Kelimeler arşivi içinde; sonunda "teşi" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu teşi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında teşi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde teşi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TEŞİ
Yün eğirmeye yarayan tahta araç, iğ. Yün eğirmekte kullanılan bir çeşit araç. Yün eğirmeğe mahsus alet.
MÜRTEŞİ
Rüşvet yiyen kimse.
YELTEŞİ
Dayanışmayla, birbirine bakıp özenerek: Bu işler yelteşi yapılır.
SÜTEŞİ
Yoğurt mayası.
KÖTEŞİ
Ihlamur kabuğundan örülmüş araba döşemesi, araba yatağı.
PETEŞİ
Küçük kırmızı nokta biçimindeki kanamalar. Toplu iğne büyüklüğünde, kabarık olmayan mor-kırmızı kanama odağı.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEŞİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİÇMEK
Belli bir biçim vererek kesmek. Dikilecek kumaşı belli bir ölçüye ve modele uygun olarak makasla kesmek. Değer, paha, fiyat belirlemek. Tahmin etmek, kestirmek. Yaylım ateşiyle öldürmek. Ekin, ot vb.ni orakla, tırpanla, makine ile kesmek.
GÖYÜK
Yanık, yanmış. Hastalık ateşi.
ÖLÇER
Ateşi karıştıracak demir kol.
ATEŞLİ
Ateşi olan. Heyecanlı, coşkulu. Cinsel istekleri güçlü olan.
KÜLLEMEK
Genellikle ateşin üzerini külle örtmek. Bir acıyı, bir sıkıntıyı unutturmak.
KÜLLENMEK
Genellikle ateşin üzerinde kül oluşmak. Bir acı, bir sıkıntı, bir olay unutulur gibi olmak.
CEHENNEMLİK
Öldükten sonra yerinin cehennem olacağı sanılan, cehenneme layık (kimse). Hamamın ocağı, külhan. Modern ekmek fırınlarında ateşin bulunduğu en sıcak bölüm.
SÜNGÜLEMEK
Süngü batırmak. Süngü ile ateşi karıştırıp külün ızgaradan aşağı dökülmesini sağlamak.
SÜTRE
Perde, örtü. Düşman gözünden ve ateşinden korunmaya yarar doğal veya yapma siper. Evde veya açık alanda namaz kılarken öne konulan nesne.
FAYRAP
Bir istim kazanının, istim oluşturacak biçimdeki yanar durumu. Herhangi bir şeyi ya da işi hızlandırma. Kapı, pencere, giysi vb.ni açma, çıkarma. Gemilerde ateşçiye ateşi harlandırmak için verilen komut.
ATEŞÇİ
Fabrika, vapur, lokomotif vb. ateşle işleyen yerlerde ocaklara kömür atıp ateşin sürekli yanmasını sağlayan kimse.
ALEV
Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.
HARLATMAK
Ateşi kuvvetlendirmek, alevlendirmek. Coşkunluk vermek, canlandırmak.
GELBERİ
Büyük ocaklardan ateşi dışarı çekmek için kullanılan uzun saplı demir araç. Tırmık. Ağaç dallarını budamak için kullanılan eğri demir. Harman döküntülerini toplamaya yarayan araç.
ÖLÇERMEK
Sönmekte olan ateşi, lambayı canlandırmak.
SEMENDER
Semendergillerden, uzun gövdeli, dört bacaklı, kuyruklu, kertenkeleye benzeyen, birçok türü bulunan bir hayvan, salamandra (Salamandra). Ateşte yanmadığına hatta ateşi söndürdüğüne inanılan efsanevi hayvan.
SALVO
Yaylım ateşi. Yoğun bir biçimde yapılmış olan atak.
SAPARTA
Gemi bordasındaki top çıkarılan dört köşe boşluk ve açıklık. Bir batarya topun birden ateş etmesi, alabanda ateşi. Paylama.
KÜLKEDİSİ
Çok üşüyen, ateşin yanından ayrılmayan (kimse). Uyuşuk, miskin (kimse). Pasaklı, görgüsüz (kadın). Sakin, yumuşak, uyumlu.
MUFLA
Cisimleri, aleve değdirmeden ateşin etkisine uğratmak için kullanılan büyük toprak kap. Porselen fırını.