Kelimeler arşivi içinde; başında "umut" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. umut ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu umut ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde umut olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
UMUTLANABİLMEK
UMUTLANABİLME, UMUTLANDIRMAK
UMUTLANDIRMA
UMUTLANMAK, UMUTSUZLUK
UMUTLANIŞ, UMUTLANMA, UMUTLULUK, UMUTSUZCA
UMUTKAYA, UMUTTEPE
UMUTLUH, UMUTSUZ
UMUTLU
UMUT
UMUT
Ummaktan doğan duygu, ümit. Olması beklenilen veya olacağı düşünülen şey, ümit. Bu duyguyu veren kimse veya şey, ümit.
UMUTLANMA
Umutlanmak durumu, ümitlenme.
UMUTSUZCA
Umutsuz bir biçimde, ümitsizce.
UMUTLANMAK
Bir şeyin olmasını inançla beklemek, ümitlenmek.
UMUTLANDIRMAK
Umut vermek, umutlanmasına yol açmak, ümitlendirmek.
UMUTSUZLUK
Umutsuz olma durumu, ümitsizlik, meyusiyet.
UMUTKAYA
Elâzığ kenti, Palu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
UMUTLANABİLME
Umutlanabilmek durumu, ümitlenebilme.
UMUTLANDIRMA
Umutlandırmak işi, ümitlendirme.
UMUTLUH
Umut bağlanan (nesne, yer vb.).
UMUTLULUK
Umutlu olma durumu, ümitlilik.
UMUTSUZ
Umudu olmayan, hiç umudu kalmayan, ümitsiz, nevmit. Düzeleceği veya iyileşeceği sanılmayan, ümitsiz.
UMUTTEPE
Van şehrinde, Çaldıran ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
UMUTLANABİLMEK
Umutlanma imkânı veya olasılığı bulunmak, ümitlenebilmek.
UMUTLANIŞ
Umutlanma iş, ümitleniş.
UMUTLU
Umudu olan, umut besleyen, ümitli, ümitvar.
Bu bölümde tanımı içerisinde UMUT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÜMİTLENİŞ
Umutlanış.
BUNALIM
Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz. Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz. Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon. Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire ortaya çıkan fizyolojik değişiklik, kriz. Çöküntü.
RÜYA
Düş. Gerçekleşmesi imkânsız durum, hayal. Gerçekleşmesi beklenen ve istenen şey, umut.
NEVMİT
Umutsuz, çaresiz. Umutsuz, çaresiz bir biçimde.
ÜMİTLİ
Umutlu. Verim beklenen.
ÜMİTLENME
Umutlanma.
VADETMEK
Bir işi yerine getireceğine söz vermek. Davranışıyla, tutumuyla bir işi yapacağı duygusunu uyandırmak, umut vermek.
ÜMİT
Umut.
YEİS
Umutsuzluktan doğan karamsarlık, üzüntü.
UMU
Umut, istek, arzu.
FÜTUR
Bezginlik, umutsuzluk, usanç.
KIRILMAK
Kırma işine konu olmak, bir veya birçok parçaya ayrılmak. Saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçen bir ışın, doğrultu değiştirmek. Cesaret, umut, onur azalmak, yok olmak. Ağaç, dal üzerinde meyve, çiçek, yaprak çok olmak. Bükülerek kat yeri oluşturmak. Kırgınlık duymak. Birine karşı kırgın duruma gelmek, gücenmek, incinmek. Savaş, bulaşıcı hastalık sebebiyle çok sayıda insan ölmek. Soğuk, rüzgâr vb. eski gücü kalmamak, azalmak, yatışmak.
ÜMİTSİZLİK
Umutsuzluk.
İHYA
Yeniden canlandırma, diriltme. Çok iyi duruma getirme, geliştirme, güçlendirme. Yeni bir güç, umut, erinç verme.
ÜMİTLENDİRME
Umutlandırma.
ÜMİTLENMEK
Umutlanmak.
ÜMİTSİZ
Umutsuz.
MİHRAP
Cami, mescit vb. yerlerde Kâbe yönünü gösteren, duvarda bulunan ve imama ayrılmış olan oyuk veya girintili yer. Umut bağlanan yer.
BİİLAÇ
İlaçsız, çaresiz. Umutsuz olarak.
ÜMİTLENDİRMEK
Umutlandırmak.