Kelimeler arşivi içinde; sonunda "umut" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu umut ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında umut olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde umut olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
UMUT
Ummaktan doğan duygu, ümit. Olması beklenilen veya olacağı düşünülen şey, ümit. Bu duyguyu veren kimse veya şey, ümit.
KURUMUT
Armut kurusu. Kızıl ağaca benzer bir yaban ağacı ve kozalak gibi olan meyvesi.
TUMUT
Tümsek.
Bu bölümde tanımı içerisinde UMUT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
UMUTLANDIRMAK
Umut vermek, umutlanmasına yol açmak, ümitlendirmek.
ÜMİTLENME
Umutlanma.
ÜMİTLENDİRME
Umutlandırma.
MİHRAP
Cami, mescit vb. yerlerde Kâbe yönünü gösteren, duvarda bulunan ve imama ayrılmış olan oyuk veya girintili yer. Umut bağlanan yer.
UMUTLANMA
Umutlanmak durumu, ümitlenme.
ÜMİT
Umut.
KIRILMAK
Kırma işine konu olmak, bir veya birçok parçaya ayrılmak. Saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçen bir ışın, doğrultu değiştirmek. Cesaret, umut, onur azalmak, yok olmak. Ağaç, dal üzerinde meyve, çiçek, yaprak çok olmak. Bükülerek kat yeri oluşturmak. Kırgınlık duymak. Birine karşı kırgın duruma gelmek, gücenmek, incinmek. Savaş, bulaşıcı hastalık sebebiyle çok sayıda insan ölmek. Soğuk, rüzgâr vb. eski gücü kalmamak, azalmak, yatışmak.
BİİLAÇ
İlaçsız, çaresiz. Umutsuz olarak.
RÜYA
Düş. Gerçekleşmesi imkânsız durum, hayal. Gerçekleşmesi beklenen ve istenen şey, umut.
NEVMİT
Umutsuz, çaresiz. Umutsuz, çaresiz bir biçimde.
ÜMİTLENMEK
Umutlanmak.
BUNALIM
Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz. Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz. Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon. Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire ortaya çıkan fizyolojik değişiklik, kriz. Çöküntü.
UMUTSUZLUK
Umutsuz olma durumu, ümitsizlik, meyusiyet.
FÜTUR
Bezginlik, umutsuzluk, usanç.
UMUTLU
Umudu olan, umut besleyen, ümitli, ümitvar.
ÜMİTLENDİRMEK
Umutlandırmak.
UMU
Umut, istek, arzu.
ÜMİTLENİŞ
Umutlanış.
UMUTLANDIRMA
Umutlandırmak işi, ümitlendirme.
İHYA
Yeniden canlandırma, diriltme. Çok iyi duruma getirme, geliştirme, güçlendirme. Yeni bir güç, umut, erinç verme.