Kelimeler arşivi içinde; sonunda "taksi" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. Sonu taksi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında taksi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde taksi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ELEKTROTAKSİ
PSÖDOATAKSİ
ŞİMİOTAKSİ, TROFOTAKSİ, TERMOTAKSİ, KAETOTAKSİ, HİGROTAKSİ
FİLOTAKSİ, KEMOTAKSİ, MENOTAKSİ, OKSİTAKSİ, OZMOTAKSİ, AEROTAKSİ, SİTOTAKSİ, FOTOTAKSİ, ZİGOTAKSİ
GEOTAKSİ
ATAKSİ
TAKSİ
TAKSİ
Belirli bir ücret karşılığı yolcu taşıyan, taksimetresi olan otomobil. Göçüm.
KAETOTAKSİ
Böceklerlerdeki kılların düzen ve sayılarının taksonomik olarak çalışılması. Özellikle Diptera dizisinde önemlidir.
OKSİTAKSİ
Oksijenle uyarmaya cevap olan hareket.
PSÖDOATAKSİ
Ataksi benzeri genel eş güdümsüzlük.
FOTOTAKSİ
Işığa göçüm.
HİGROTAKSİ
Neme karşı cevap olarak yapılan hareket.
ŞİMİOTAKSİ
Kimya göçümü.
OZMOTAKSİ
Ozmotik basınçtaki değişmeye cevap. Ozmotik basınca yönelme veya hareket etme.
FİLOTAKSİ
Gövde ekseni üzerinde yaprakların diziliş şekli. Gövde ekseni üzerinde yaprakların diziliş biçimi.
TERMOTAKSİ
Isı ile uyarılmaya cevap olarak hareket.
KEMOTAKSİ
Hücrelerin ya da serbest hareketli organizmaların kimyasal bir uyancıya karşı olumlu ya da olumsuz tepkimeleri. Pozitif kemotaksi, negatif kemotaksi gibi. Hücrelerin veya serbest hareketli organizmaların kimyasal bir uyarıcıya karşı olumlu veya olumsuz tepkileri.
ELEKTROTAKSİ
Bir elektriksel alanda hücre ya da organizmanın hareketinin düzenlenmesi.
AEROTAKSİ
Oksijene veya oksijenden uzağa doğru organizmanın hareketi. Oksijene doğru organizmanın hareketi.
SİTOTAKSİ
Hücrenin bir uyartıya doğru ya da uyartıdan uzağa doğru hareketi.
TROFOTAKSİ
Besin maddesiyle uyarılmaya verilen cevap.
MENOTAKSİ
Bir uyartıya özellikle ışığa karşı vücut ekseninin verilen yönde tutulmasını sağlayan, yer değiştirmenin gerekmediği zorunlu hareket.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAKSİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÖÇÜM
Bazı kimyasal maddelerin veya ışık, ısı, elektrik vb. güçlerin etkisiyle protoplazmanın yanaşma veya uzaklaşma biçiminde olan yer değiştirmesi, taksi.
DİYAFON
İş yerlerinde, apartmanlarda, taksi duraklarında kısa süreli karşılıklı konuşmayı sağlayan araç.
KARAR
Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı. Değişmez olma. Değişmeyen, düzenli durum, düzenlilik, yöntemlilik. Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş. Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı, hüküm. Bu yargıyı bildiren belge. Tam ölçüsünde, ne az ne çok.
BÖLÜŞMEK
İki veya daha çok kimse aralarında herhangi bir şeyi paylaşmak, üleşmek, payını almak, taksim etmek.
TAKSİCİLİK
Taksicinin işi.
İNKISAM
Bölünme, taksim edilme. Parçalanma.
SÖNÜM
Bir salınım hareketinin genliğinin türlü dirençlerin etkisiyle küçülmesi, itfa. Bir borcun her yıl ödenen taksitlerle belli bir zaman sonunda ödenmiş olması, itfa.
TAKSİCİ
Taksi çalıştıran kimse.
KISALTMA
Kısaltmak işi, taksir. Kısaltılmış ad ya da söz.
TAKSİM
Parçalara bölme, bölüştürme. Bölme. Klasik Türk müziğinde faslın başında ve ortasında çalgıcının doğaçlama yöntemiyle yaptığı müzik. İstanbul'un önemli yerlerinden biri, taksim meydanı İstanbul'un ve Türkiye'nin en meşhur meydanlarından biridir.
DURAKSIZ
Otobüs mola vermeden, duraklarda durmadan (gitmek). Hareketli, oynak. Herhangi bir durağa bağlı olarak çalışmayan (taksi).
DURAK
Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Cümle sonundaki nokta. Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi. Bir ölçü uzunluğunda susma.
TAKSİMETRE
Taksilerde ödenecek ücreti gösteren sayaç.
PEŞREV
Klasik Türk müziğinde faslın giriş taksiminden sonra, şarkıdan önce çalınan parça. Halk hikâyelerinde, türkülerin okunup çalınışı sırasında türkü aralarına katılan mâni türünden küçük türküler. Güreşe tutuşmadan önce pehlivanların ellerini birbirine ve uyluklarına vurarak ve hafifçe sıçrayarak yaptıkları gösteri.
KISALTIM
Kısaltma işi, taksir. Güzel sanatlarda perspektif sebebiyle bazı boyutları küçük görülen nesneleri, bu görünüşe uygun bir biçimde çizme yöntemi.
BÖLME
Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim. Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi. Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde. Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk. Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler. Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer. Dört işlemden biri, taksim.
SANDIK
İçine çeşitli şeyler konulan, tahtadan yapılmış, kapaklı ev eşyası. Kamu kesiminde çalışan personelin kendi durumunda düşük faiz ve taksitler hâlinde geri ödemek üzere borç para aldığı birim. Meyve, sebze koymaya yarayan, tahta veya plastikten yapılmış, dört köşe kap. Mahalle tulumbacılarının omuzda taşıdıkları sandık biçimi tulumba. Bir kurumda para alınıp verilen yer. Kamu kesiminde çalışan personelin sosyal güvenlik işlerini yürüten kuruluş. Yapılarda kum, çakıl vb. şeyleri ölçmek için kullanılan, üstü ve altı açık, dört köşeli tahtadan ölçü aleti. Seçimlerde oy pusulalarının atıldığı kutu.
BÖLMEK
Bir bütünü iki veya daha çok parçaya ayırmak, taksim etmek. Birliğin bozulmasına yol açmak, parçalamak. Bir niceliği iki veya daha çok eşit parçaya ayırmak.
KAMPANYA
Politika, ekonomi, kültür vb. alanlarda belirli bir süredeki etkinlik dönemi. Tüketiciyi özendirmek için belli sürelerde düzenlenen indirimli veya taksitli satış.
SÖNÜMLEMEK
Bir salınım hareketinin genliğini küçültmek, azaltmak, itfa etmek. Bir borcu, her yıl ödenen taksitlerle belli zaman sonra ödemek, itfa etmek.