKLIK, YARAŞIKSIZ, YARAŞTIRMA, YARATILMAK, YARATIMSAL, YARAYIŞSIZ
YARABİLME, YARADANCI, YARADILIŞ, YARAKDİŞİ, YARALAMAK, YARALANIŞ, YARALANMA, YARAMAZCA, YARASALAR, YARAŞIKLI, YARATILIŞ, YARATILMA, YARATIMCI, YARAYIŞLI, YARAYİŞLİ
YARALAMA, YARAMSIK, YARAMSUH, YARANLIK, YARANMAK, YARARLIK, YARARSIZ, YARAŞMAK, YARATGAN, YARATICI, YARATMAK
YARADAN, YARAĞAN, YARAĞIL, YARAKAN, YARAKCI, YARAKLI, YARAKLU, YARALLI, YARAMAH, YARAMAK, YARAMAZ, YARAMIŞ, YARANIŞ, YARANMA, YARANNI, YARAOTU, YARARCI, YARARER, YARARLI, YARAŞIH, YARAŞIK, YARAŞIR, YARAŞLI, YARAŞMA, YARATIG, YARATIH, YARATIK, YARATIM, YARATIŞ, YARATMA
YARALI, YARALİ, YARAMA, YARANA, YARASA, YARATI
YARAH, YARAK, YARAN, YARAR, YARAŞ
YARA
YARA
Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik. Dert, üzüntü, acı. Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık. Vücutta işlemekte olan çıban.
YARARLANDIRMA
Yararlandırmak işi, faydalandırma.
YARAMAZLAŞMAK
Çocuk söz dinlememek, rahat durmamak, yasak edilen şeyleri yapmakta ayak diremek.
YARAŞDURUBİLMEK
Münasip düşürmek.
YARARLANABİLME
Yararlanabilmek işi.
YARALAYABİLMEK
Yaralama imkânı veya olasılığı bulunmak.
YARALANABİLMEK
Yaralanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YARATILABİLMEK
Yaratılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YARARLANDIRMAK
Yararlanma işini yaptırmak, faydalandırmak.
YARALAYABİLME
Yaralayabilmek işi.
YARARLANILABİLMEK
Yararlanılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YARARLANABİLMEK
Yararlanma olasılığı bulunmak.
YARARLANILABİLME
Yararlanılabilmek işi.
YARARLANDIRILMAK
Yararlanma işi yaptırılmak, faydalandırılmak.
YARALANABİLME
Yaralanabilmek işi.
YARARLANDIRILMA
Yararlandırılmak işi, faydalandırılma.
Bu bölümde tanımı içerisinde YARA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇIKTAN
Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.
AFACAN
Zeki ve yaramaz (çocuk).
AÇAN
Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.
AERODİNAMİK
Hareket hâlinde olan bir cisim üzerinde havanın yarattığı etkiyi inceleyen bilim. Gazların hareketini inceleyen bilim dalı. Bu bilim alanlarıyla ilgili olan.
ADAPTÖR
Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.
AÇIKGÖZ
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).
AÇIKÇI
Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
AĞAÇÇIK
Taflan gibi dalları dibinden başlayarak çatallanan küçük ağaç.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AÇIKLIKÖLÇER
Bir mikroskobun açıklığını ölçmeye yarayan alet.
ADAMCA
İnsana yaraşır bir biçimde, adamcasına. İnsan sayısı bakımından.
ADAM
İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
AFACANLIK
Afacan olma durumu, yaramazlık.
AFACANLAŞMAK
Yaramazlaşmak, yaramaz, ele avuca sığmaz duruma gelmek.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.