Kelimeler arşivi içinde; başında "taşlık" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. taşlık ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu taşlık ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde taşlık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TAŞLIK
Taşı bol, taşlı (yer). Kuş vb. hayvanların sindirim kanalları üzerinde bulunan kaslı, öğütücü mide, katı, konsa. Taşla döşenmiş avlu, sofa, merdiven altı vb.
TAŞLIKÜPE
Üzerinde kıymetli taş bulunan küpe. (Aksaray Niğde).
TAŞLIKKÖY
Eskişehir ilinde, Seyitgazi ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Kayseri ili, Özvatan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
TAŞLIKÖY
Erzurum ilinde, Olur ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
TAŞLIKUYU
Şanlıurfa ili, Mürşitpınar bucağına bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAŞLIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SUNDURMA
Sundurmak işi. Üstü kapalı balkon, evlerin önündeki taşlık. Yağmurdan, güneşten korunmak için yapılmış olan ve arkası bir duvara verilen çatı.
ATAŞLIK
Kibrit. Çakmak. Ateş yakmaya yarıyan yer, ocak. Sigara ve nargile yakmak için ateş konulan küçük, pirinçten araç: Ataşlık varken kibrit çakılmaz. Ateş yakmaya yarıyan bütün araçlar. Salep güğümünün altındaki ızgara. Kibrit. (Yukarıdirek, Beyköy Şarkikaraağaç, Gücüllü Yalvaç Isparta).
TUZLA
Kıyılarda, tava denilen havuzlara deniz veya göl suyu akıtıldıktan sonra kurutularak tuz çıkarılan yer, memleha. İstanbul iline bağlı ilçelerden biri. Davarlara kırda tuz verilen düz, taşlık ve kayalık yerler. Tuzlak.
KISIT
Kişinin yurttaşlık haklarını kullanma yetkisinin yargı kuruluşları tarafından kaldırılması. Bunama, mahkûm olma vb. nedenlerden dolayı kanunun, bir kimsenin malını, parasını istediği gibi kullanmasına ve harcamasına engel olması, kısıtlılık, kısıtlama, hacir.
ALAKEPİR
Yarı aç, yarı tok. Taşlık ve fundalık yer.
BOR
İşlenmemiş, taşlık, sert, ekilmemiş (toprak), borak. Atom numarası 5, atom ağırlığı 10,8, yoğunluğu 2,45 olan, tabiatta bor asidi veya boratlar durumunda bulunan basit element (simgesi B). Niğde iline bağlı ilçelerden biri.
BURTLAK
Taşlık, çalılık yer.
KONSA
Taşlık.
KEREMPE
Denize doğru uzanan taşlık burun. Dağın en yüksek yeri.
ÇAL
Taşlık yer, çıplak tepe. Denizli iline bağlı ilçelerden biri.
PALANDÖKEN
Taşlık yokuş. Erzurum iline bağlı ilçelerden biri.
VATANDAŞLIK
Yurttaşlık.
ENGEREK
Engerekgillerden, başı üç köşeli, rengi siyah veya siyaha yakın, taşlık ve güneşli yerlerde yaşayan zehirli bir yılan (Vipera aspis).
ŞİMŞİR
Şimşirgillerden, yaprakları her mevsimde yeşil kalan, taşlık, çorak bölgelerde kendiliğinden yetişen veya bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, odunu sarımsı renkli ve çok sert olan bir ağaççık (Buxus sempervirens). Bu keresteden yapılan. Bu ağaççığın sert, düzgün sarı renkte kerestesi.
AVU
Zehir, ağı. Ormanların taşlık yerlerinde yetişen zehirli bir bitki. İlkbaharda bazı ot ve meşe yaprakları arasında bulunan zehirli bir kurt. Meşe ve defne ye benziyen ve odunu yakılan bir ağaç. Ağı. Ağı, zehir.
OYNAŞMAK
Birbiriyle oynamak. Karşılıklı sevişmek, sevgi gösterisinde bulunmak, cilveleşmek, âşıktaşlık etmek, korte etmek.
KORTE
Âşıktaşlık, flört.
MUAŞAKA
Âşıktaşlık.
OMUZDAŞLIK
Omuzdaş olma durumu, ayaktaşlık, tesanüt, hempalık.
KATI
Sert, yumuşak karşıtı. Taşlık. Sıvıların ve gazların tersine, içinde bulunduğu kabın veya üstünde bulunduğu yerin biçimini almayan, sulp. Hoşgörüsüz, acımasız, merhametsiz, zalim. Düşünce ve davranışlarında belli ilkelere sıkı sıkıya bağlı olan. Çok, aşırı derecede.