Kelimeler arşivi içinde; başında "tara" olan, toplam 104 adet kelime bulunmaktadır. tara ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tara ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tara olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TARAFSIZLAŞTIRMAK
TARAFSIZLAŞTIRMA
TARAKLIMAKAS, TARANABİLMEK, TARATABİLMEK, TARAYABİLMEK
TARAFGİRLİK, TARAFSIZLIK, TARAFTARLIK, TARAKDİKENİ, TARANABİLME, TARAŞTIRMAK, TARATABİLME, TARATTIRMAK, TARAYABİLME, TARAYICILIK, TARAZLANMAK
TARAFINDAN, TARAFLILIK, TARAFSIZCA, TARAKÇILAR, TARAKÇILIK, TARAKLAMAK, TARAKLILAR, TARAKSAKUM, TARAKTONOZ, TARANAAĞIZ, TARASLAMAK, TARAŞLAMAK, TARATTIRMA, TARAZLAMAK, TARAZLANMA
TARABULUŞ, TARAKDİŞİ, TARAKLAMA, TARANAĞIZ, TARANIMAK, TARANKEDİ, TARANTULA, TARAŞAĞIZ, TARAŞLAMA, TARAVETLİ, TARAZIMAK, TARAZLAMA
TARAFDAR, TARAFEYN, TARAFGİR, TARAFSIZ, TARAFTAR, TARAKÇIL, TARAKÇIN, TARAKÇIR, TARAKDİŞ, TARAKLIK, TARAKOTU, TARAKSIZ, TARAKTAN, TARAKTÖR, TARALMAK, TARANMAK, TARASSUT, TARAŞMAK, TARAŞMAN, TARATMAK, TARAYICI, TARAZSIZ
TARABUL, TARAFLI, TARAFLİ, TARAFLU, TARAKCI, TARAKÇI, TARAKLI, TARAKSI, TARAMAK, TARANCI, TARANGA, TARANIŞ, TARANMA, TARANTI, TARAŞÇI, TARATIŞ, TARATMA, TARATOR, TARAVET, TARAYIŞ, TARAZLI
TARABA, TARABI, TARAÇA, TARAKA, TARALI, TARAMA, TARANA, TARATO
TARAF, TARAK, TARAL, TARAN, TARAS, TARAŞ, TARAV, TARAZ
TARA
TARA
1.Bağ budamaya ya da ağaç kesmeye yarayan, eğri bir çeşit bıçak. 2.Ağaç kökü çıkarmaya yarayan bir araç. Süpürge sapı. Odun keskisi, satır.
TARAFSIZLAŞTIRMA
Tarafsızlaştırmak işi, nötralizasyon.
TARAYABİLMEK
Tarama imkânı veya olasılığı bulunmak.
TARAFSIZLIK
Yansızlık.
TARATTIRMAK
Taratma işini yaptırmak.
TARANABİLMEK
Taranma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TARATABİLMEK
Taratma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TARAYABİLME
Tarayabilmek işi.
TARAKLIMAKAS
Dişli berber makası. (Bursa; Aksaray Niğde).
TARAFSIZLAŞTIRMAK
Tarafsız duruma getirmek.
TARANABİLME
Taranabilmek işi.
TARAKDİKENİ
Ağrı ve sızıları gidermeye yarayan bir çeşit dikenli bitki. Saç taramaya yarayan bir çeşit diken.
TARATABİLME
Taratabilmek işi.
TARAFGİRLİK
Tarafgir oalma durumu.
TARAŞTIRMAK
Araştırmak.
TARAFTARLIK
Yandaşlık.
Bu bölümde tanımı içerisinde TARA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANLAŞIK
Aralarında anlaşma bulunan taraflardan, kimselerden biri.
AMMA
Ama. Yanına getirildiği kelimenin anlamına aşırılık katarak şaşma veya hayranlık anlatan bir söz.
AKBALIK
Sazangillerden, eti kılçıklı, yumurtası ile tarama yapılmış olan bir balık (Leuciscus). Akya balığı.
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
AKBASMA
Katarakt.
AMBULANS
Cankurtaran.
ALKARNA
İstiridye, midye, tarak vb. kabuklu hayvanları avlamak için deniz dibini taramakta kullanılan, ağız kısmı demirden bir ağ.
ANLAŞMAZLIK
İki veya daha çok tarafın düşünce ve amaçları arasında ayrılık, uyuşmazlık, ihtilaf, ikilik, maraza, sürtüşme.
ALGARİNA
Ağır bir şeyi denizden çıkarma veya denize indirme işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi. Bazı gemilerin baş veya kıç tarafından eğik olarak uzatılmış bulunan makaralı, kısa ve kalın dikme.
ADAY
Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse. Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
AĞCI
Ağ ile balık tutarak geçinen kimse.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
APIŞ
Butların iç tarafı.
ALFABE
Bir dilin seslerini gösteren, belirli bir sıraya göre dizilmiş belli sayıda harfin bütünü, abece, yazı. Bir işin başlangıcı. Bir dilin harflerini tanıtarak okuma öğrenmeyi sağlayan kitap.
ANGIÇ
Harman zamanı fazla sap yüklemek için öküz ve at arabalarının iki tarafına takılan parmaklık, kanat.
AFOROZ
Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.
AKSU
Katarakt. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Isparta iline bağlı ilçelerden biri.