UYLUK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "uyluk" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. uyluk ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu uyluk ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde uyluk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

UYLUK

Kalçadan dize kadar olan bacak bölümü.

  -   -   -  

Anlamında UYLUK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UYLUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HOMAÇA

Kalça kemiği, uyluk kemiği. Büyük kemik. Sığırların topuk kemiği.

FEMORALİS

Uyluğa ait, uylukla ilgili olan.

HONT

Geniş, bol. Sözü anlaşılmayan, tutuk kişi. Asık yüzlü kişi. Bezden yapılmış top. Uyluk kemiği. Alçalma, tenezzül.

İPLİCEK

Uyluk kemiğini kalçaya bağlayan kas. İki kemiği birbirine tutturan kas. Hayvanların oynak yerlerindeki kemiklerin içindeki ilik. İnce, küçük. Tenya, şerit. Karaciğer ve gırtlakta meydana gelen bir çeşit hastalık, yemen çıbanı. Omaca kemiğinin başındaki sinir.

FEMUR

Uyluk kemiği. Böceklerde veya akarlarda, üstte trokantere bağlı, altta böceklerde tibya ile akarlarda patellayla eklem yapan podomer. 1.Uyluk kemiği. Böcek ve örümceklerde bacak bölütlerinin dipten üçüncüsü.

KASIK

Vücudun karın ile uyluk arasındaki bölümü.

HOMÇA

Kalça kemiği, uyluk kemiği. Üzerinde odun kırılan kütük. Ucu yanmış odun. Kalça.

FİLİ

Kapı, pencere ve dolabın sürgüsü ya da mandalı. Uyluk kemiği. Kol ya da bacak kemiklerinin çıkıntıları, kenetleri. İpten yapılmış özengi. Dilim: Kaymaklı kadayıf filiciklerini kes keste ye.

ALT

Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.

OYLUH

But. Uyluk.

KULUNETİ

Uyluk eti.

PEŞREV

Klasik Türk müziğinde faslın giriş taksiminden sonra, şarkıdan önce çalınan parça. Halk hikâyelerinde, türkülerin okunup çalınışı sırasında türkü aralarına katılan mâni türünden küçük türküler. Güreşe tutuşmadan önce pehlivanların ellerini birbirine ve uyluklarına vurarak ve hafifçe sıçrayarak yaptıkları gösteri.

DİZ

Kaval, baldır ve uyluk kemiğinin birleştiği yer. Oturulduğunda uyluğun üst yanı.

PATANÇ

Uyluk.

SAVURMA

Savurmak işi. Kol, bacak vb. vücut bölümlerinin ağırlıklarından yararlanarak omuz ve uyluk eklemleri çevresinde türlü yönlere doğru hızla çevirme.

HOMA

Kalça kemiği, uyluk kemiği. Dik, yüksek.

HAMA

Kaynamış sütün üzerindeki kaymak. Hemen, şimdi. Kalça kemiği, uyluk kemiği. Hemen. Ama. Hemen, derhâl, bk. heman, hemman.

HONÇ

Kalça kemiği, uyluk kemiği.

HİGROM

Sıvı birikimi nedeniyle genişlemiş kist, kese veya bursa. Genellikle, kemik çıkıntıları üzerindeki deri altında sonradan biçimlenen kese benzeri yapıların içerisinde musinöz, kanamanın derecesine bağlı olarak sarıdan kırmızı renge değişen sıvı birikimiyle belirgindir. Basıncın nasır oluşturmadığı olgularda kalıcı dekübitis ülserleri, hematom ve sonunda higrom biçimlenir. Daha çok iri cüsseli köpeklerin dirseklerinin yanal yüzünde ve uyluk kemiğinin trokanter mayoründe ve kalça çıkıntısında görülür.

HOMACA

Kalça kemiği, uyluk kemiği.