Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sıka" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sıka ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sıka olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sıka olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SIKA
Cimri.
Bu bölümde tanımı içerisinde SIKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AVKMA
Çökelek, taze soğan ve zeytinyağı ile yapılan bir çeşit salata. Keçeyi avuçla sıkarak olgunlaştırma. (Yalvaç Isparta).
BOAGİLLER
Avlarını yutmadan önce uzun gövdeleriyle sarıp sıkarak boğan ve ezen sarılgan yılanları kapsayan zehirsiz yılanlar familyası.
VIRVIRCI
Can sıkacak kadar çok konuşan kimse.
DAVRA
Saban kılıcını sıkan çivi.
ELLEŞMEK
Elle dokunmak. El sıkarak selamlaşmak. Birine dokunacak söz söylemek. Elle itişerek şakalaşmak. Alışverişte, alanla satan birbirlerinin ellerini tutup sıkarak uzlaşmak. Birbirinin elini sıkarak güç denemesi yapmak. Ağır bir yükü kaldırmak için birkaç kişi birden tutmak. Yardımlaşmak.
BENCİK
Kendini beğenmiş, kendini öven, gururlu, kibirli, şımarık. Şımarık, fazla yüz bulmuş (çocuk hakkında). Hareketleriyle etrafı sıkan kimse. Bencil. Muğla şehrinde, Yatağan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
SAĞMAK
Memeyi parmaklar arasında sıkarak sütünü akıtmak. Yumak durumundaki bir şeyi çözüp açmak. Kovandaki balı peteklerden almak. Aldatarak parasını çekmek.
ANAKONDA
Boğagillerden, tropikal Güney Amerika'da yaşayan, 8-10 metre uzunluğunda, avını sararak ve sıkarak öldüren bir tür yılan (Eunectes murinus).
PRES
İşletme, onarma, düzletme vb. işlemlerin uygulanması için bir nesneyi, iki ağırlık arasında mekanik olarak sıkıştırmaya yarayan alet, mengene, cendere. Baskı. Üzüm, elma, zeytin vb. meyve ve sebzeleri sıkarak suyunu, yağını çıkarmakta kullanılan alet veya araç.
GICIK
Boğazda duyulup aksırtan, öksürten yakıcı kaşıntı. Sözleriyle, davranışlarıyla karşısındakini kızdıran, sinirlendiren, sıkan (kimse). Beyaz renkli, dağlıç koyununa benzer vücut yapısında, kuyruğu son omurlara kadar yağ kitlesi ile kaplı ve bu sebeple alt kısmı yuvarlakça görünen, kaba, karışık yapağılı bir tür koyun.
YUMMAK
Kısarak kapamak, sıkarak kapalı duruma getirmek.
SIKICI
İç sıkan, can sıkan, tedirgin eden.
TATSIZLIK
Tatsız olma durumu. Hoşa gitmeyen, can sıkan davranış veya durum.
TATSIZ
Tadı iyi olmayan, lezzetsiz. Hoşa gitmeyen bir biçimde. Hoşa gitmeyen, can sıkan. Sohbeti hoş olmayan veya geçimsizlik çıkaran (kimse). Tadı olmayan, sası. Basit, sıradan.
KASKI
Fren. Bir şeyi sıkan çember. Pantolon askısı. Öküz yularında burunluk ile tepeliği bağlayan kayış.
BELALI
Yoran, üzen, can sıkan. Kavgacı, şirret. Yolsuz kadının zorba dostu.
ZIRILTI
Zırıldama sırasında çıkan sesin adı. Can sıkan veya hoşa gitmeyen ses çıkaran nesne. Anlaşmazlık sebebiyle çıkan kavga, geçimsizlik. Zımbırtı.
KASTANYOLA
Bir çarkın dişlerine takılıp geriye doğru dönmesini önleyen dil. Akan gemi zincirini sıkarak durdurmak için kullanılan, güverte locasının altına konmuş, hareketli demir kol.
MARAZ
Hastalık. Huysuzluğu ve titizliği ile can sıkan. Dayanılması güç durum.
ACIKLANDIRMAK
Üzecek, can sıkacak şeyler söylemek, yapmak. Kızdırmak, öfkelendirmek, sinirlendirmek.