Kelimeler arşivi içinde; başında "tanan" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. tanan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tanan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tanan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TANAN
TANAN
Önce.
Bu bölümde tanımı içerisinde TANAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MENŞUR
Yayılmış, dağıtılmış, neşredilmiş. Prizma. Padişah tarafından verilen vezirlik ve benzerleri bir unvanı gösteren bir ferman türü. Tanınmış, ünlü. İsim yapmış, tanınmış. Meşhur. Arapça kökenli meşhur: Tanınmış, ünlü. Genellikle serdarlık, Kırım hanlığı, vezirlik, kazaskerlik, Eflak ve Buğdan voyvodalığı ve valilik gibi yüksek orunlara atananlar için çıkarılan padişah buyruğu. Dağıtılmış, yayılmış, neşrolunmuş. Eskiden padişahların verdiği vezirlik.
ALABİLİRLİK
Bir yapının boyutları gözönünde tutularak saptanan ve barındırabileceği en çok insan sayısı.
BERAT
Bir buluştan, bir haktan yararlanmak için devletçe verilen belge, patent. Osmanlı Devleti'nde bir göreve atanan, aylık bağlanan, san, nişan veya ayrıcalık verilen kimseler için çıkarılan padişah buyruğu.
ATASOY
İlkel toplumlarda, boyları oluşturan bireylerin kendisinden türediklerine inandıkları insan, hayvan, bitki, nesne ya da doğa olayı kimliğinde olan ortak ata. (Kimi ilkellerde, boylarda saptanan bu tür atanın dışında kişisel, ailesel, cinsel ya da yerel ata akrabalar da görülmüştür.) bk. atasoyculuk. karşılığı tapıncak, büyü, cancılık. Ataları gibi soylu olan kimse.
ÖLÇEKDEĞERİ
Bir ölçeği oluşturan sınarlar için çeşitli yöntemlerle saptanan ve bu sınarlardan oluşmuş ölçekler uygulandığında bireylerin tutum ya da görüşlerini sayılarla gösteren değer.
ARAYÖNLER
Dört anayönün aralarında kalan, önce 45, sonra da 22.30 derecelik açılarla, bölünerek saptanan ikincil yönler.
SÜRE
Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet. Gelin giysisi yapılan bir çeşit kumaş : Sürenin arşınını iki kaymeye aldım. 1.Yüreklilik, yiğitlik. 2.Dayanıklılık : Şu adamın süresi yok. Arapça kökenli sûre: sure. Bir sesin çıkarılmasına verilen zaman. müddet. Tecimsel belgitlerin sayışımlarındaki paraların ödenmeleri için saptanan gün. Bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen süre.
SAPTANI
Bir işlem ya da tasarımı gerçekleştirmek üzere saptanan ya da ayrılan iş ya da birim payı.
EKÇE
Bir güvence ödeğinde değişiklik yapılması gerekir ve bu istek koşulların tümünü kapsamazsa bu ödeğe saptanan değişiklikleri sınırlamak üzere yapılan ek yazılım.
GENGÜDUM
Bir araştırmayı son amacına ulaştırmak üzere saptanan ve her aşamada izlenecek yolu gösteren uzun erekli tasarım.
YOKETME
Bir kimyasal tepkimede iki tepken arasında ya da bir molekülün ayrı kesimlerinde görece yalın bir molekülün ortamdan giderilmesi. Durağan bir varlığın önceden saptanan yaşam süresinden daha önce verimli olma gücünü yitirmesi nedeniyle o ana kadar uygulanılmamış olan aşınma paylarının yitirceye atılarak yok edilmesi.
ŞERMENDE
Utangaç, çok utanan, mahcup.
YAZILCAN
Gidilmesi önceden saptanan, tasarlanan yer.
TASINLI
Metinlerde bulunmadığı halde, eldeki çeşitli şekilleri karşılaştırılarak asıl diye tasarlanıp saptanan (kök, kelime ...) (TASINLAMA, Reconstruction).