Kelimeler arşivi içinde; başında "taksi" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. taksi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu taksi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde taksi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TAKSİTLENDİRİLMEK
TAKSİTLENDİRİLME
TAKSİTLENDİRMEK
TAKSİTLENDİRME
TAKSİFİLLİN
TAKSİCİLİK, TAKSİMETRE
TAKSİRAT, TAKSİTLE, TAKSİRLİ, TAKSİMAT
TAKSİCİ
TAKSİS, TAKSİT, TAKSİR, TAKSİN, TAKSİM
TAKSİ
TAKSİ
Belirli bir ücret karşılığı yolcu taşıyan, taksimetresi olan otomobil. Göçüm.
TAKSİCİLİK
Taksicinin işi.
TAKSİR
Kısaltma, kısma. Dikkatsizlik, tedbirsizlik, meslekte acemilik veya düzene, buyruklara ve talimata uymazlıktan doğan kusurlu olma durumu. Kusurda bulunma.
TAKSİMETRE
Taksilerde ödenecek ücreti gösteren sayaç.
TAKSİTLE
Taksitli bir biçimde.
TAKSİMAT
Bölüntüler. Bölme, bölüştürme işleri.
TAKSİCİ
Taksi çalıştıran kimse.
TAKSİRAT
Kusurlar, suçlar.
TAKSİTLENDİRMEK
Taksitlere bağlamak.
TAKSİT
Bir borcun belli zamanlarda ödenmesi gerekli olan parçalarından her biri.
TAKSİFİLLİN
Siyanojenik yapısında bir glikozit.
TAKSİTLENDİRİLMEK
Taksitli duruma getirilmek.
TAKSİTLENDİRME
Taksitlendirmek işi.
TAKSİTLENDİRİLME
Taksitlendirilmek işi.
TAKSİS
Bir hücrenin özellikle mikroorganizmaların dış uyarı ile yer değiştirme hareketi. Canlı organizmanın herhangi bir dış uyarıya gösterdiği yaklaşma veya uzaklaşma hareketi.
TAKSİRLİ
Kusurlu.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAKSİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SÖNÜMLEMEK
Bir salınım hareketinin genliğini küçültmek, azaltmak, itfa etmek. Bir borcu, her yıl ödenen taksitlerle belli zaman sonra ödemek, itfa etmek.
AYRİLMAK
Terk etmek. 2.Vvedalaşmak, ayrılmak. Taksim olmak, çatallaşmak.
AYIRDIM
Suyun taksim yeri. Yol kavşağı, iki yolun ayrıldığı yer. Yol ya da su yollarının birleştiği yer, ayrım.
BÖLÜŞMEK
İki veya daha çok kimse aralarında herhangi bir şeyi paylaşmak, üleşmek, payını almak, taksim etmek.
KAMPANYA
Politika, ekonomi, kültür vb. alanlarda belirli bir süredeki etkinlik dönemi. Tüketiciyi özendirmek için belli sürelerde düzenlenen indirimli veya taksitli satış.
DURAK
Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Cümle sonundaki nokta. Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi. Bir ölçü uzunluğunda susma.
DURAKSIZ
Otobüs mola vermeden, duraklarda durmadan (gitmek). Hareketli, oynak. Herhangi bir durağa bağlı olarak çalışmayan (taksi).
TAKSİM
Parçalara bölme, bölüştürme. Bölme. Klasik Türk müziğinde faslın başında ve ortasında çalgıcının doğaçlama yöntemiyle yaptığı müzik. İstanbul'un önemli yerlerinden biri, taksim meydanı İstanbul'un ve Türkiye'nin en meşhur meydanlarından biridir.
BÖLMEK
Bir bütünü iki veya daha çok parçaya ayırmak, taksim etmek. Birliğin bozulmasına yol açmak, parçalamak. Bir niceliği iki veya daha çok eşit parçaya ayırmak.
İNKISAM
Bölünme, taksim edilme. Parçalanma.
GÖÇÜM
Bazı kimyasal maddelerin veya ışık, ısı, elektrik vb. güçlerin etkisiyle protoplazmanın yanaşma veya uzaklaşma biçiminde olan yer değiştirmesi, taksi.
KISALTIM
Kısaltma işi, taksir. Güzel sanatlarda perspektif sebebiyle bazı boyutları küçük görülen nesneleri, bu görünüşe uygun bir biçimde çizme yöntemi.
KISALTMA
Kısaltmak işi, taksir. Kısaltılmış ad ya da söz.
ATAKSİ
Vücut faaliyetlerinde düzensizlik veya hareketlerde karışıklık. Hareketlerde eş güdümün bozulması, sendeleme, sarsılma. Kuzularda bakır eksikliği, genç sığırlarda A vitamini eksikliği, koyunlarda louping-ill, koyun ve keçilerde skrapi ve lökozis sonucu ortaya çıkan motorik sinir merkezleri arasındaki eş güdümün bozulması durumu. Vücut kaslarını uyaran sinirler arasındaki uyumlu çalışmanın bozulmasına bağlı olarak hayvanın düzensiz hareketler yapması. Statik ataksi ve lokomotorik ataksi olarak ikiye ayrılır. Yerleşmesine göre; spinal, serebellar ve serebral ataksi çeşitleri vardır.
PEŞREV
Klasik Türk müziğinde faslın giriş taksiminden sonra, şarkıdan önce çalınan parça. Halk hikâyelerinde, türkülerin okunup çalınışı sırasında türkü aralarına katılan mâni türünden küçük türküler. Güreşe tutuşmadan önce pehlivanların ellerini birbirine ve uyluklarına vurarak ve hafifçe sıçrayarak yaptıkları gösteri.
KARAR
Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı. Değişmez olma. Değişmeyen, düzenli durum, düzenlilik, yöntemlilik. Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş. Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı, hüküm. Bu yargıyı bildiren belge. Tam ölçüsünde, ne az ne çok.
SANDIK
İçine çeşitli şeyler konulan, tahtadan yapılmış, kapaklı ev eşyası. Kamu kesiminde çalışan personelin kendi durumunda düşük faiz ve taksitler hâlinde geri ödemek üzere borç para aldığı birim. Meyve, sebze koymaya yarayan, tahta veya plastikten yapılmış, dört köşe kap. Mahalle tulumbacılarının omuzda taşıdıkları sandık biçimi tulumba. Bir kurumda para alınıp verilen yer. Kamu kesiminde çalışan personelin sosyal güvenlik işlerini yürüten kuruluş. Yapılarda kum, çakıl vb. şeyleri ölçmek için kullanılan, üstü ve altı açık, dört köşeli tahtadan ölçü aleti. Seçimlerde oy pusulalarının atıldığı kutu.
BÖLME
Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim. Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi. Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde. Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk. Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler. Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer. Dört işlemden biri, taksim.
SÖNÜM
Bir salınım hareketinin genliğinin türlü dirençlerin etkisiyle küçülmesi, itfa. Bir borcun her yıl ödenen taksitlerle belli bir zaman sonunda ödenmiş olması, itfa.
DİYAFON
İş yerlerinde, apartmanlarda, taksi duraklarında kısa süreli karşılıklı konuşmayı sağlayan araç.