TIRK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tırk" olan, toplam 25 adet kelime bulunmaktadır. tırk ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tırk ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tırk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

TIRKAZLATMAK, TIRKAZLANMAK

11 harfli kelimeler

TIRKAZLATMA, TIRKASLAMAK, TIRKILDAMAK, TIRKAZLAMAK, TIRKAZLANMA

10 harfli kelimeler

TIRKALAMAK, TIRKILAMAK, TIRKATIRIK, TIRKAZLAMA

8 harfli kelimeler

TIRKADAK, TIRKANAŞ

7 harfli kelimeler

TIRKELİ, TIRKALA

6 harfli kelimeler

TIRKIZ, TIRKIK, TIRKIS, TIRKIŞ, TIRKIÇ, TIRKAZ, TIRKAS

5 harfli kelimeler

TIRKI, TIRKA

4 harfli kelimeler

TIRK

Bazı kelimelerin anlamları

TIRK

Peşin.

TIRKAZLATMA

Tırkazlatmak işi.

TIRKANAŞ

Suyunu çekerek lapalaşmış (yemek için): Yimek tırkanaş olmuş.

TIRKATIRIK

Uygun, tıpatıp.

TIRKAZLANMAK

Tırkazlama işi yapılmak.

TIRKILDAMAK

Kimi nesneler düşünce uzun, titrek ses çıkarmak, tınlamak. Sıçan ve benzerleri hayvan tıkırtı yapmak.

TIRKALAMAK

Kapıyı arkasından sürgülemek, dayaklamak, mandallamak.

TIRKAZLAMAK

Tırkazı sürmek.

TIRKAZLATMAK

Tırkazlama işini yaptırmak, sürgületmek.

TIRKALA

Kapı sürgüsü, dayağı, mandalı.

TIRKAZLANMA

Tırkazlanmak işi.

TIRKAZLAMA

Tırkazlamak işi.

TIRKASLAMAK

Kapıyı arkasından sürgülemek, dayaklamak, mandallamak.

TIRKELİ

Sıralı.

TIRKADAK

Çat diye : Öyle kızdırdı ki beni tırkadak çatlıyacağım.

TIRKILAMAK

Kapıyı arkasından sürgülemek, dayaklamak, mandallamak. Kapı ya da pencereyi sürgülemek. Bastırmak.

  -   -   -  

Anlamında TIRK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TIRK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ROZEHAN

İran'da İmam Hüseyin'in çektiği acıları anlatan öykücülere verilen ad. Bu sanatçı öyküleri anlatırken kalkıp oynar.

TIRKI

Kapı sürgüsü, dayağı, mandalı. Tahıl ölçeğinin dörtte biri: Bir tırkı buğday aldım. Şiniğin yarısı yani bir gaz tenekesinin dörtte biri kadar ölçek. (Senirkent Isparta).

TIRKIŞ

Suyunu çekerek lapalaşmış (yemek için). Pencere kafesi. Büyüyemeyen, zayıf (çocuk için): Komşunun kızı pek tırkış, dört yaşına girdi hala küçük. Çiçekbozuğu yüzlü kimse.

SÜRGÜ

Kapının kapanması için arkasına yatay olarak yerleştirilen demir veya ağaç kol, tırkaz, sürme. Sürülmüş tarlayı bastırmak ve düzeltmek için kullanılan, taştan veya ağaç kütüğünden tarım aracı, tapan. Sıvayı bastırıp düzeltmek için kullanılan büyük mala. Çoğu kez bölümlere ayrılmış bir çubuk üzerinde veya bir cetvelin, bir kumpasın ortasına açılmış bir oluk içinde kayabilen sivri uç veya küçük lama. Hastanın büyük ve küçük abdestini yapabilmesi için altına sürülen kap.

TIRAKA

Kuzu ya da koyun başlıklarına dikilen küçük çıngırak. Buz tutan gölün buzlarını kırmaya yarayan ağaç parçası. 1.Bakırların son perdah verilmiş durumu. 2.Bakırlara son perdahını veren araç. Eski evlerin kapısındaki sürgüler. Çalım, kibir. İriyarı (insan için). Muska biçimindeki kâğıtlara barut konulup törenlerde patlatılan bir çeşit fişek. Oda duvarlarındaki lamba konulan küçük sergen. Bakırcılıkta bakıra son perdah vermeye yarayan araç. Hayvanların boynuna takılan çan. Buz tutan gölde kayığın ilerlemesi için yol açmakta kullanılan ağaç. Lamba, çiçek ve benzerleri konulan küçük raf. Gürültü. Tırkaz, kapı ardına sürülen ağaç.

VIRKITMAK

Su boşaltırken, testi hava kabarcıkları kaçırmak.

ORKAÇ

Davar otlatırken mola verilen yer.

TIRKA

Titiz, her şeye çabuk kızan, sinirli. Sıra, dizi : Fidanları dikerken tırkalı olmasına bakınız. Harman yerinde dövülmek için yapılan sap yığınları. Kapı sürgüsü, dayağı, mandalı.

EVSMEK

Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek. Tahılın içindeki yabancı cisimleri, çöpleri elle ayıklamak, üzerinden üzerinden almak. Süt, çorba, pekmez ve benzerleri şeyleri kaynatırken kepçe ile savurarak havalandırmak. Harman aktarıldıktan sonra diğren ile saplarını yüze çıkarmak. Dövülmüş buğdayı kabuğundan ayırmak. Kuru mısır tanelerini koçanından ayırmak. Eksiltmek. Tahılın, içindeki yabancı maddeleri bir kap içinde savurmak, temizlemek. Böcek ya da sıçan tahılı yemek, eksiltmek: Buğdayı fare evsmiş. Hububatı yabancı maddelerden temizlemek için bir kap içinde silkerek savurmak.

SAVURGU

Pekmez kaynatırken karıştırmaya yarayan delikli kepçe biçiminde sukabağı.