Kelimeler arşivi içinde; başında "sırtı" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. sırtı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sırtı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sırtı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SIRTINKILIÇ
SIRTIYARMA
SIRTIKARA, SIRTISIRA
SIRTIK
SIRTI
SIRTI
Sentetik malzemelerden yapılan, uç, karın ve kuyruk kısmında olmak üzere 2-3 adet üçlü olta iğnesi taşıyan, genellikle yem balığı biçimli yüzer oltalar.
SIRTIYARMA
Sığırlarda görülen bir hastalık, şarbon hastalığı.
SIRTISIRA
Arkasından, izinden.
SIRTIKARA
Bir tür lüfer.
SIRTINKILIÇ
Bukalemun.
SIRTIK
Yüzsüz, utanmaz (çocuk için).
Bu bölümde tanımı içerisinde SIRTI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEVE
Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında bir veya iki hörgücü olan, yük taşımakta kullanılan hayvan (Camelus).
ENFİYE
Kurutulmuş tütünden yapılmış olan ve burna çekilen keyif verici, aksırtıcı toz, burun otu.
BELLEME
Bellemek işi. At vb. hayvanların sırtına, eyerin altına konulan keçe, meşin veya kalın kumaş parçası, yapık, yuna.
ARKA
Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi. Otururken sırtın dayandığı yer. Geri kalan bölüm. Geçmiş, geride kalmış zaman. Kayıran, destekleyen. İnsanın vücudu, bedeni. Art, peş. Arkada olan, arkada bulunan.
GÜREŞMEK
İki kişi türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışmak. Mücadele etmek.
DOĞAN
Kartalgillerden, sırtı kül rengi ve enine çizgili, küçük kuş, fare vb. ile beslenen ve alıştırılarak kuş avında kullanılan yırtıcı bir kuş (Falco peregrinus).
ARKALIK
Sırt dayamaya yarayan yer. Ev içinde giyilen kolsuz, kalınca bir kısa hırka türü. Sırtında yük taşıyan hamalların, yük taşırken kullandıkları arka yastığı, semer, hamal semeri, arkalıç.
ÇİVİYUKARI
Yağlı güreşte hasmı ayaklarından yakalayıp tepesi üstü diktikten sonra sırtını yere getirerek yenme biçimi.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
EYER
Binek hayvanlarının sırtına konulan, oturmaya yarayan nesne.
FİLETO
Kasaplık hayvanların sırtında, dikensi çıkıntı boyunca iki yandaki et.
BEŞİKÖRTÜSÜ
İki yana akıntısı olan çatı, eşeksırtı.
BEL
İşaret. İnsan bedeninde göğüsle karın, sırtla kalçalar arasında daralmış bölüm. Bardak, şişe, vazo vb.nin ortasındaki dar bölüm. Hayvanlarda omuz başı ile sağrı arası. Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek veya çatal biçiminde bir tarım aracı. Dağ sırtlarında geçit veren çukur yer. Bu bölümün, sırtın altına rastlayan bölgesi. Ses şiddetiyle ilgili birim. Geminin orta bölümü. Meni.
EYERLİ
Eyer vurulmuş, sırtına eyer konulmuş (hayvan).
ASALAK
Bir canlıda sürekli veya geçici yaşayarak ona zarar veren başka canlı, parazit. Başkalarının sırtından geçinen (kimse), abacı, ekti, otlakçı, parazit, tufeyli.
EYERSİZ
Eyer vurulmamış, sırtına eyer konulmamış (hayvan).
ASKINTI
Başkalarının sırtından geçinen (kimse). Karşı cinsi rahatsız eden (kimse).
GÜREŞ
Belli kurallar içinde, güç kullanarak iki kişinin türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışması.
BRAKET
Dikişten çıkan kitapların sırtına makine ile bez geçirme.
ARDILMAK
Birisinin sırtına asılmak. Sataşmak, çatmak. Musallat olmak, asılmak, takılmak.