Kelimeler arşivi içinde; başında "uyuşma" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. uyuşma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu uyuşma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde uyuşma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
UYUŞMAZLIK
UYUŞMAMA
UYUŞMAK
UYUŞMA
UYUŞMA
Uyuşmak (I) işi. Uzlaşma.
UYUŞMAK
Soğuk, basınç vb. yüzünden vücudun bir yerinde, duygu ve hareket geçici olarak azalmak. Bir iş, düşünce, görüş vb. üzerinde anlaşmaya varmak, uzlaşmak, mutabık kalmak. Her konuda birbirine uymak, imtizaç etmek.
UYUŞMAMA
Tutum, görüş, kanıları ölçülen çeşitli kişilerin ya da aynı bireyin yanıtları arasındaki benzemezlik ya da terslik.
UYUŞMAZLIK
Uyuşmama durumu. Son sesi -k olan bir sözcüğe -k ile biten bir ek getirildiğinde ilk -k sesinin düşmesi olayı: küçükcük küçücük gibi.
Bu bölümde tanımı içerisinde UYUŞMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İTTİFAK
Anlaşma, uyuşma, bağlaşma. Oy birliği.
Kİ
Anlam bakımından birbirleriyle ilgili cümleleri birbirine bağlayan bir söz. "Öyle, o kadar, o denli" vb.nden sonra, kullanıldığı cümleye güç katan bir söz. Özneyi, tümleci güçlendirerek cümlenin temel bölümüne bağlayan bir söz. Yakınma, kınama vb. duygular anlatmak için bir cümlenin sonuna getirilen bir söz. İkinci cümledeki yargının birincideki hareketin yapılışı sırasında görülerek şaşıldığını bildiren bir söz. Bir soru cümlesinin sonuna getirildiğinde şüphe veya endişe anlatan bir söz. Bazı kelimelerin sonuna bir ek gibi eklenerek birtakım zarflar, yeni edatlar oluşturan bir söz: Belki, çünkü, hâlbuki, mademki, sanki gibi. İki cümlede anlatılan durumların uyuşmazlığını bildiren bir söz.
MÜBAYENET
Ayrılık, başkalık. Karşıtlık, uyuşmazlık.
BİRLEŞMEK
Ayrıyken tek bir bütün durumuna gelmek. Kaynaşmak. Uyuşmak, aynı görüşte olmak. Buluşmak, bir araya gelmek. Cinsel ilişkide bulunmak. Aynı amaç çevresinde toplanmak.
İMTİZAÇ
Karışabilme. Birbirini tutma, uyum sağlama, uygunluk. İyi geçinme, uyuşma. Kaynaşma.
İTİLAF
Anlaşma, uyuşma, uzlaşma.
DOĞRULUK
Doğru ve dürüst olma durumu, doğru olana yakışır davranış, dürüstlük, adalet. Düşüncenin gerçekle uyuşması, yargı ve önermelerin gerçeğe uygun olması.
BAĞDAŞMAZLIK
Uyuşmazlık. Geçimsizlik.
KAMAŞMAK
Ekşi bir şey sebebiyle dil, damak veya diş uyuşmak.
İHTİLAF
Ayrılık, anlaşmazlık, aykırılık, uyuşmazlık.
DOKUNMAK
Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak, değmek, el sürmek, temas etmek. Almak, kullanmak, el sürmek. Karıştırmak. Onur, anlayış vb. ile uyuşmaz bir durum ortaya çıkmak. İnsanın içine işlemek, duygulandırmak, etkilemek, koymak, batmak. Hafifçe değmek. Sağlığını bozmak. Dokuma işi yapılmak. Tedirgin etmek, sataşmak. İlişkin, ilgili olmak, değinmek.
BAĞDAŞMAZ
Uyuşmaz, tutarsız.
DOĞRUCULUK
Doğrucu olma durumu, harbicilik. Bir insanın söz ve hareketleriyle düşünüşünün, kanaat ve inançlarının uyuşması.
KAYNAŞMAK
Ayrılmayacak bir biçimde birleşmek. Çok kalabalık ve hareketli olmak, hareket etmek. Birleşmek. Uyuşmak, yakın ilişki kurmak, derinleştirmek, iyi anlaşmak. Huzursuzluk çıkmak. Birbirine iyice uymak.
POLİTİKA
Devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü, siyaset, siyasa. Davranış biçimi, düşünce yapısı. Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşama, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanma vb. yollarla işini yürütme.
ANTANT
Anlaşma, uyuşma, uzlaşma, mutabakat.
ANLAŞMA
Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.
ANLAŞMAZLIK
İki veya daha çok tarafın düşünce ve amaçları arasında ayrılık, uyuşmazlık, ihtilaf, ikilik, maraza, sürtüşme.
ÖRTÜŞMEK
Aynı noktalarda ve düzlemlerde kesişmek. İki görüş, düşünce, sözcük, cümle birbiriyle tam olarak uyuşmak.
ANLAŞTIRMAK
Anlaşmayı, uzlaşmayı, uyuşmayı sağlamak.