Kelimeler arşivi içinde; başında "timi" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. timi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu timi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde timi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TİMİNCİLER
TİMİDİLAT, TİMİNNAĞI, TİMİNNEĞE
TİMİDİN, TİMİKUS, TİMİNNA, TİMİNNİ, TİMİŞKA, TİMİTİS
TİMİK, TİMİN, TİMİT
TİMİ
TİMİ
1.İç dizliği, don. 2.İç donu yapılan bir çeşit bez. Sağlam vücutlu. Sıkı dokunmuş bir çeşit kumaş.
TİMİDİN
Bir pirimidin olan timin bazının, deoksiriboz şekere bağlanması ile oluşan nükleosit. Bir pirimidin bazı olan timinin riboz şekerine bağlanmasıyla oluşan nükleosit.
TİMİNNAĞI
Altı okkalık tahıl ölçeği : Timinnağı doldu mu ?.
TİMİNNA
Buğday ölçeği : Buğdayın timinnası üç mecidiyeye çıktı.
TİMİN
1.Yirmi ya da yirmi dört kiloluk tahıl ölçeği. 2.Dört kiloluk tahıl ölçeği. 3.İki, iki buçuk kiloluk tahıl ölçeği. Yirmi dört kiloluk ölçü birimi. Deoksiribonükleik asitlerin bileşimine giren bir pirimidin bazı. DNA nın yapısında bulunan , 335 °C'de bozunan , renksiz kristal yapıda bir çekirdek bazı. 5-metilurasil. Deoksiribonükleik asitlerin bileşimine giren bir primidin bazı. DNA'nın yapısında bulunan bir pirimidin bazı. Ağaç su testisi. (Başkışla Karaman Konya).
TİMİKUS
Timik.
TİMİŞKA
Fırın tepsisi.
TİMİDİLAT
Timidin monofosfat.
TİMİTİS
Timüs yangısı.
TİMİNCİLER
Aydın ilinde, Koçarlı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
TİMİNNEĞE
Altı okkalık tahıl ölçeği.
TİMİNNİ
İstanbul kilesinin on altıda biri.
TİMİK
Timüs beziyle ilgili olan, timikus.
TİMİT
Timus iltihabı.
Bu bölümde tanımı içerisinde TİMİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AGRAFİ
Yazma yitimi.
APRAKSİ
Beceri yitimi.
ALAYLI
Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.
ALEKSİ
Okuma yitimi.
ANALJEZİ
Ağrı yitimi.
BAŞSIZLIK
Başı ya da başkanı bulunmama durumu. Siyasi ve idari kurumlardaki çözülme sonucunda devlet denetiminin kalmaması durumu, erksizlik.
AMNEZİ
Bellek yitimi.
BEYLİK
Bey olma durumu. Bir tür küçük ve ince asker battaniyesi. Hükûmet. Devletle ilgili, devlete özgü olan, devlet malı olan, mirî. Rahat yaşama. Merkeze tam bağlı olmayarak bir beyin yönetimi altındaki ülke, emîrlik, emaret, mirlik. Basmakalıp. Herkesin kullandığı, herkesin bildiği.
BEDENCİ
Beden eğitimi öğretmeni.
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.
BAKANLIK
Bakan olma durumu, vekillik, nezaret, vekâlet, nazırlık. Bakanın yönetimi altındaki kuruluşların bütünü, nezaret, vekâlet, nazırlık. Bu kuruluşların bulunduğu yer.
ABULİ
İrade yitimi.
ANESTEZİ
Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi. Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması.
BEYİN
Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.
AFONİ
Ses yitimi.
BELEDİYE
İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.
BAKICI
Bakma işiyle görevlendirilen kimse. Bir şeyi satın almayı düşünmeden yalnızca bakarak ilgilenen kimse. Falcı. Yabancı ülkede bir aile yanında kalarak eğitimini sürdüren ve aynı zamanda o evin çocuklarına bakan kimse. Genellikle çocuk, yaşlı ve hastalara bakma işiyle görevli kimse. Yeme içme, barınma ve eğitim karşılığında bakıcılık görevi yapan kimse.
ALAFRANGA
Frenklerin töre, âdet ve hayatına uygun, Frenklerle ilgili, Batılıca, alaturka karşıtı. Avrupa kültürüne özgü olan. Avrupa uygarlığını benimsemiş, Avrupa eğitimiyle yetişmiş (kimse).
AFAZİ
Söz yitimi.
ATABEY
Eski Türk devletlerinde, özellikle Selçuklularda şehzadelerin eğitimi veya bağımsız olarak bir eyaletin yönetimi ile görevli vezir. Isparta iline bağlı ilçelerden biri.