Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tırk" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tırk ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tırk olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tırk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TIRK
Peşin.
Bu bölümde tanımı içerisinde TIRK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TIRKIŞ
Suyunu çekerek lapalaşmış (yemek için). Pencere kafesi. Büyüyemeyen, zayıf (çocuk için): Komşunun kızı pek tırkış, dört yaşına girdi hala küçük. Çiçekbozuğu yüzlü kimse.
VIRKITMAK
Su boşaltırken, testi hava kabarcıkları kaçırmak.
EVSMEK
Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek. Tahılın içindeki yabancı cisimleri, çöpleri elle ayıklamak, üzerinden üzerinden almak. Süt, çorba, pekmez ve benzerleri şeyleri kaynatırken kepçe ile savurarak havalandırmak. Harman aktarıldıktan sonra diğren ile saplarını yüze çıkarmak. Dövülmüş buğdayı kabuğundan ayırmak. Kuru mısır tanelerini koçanından ayırmak. Eksiltmek. Tahılın, içindeki yabancı maddeleri bir kap içinde savurmak, temizlemek. Böcek ya da sıçan tahılı yemek, eksiltmek: Buğdayı fare evsmiş. Hububatı yabancı maddelerden temizlemek için bir kap içinde silkerek savurmak.
TIRKAZLANMA
Tırkazlanmak işi.
ROZEHAN
İran'da İmam Hüseyin'in çektiği acıları anlatan öykücülere verilen ad. Bu sanatçı öyküleri anlatırken kalkıp oynar.
TIRKANAŞ
Suyunu çekerek lapalaşmış (yemek için): Yimek tırkanaş olmuş.
TIRKADAK
Çat diye : Öyle kızdırdı ki beni tırkadak çatlıyacağım.
TIRKAZLAMAK
Tırkazı sürmek.
SÜRGÜ
Kapının kapanması için arkasına yatay olarak yerleştirilen demir veya ağaç kol, tırkaz, sürme. Sürülmüş tarlayı bastırmak ve düzeltmek için kullanılan, taştan veya ağaç kütüğünden tarım aracı, tapan. Sıvayı bastırıp düzeltmek için kullanılan büyük mala. Çoğu kez bölümlere ayrılmış bir çubuk üzerinde veya bir cetvelin, bir kumpasın ortasına açılmış bir oluk içinde kayabilen sivri uç veya küçük lama. Hastanın büyük ve küçük abdestini yapabilmesi için altına sürülen kap.
TIRKA
Titiz, her şeye çabuk kızan, sinirli. Sıra, dizi : Fidanları dikerken tırkalı olmasına bakınız. Harman yerinde dövülmek için yapılan sap yığınları. Kapı sürgüsü, dayağı, mandalı.
ORKAÇ
Davar otlatırken mola verilen yer.
TIRKAZLATMAK
Tırkazlama işini yaptırmak, sürgületmek.
TIRKAZLAMA
Tırkazlamak işi.
TIRAKA
Kuzu ya da koyun başlıklarına dikilen küçük çıngırak. Buz tutan gölün buzlarını kırmaya yarayan ağaç parçası. 1.Bakırların son perdah verilmiş durumu. 2.Bakırlara son perdahını veren araç. Eski evlerin kapısındaki sürgüler. Çalım, kibir. İriyarı (insan için). Muska biçimindeki kâğıtlara barut konulup törenlerde patlatılan bir çeşit fişek. Oda duvarlarındaki lamba konulan küçük sergen. Bakırcılıkta bakıra son perdah vermeye yarayan araç. Hayvanların boynuna takılan çan. Buz tutan gölde kayığın ilerlemesi için yol açmakta kullanılan ağaç. Lamba, çiçek ve benzerleri konulan küçük raf. Gürültü. Tırkaz, kapı ardına sürülen ağaç.
TIRKI
Kapı sürgüsü, dayağı, mandalı. Tahıl ölçeğinin dörtte biri: Bir tırkı buğday aldım. Şiniğin yarısı yani bir gaz tenekesinin dörtte biri kadar ölçek. (Senirkent Isparta).
SAVURGU
Pekmez kaynatırken karıştırmaya yarayan delikli kepçe biçiminde sukabağı.
TIRKAZLATMA
Tırkazlatmak işi.
TIRKAZLANMAK
Tırkazlama işi yapılmak.