Kelimeler arşivi içinde; sonunda "talaş" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu talaş ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında talaş olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde talaş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TALAŞ
Testere ile biçilen veya rende, matkap, törpü ve benzerleri araçlarla işlenen bir şeyden dökülen kırıntılar. 1.Mısır koçanlarının dış kabukları. 2.Durgun suların üstünde toplanan yosunlu katman. 3.Kamış. Şişman kişi : Talaş adam kendini çekemiyor. Üzüntü, kuruntu. Kabağın çekirdekli iç bölümü. Telaş, endişe. Gösteri alanını gösteri sırasında çabucak temizlemekte kullanılan talaş.
TARKITALAŞ
Delik deşik, paramparça.
KARTALAŞ
Kart, yaşlı.
KÖFTALAŞ
Nohut, et ve soğanla yapılan sulu köfte.
Bu bölümde tanımı içerisinde TALAŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CİLLİK
Ağustos böceği. Tarla kuşu. Yırtık, eski. Hasır otunun bol bulunduğu yer. Oyunu bırakıp çıkan. Talaş kebabı. Dişilik organı.
ÇARMIK
Yelkenli kayık direklerinin çevresinde bulunan ip veya teller. Küçük çatı çivisi. Yıkılmaması için direklere, ağaçlara vurulan ikinci ağaç, destek. Mal, mülk. Düzen. Gösterişli olan şeyler (hk.). Ağaç talaşı. Çoban yamağı. Yetenek. Dar yol. Yapılarda direkle yatay ağaçlar arasına çakılan payanda. (Mudurnu Bolu).
TALAŞLANMA
Talaşlanmak işi.
GAVZANTI
Buğday ya da arpa elendikten sonra kalburun üstünde kalan kabuklar. Ağaç talaşı.
GAVCAR
Ardıç ağacının kabuğu. Dülger rendesinden çıkan talaş. Çok hafif ve lifli olan sapından şişe tıpası yapılan bir çeşit bitki. Belde taşınan bıçak. Ekinlerin dibindeki kuru yaprak. içine yalamuk konulan çam kabuğundan yapılmış torba.
PROFESYONEL
Bir işi kazanç sağlamak amacıyla yapan (kimse), amatör karşıtı. Ustalaşmış, uzmanlaşmış.
EYİŞ
Ateş küreği. Hamur teknesini kazımaya yarayan demir araç. Pekmez pişirilirken karıştırmakta kullanılan uzun saplı kürek. Üvendirenin ucuna takılan, çamurları silmeye yarayan yassı de-mir. Bıçkı, hızar talaşı. Pişmekte olan ekmeği çevirmeye yarayan demir araç.
GEVİK
Ucu çengelli ağaç. Geveze. Dişsiz ya da yamuk, çarpık (ağız için): Gevik Ali. Kuruntulu: Bu kız amma gevik ha. Sözünde durmayan. Burgunun ucundan dökülen talaş. Hayvanlarda koyu kırmızı ile siyah karışığı renk: Gevik keçi. Rüşvet: Gevik yedirmeden bu işi gördüremeyeceğim. Ekinin sap ve kabuğu, boş başak. Savrulan harmandan arta kalan ezilmemiş, iyi dövülmemiş başak. Ağaç köklerinin kurumuş parçaları. Yavrusu ölen ineğin sütünü sağdırması için emzirilen başka bir buzağı. Ağızda çiğnenen şey, lokma. Gelişmemiş başak.
GEVİNTİ
Burgunun ucundan dökülen talaş. Ekinin sap ve kabuğu, boş başak. Talaş, tahta tozu.
SUNTA
Doğramacılıkta kereste olarak kullanılan, sıkıştırılmış talaş ve yongadan yapılmış olan tahta.
DİŞBOŞLUĞU
Testerede iki diş arasında kalan, içine talaş dolan açıklık.
DİŞUCU
Testerede ağaçtan talaş koparan sivri uç.
TALAŞLAMA
Talaşlamak işi.
CILLIK
Sözünün eri olmayan. Çok çabuk darılan. Bir senelik veya daha horoz. Mıncıklama, bozma. Talaş. Kara batak büyüklüğünde yaşayan bir cins kuş. Mayasız hamur ekmeği. Korku. Kümes hayvanlarının yavrusu, civciv. Bozuk, çürük, kokmuş. Kabarcık.
TALAŞLANMAK
Talaş dökülmek.
TAHTALAŞMA
Tahtalaşmak işi.
USTALAŞMA
Ustalaşmak durumu.
TALAŞLAMAK
Talaş dökmek.
SOFTALAŞMA
Softalaşmak işi.
HILIK
Eski kilim ya da halı. Hasır otu, talaş ve benzerleri şeylerin döküntüleri : Çuvala hılık doldurup eve getirdim. Halka. Testi.