UYAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "uyak" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. uyak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu uyak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde uyak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

UYAKDURMAK, UYAKSIZLIK

7 harfli kelimeler

UYAKMAK, UYAKSIZ, UYAKTAŞ

6 harfli kelimeler

UYAKLI, UYAKSI

4 harfli kelimeler

UYAK

Bazı kelimelerin anlamları

UYAK

Şiirde dizelerin sonunda tekrarlanan ve aynı ahengi veren heceler veya aynı görevde olmayan ancak benzeşen sesler, kafiye.

UYAKSIZLIK

Uyaksız olma durumu, kafiyesizlik.

UYAKSI

Anlamları, görevleri bir olan sözcüklerle ya da eklerle uyak yapma aksaklığı.

UYAKSIZ

Uyağı bulunmayan, kafiyesiz.

UYAKLI

Uyağı bulunan, kafiyeli, mukaffa.

UYAKTAŞ

Dizeleri birbiriyle uyaklı koşa. bk. tekuyaklı.

UYAKMAK

Gurubetmek, yıldız batmak.

UYAKDURMAK

Gurubettirmek.

  -   -   -  

Anlamında UYAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UYAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MUKAFFA

Uyaklı.

ŞARKI

Tonlama değişiklikleriyle çeşitli duygular uyandıran uyumlu, ezgili insan sesleri dizisi. Divan edebiyatında, bestelenmek için dörtlükler biçiminde ve uyaklı olarak yazılmış olan şiir biçimi. Klasik Türk müziğinde aşk üzerine söylenen, nakaratı ve ara nağmesi olan parça. Ezgi, müzik parçası, melodi, liet.

NAZİRE

Karşılık olarak, benzetilerek yapılmış olan davranış, söz. Başka bir manzume örnek alınarak aynı ölçü ve aynı uyakla yazılan şiir.

GAZEL

Divan edebiyatında 5-10 beyit arasında değişen, ilk beytinin dizeleri birbiriyle, sonraki beyitlerinin ikinci dizeleri birinci beyitle uyaklı, genel olarak lirik konularda yazılan nazım biçimi. Klasik Türk müziğinde belli bir kurala bağlı olmadan bir kişi tarafından sazlardan birinin eşliğinde söylenen, söyleyenin ses gücünü göstermesine de olanak veren müzik eseri. Sonbaharda kuruyup dökülen ağaç yaprağı.

MESNEVİ

Her beyti ayrı uyaklı bir divan edebiyatı nazım biçimi. Bu türdeki eserlerin genel adı.

KAFİYELİ

Uyaklı.

KAFİYESİZLİK

Uyaksızlık.

KAFİYESİZ

Uyaksız.

KASİDE

On beş beyitten az olmayan, bütün beyitlerin ikinci dizeleri en baştaki beyit ile uyaklı olan ve çoğu kez büyükleri övmek için yazılan divan edebiyatı şiir türü.

SECİ

Nesirde yapılmış olan uyak.

DÖŞEME

Döşemek işi. Bir yapının döşenmesine yarayan her türlü eşya, mefruşat. Halk edebiyatında ve türkülerden önce söylenen, bazen tekerleme biçiminde olan uyaklı giriş bölümü. Taşıtların koltuk, taban, tavan vb. yerleri. Yapılarda taban üzerine döşenen tahta vb. kaplama. Koltuk, kanepe, divan vb.nin kumaş, yay, pamuk vb. bölümleri.

SIZMAK

İnce aralıklardan veya gözeneklerden az miktarda ve belli olmadan yavaş yavaş akmak, çıkmak. Gizlice, haber vermeden gitmek, sıvışmak. Herhangi bir topluluğu, bir örgütü yolundan saptırmak için gizlice arasına girmek. Gizli tutulan haber, sır vb. şeyler duyulmak, yayılmak. İçki, yorgunluk vb. sebeplerle kendinden geçerek uyuyakalmak. Düşman mevzileri arasına gizlice girmek ve ilerlemek.

KAFİYE

Uyak. Halk edebiyatında ayak.

ASONANS

Aynı aksanı veren ünlüyü ondan sonra veya önce gelen ünsüzü dikkate almadan her dizenin sonunda tekrarlama biçiminde yapılmış olan uyak.

REDİF

Şiirde uyaktan sonra tekrarlanan, aynı harflerden oluşan kelime veya ek, yedek. Son dönem Osmanlı ordusunda, askerlik görevini bitirdikten sonra yedeğe ayrılan er.

KOŞMA

Koşmak işi. Bir halatı, ağacı pekiştirmek için yanına konulan halat veya ağaç. Sazla okunmak için hece ölçüsü ile yazılmış, ilk kıtasının birinci, ikinci ve dördüncü dizeleriyle öteki kıtalarının dördüncü dizeleri birbiriyle, kalan dizeler de kendi aralarında uyaklı, konuları sevgi ve doğa olayları olan bir halk şiiri.

TEKERLEME

Tekerlemek işi. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışı. Orta oyununda, özellikle Kavuklu'nun kullandığı sözler. Birbiriyle uyumlu hazır söz kalıbı. Çoğunlukla basmakalıp söz. Çoğunlukla, masalların genel olarak başında bulunan "Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde." gibi uyaklı giriş veya ara sözler.

AYAK

Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

BİÇİM

Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

BAŞKAFİYE

Dize başlarında aynı kelime olmamak kaydıyla aynı sesleri veren kelimelerden oluşan uyak.